Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/15324
Karar No: 2017/2391
Karar Tarihi: 23.03.2017

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/15324 Esas 2017/2391 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacı, sözleşmenin Rekabet Kurulu kararı uyarınca öngörülen süreden önce sonlandırıldığını iddia ederek davalı şirkete ödenen inkişaf bedelinin geçersiz kalan bakiye süreye kıstelyevm usulü hesaplama sonucunda isabet eden kısmının tahsili ve davalının elde ettiği semerelerin karşılığı olarak da alacağının tahsili talebiyle dava açmıştır. Mahkeme, intifa hakkının tesis edilmediği, davacının talebinin faiz dışında semere olarak talep edebileceği bir alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davayı kısmen kabul etmiştir. Ancak intifa hakkının tesis edilmediği açıklandığı halde mahkemece davacının davalıya ödenen inkişaf bedelinin intifa tesis edilmiş olsaydı kalan süreye tekabül eden kısmının tahsili yönünde hüküm oluşturulmuştur. Bu nedenle, temyiz itirazları kabul edilerek karar bozulmuş ve davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kanun Maddeleri: Rekabetin Korunması Hakkında Kanun (No: 4054)
19. Hukuk Dairesi         2016/15324 E.  ,  2017/2391 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi



    Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince duruşmasız, davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... gelmiş diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

    - K A R A R -

    Davacı vekili, taraflar arasındaki dikey anlaşmanın Rekabet Kurumu’nun tebliğ ve kararları doğrultusunda öngörülen süreden önce sonlandırıldığını ileri sürerek, davalı şirkete 25/07/2005 tarihinde ödenen inkişaf bedelinin geçersiz kalan bakiye süreye kıstelyevm usulü hesaplama sonucunda isabet eden 102.178,51 TL’nin iktisap tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ve KDV’si ile birlikte tahsiline, ayrıca söz konusu bedelin dava tarihine kadar davalı yedinde kaldığı sürede bu iktisap sayesinde davalının elde ettiği ya da elde etmesi beklenilen tüm semerelerinin karşılığı olarak 137.756,50 TL’nin değişen oranlarda avans faizi ve KDV’si ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili, taraflar arasında 15/10/2004 tarihli 1 yıl süreli sözleşme yapıldıktan sonra 01/03/2005 tarihli 5 yıl süreli bir başka sözleşme yapıldığını ancak davacının bu sözleşmenin tarihini 23/03/2007 olarak tahrif ettiğini, davacı taleplerinin yersiz olup, davacının müvekkiline resmen ve sözleşme süresi öngörülerek ödenmiş bir bedel olmadığını, davacıya davalının bir borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
    Davanın reddine dair karar, davacı vekilinin temyizi üzerine hukuki dinlenilme hakkına aykırılıktan dolayı Dairemizin 12/12/2013 gün, 2013/12141 – 19778 E.K. sayılı ilamı ile bozulmuştur.
    Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında tanzim olunan protokolde 15 yıllık intifa hakkı kararlaştırıldığı ancak intifanın tesis edilmediği, davacının protokolün yürürlükte kalacağı inancı ile inkişaf ödemesi yaptığı değerlendirildiğinde intifa sonu olan 25/12/2016 tarihine kadar olan süre için yararlanamadığı kısmın 87.394,44 TL olduğu, bu miktarın dava tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili gerektiği, davacının faiz dışında semere olarak talep edebileceği bir alacağının bulunmadığı, sözleşmenin faizi ile birlikte 3.907,61 TL faiz talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
    Davacı vekili taraflar arasındaki sözleşmenin Rekabet Kurulu kararı uyarınca süresinden önce sona ermiş olması nedeniyle başlangıçta ödenen inkişaf bedelinin bakiye süreye tekabül eden kısmı yönünden davalının sebepsiz zenginleştiğini iddia ederek, semeresi, KDV’si, faizi ve faize uygulanacak KDV ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı taraf somut olayda intifa tesis edilmediğini ve davacının talebinin yerinde olmadığını savunmuştur. Mahkemece kök ve ek rapor alınmış, her iki raporda da intifa tesis edilmediği açıklandığı halde mahkemece davacı taraftan davalıya ödenen inkişaf bedelinin intifa tesis edilmiş olsaydı kalan süreye tekabül eden kısmının tahsili yönünde hüküm oluşturulmuştur. Somut olayda intifa hakkı tesis edilmemiş olduğundan böyle bir değerlendirme yapmak doğru olmadığı gibi inkişaf bedelinin intifa ile bağlantısı olmadığı gözetilmeden yazılı gerekçelerle hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.
    Mahkemece yapılacak iş, iddia ve savunma çerçevesinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılıp davalının itirazları da değerlendirilecek şekilde ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak deliller hep birlikte değerlendirilip, varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesinden ibaret olmalıdır.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 23/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi