
Esas No: 2022/5405
Karar No: 2022/7126
Karar Tarihi: 07.06.2022
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2022/5405 Esas 2022/7126 Karar Sayılı İlamı
9. Hukuk Dairesi 2022/5405 E. , 2022/7126 K."İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen işçilik alacağı davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin geçici işçi statüsünde çalışmakta iken 1.2.2001 tarihinde kadrolu işçi statüsüne geçirildiğini, çalışma hayatı boyunca sürveyan/topoğraf işçisi olarak görev yaptığını, fiilen çalıştığı işin kayıtlarda belirtilen iş dışında bir iş olduğunu ve fiilen çalışılan işe dair ücretin kendisine ödenmediğini ileri sürerek fark işçilik ücreti taleplerinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya toplu iş sözleşmesi hükümlerine uygun olarak ücret ödendiğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.11.2019 tarihli ve 2019/39 Esas, 2019/588 Karar sayılı kararıyla;
"...
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının kadrosunun düz işçi olmasına karşın, fiilen yaptığı işin ne olduğu, yevmiyesinin ve buna bağlı haklarının fiilen yaptığı işe göre ödenip ödenmediği noktasındadır.
Mahkememiz, işçinin hizmet süresinin çoğunluğunda hangi işi yapmış ise, fiilen yaptığı işin o iş olarak kabul edilmesi ve yevmiyesi ile diğer mali ve sosyal haklarının TİS hükümlerinin fiilen yapılan işle ilgili hükümlerine göre tayin edilmesi ve ödenmesi gerektiği görüşündedir. Bu noktada, öncelikle yapılması gereken iş davacının fiilen yaptığı işin belirlenmesidir. Bu belirleme yapılırken, öncelikle kurum kayıtlarına bakılmalıdır. Zira çalışılan yer resmi kurum olup her türlü çalışmaların kayıt altına alınması esastır. Bu nedenle, tanık beyanları belgelerle birlikte değerlendirilmiştir.
...
Devir ve tasfiye komisyonu kararında, davacının hizmet süresinin 24 yıl olduğu, bunun 22 yılını sürveyan olarak geçirdiği kayıtlıdır.
Bu kayıtlara nazaran, davacının hizmet süresinin 24 yıl olduğu, bunun son 22 yılında sürveyan olarak çalıştığı, intibakının, yevmiyesinin, mali ve sosyal haklarının buna göre hesaplanıp ödenmediği, taleple bağlılık ilkesi de gözetildiğinde, davacının zamanaşımına uğramamış brüt 5874.34 TL ücret farkı alacağının, brüt 1972.42 TL ilave tediye ve ikramiye farkı alacağının, brüt 919.66 TL sorumluluk zammı alacağının bulunduğu sonucuna varılmış..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 12.03.2020 tarihli ve 2020/118 Esas, 2020/670 Karar sayılı kararıyla;
"...Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre ve özellikle dosyada yer alan 27.03.2014 tarihli ... Valiliği İl Mahalli İdareler Müdürlüğü’nün İl Özel İdaresine ait işçilerin devri konulu ... İli Devir Tasfiye ve Paylaştırma Komisyon Kararı, davacı işçiye ait özlük dosyası, SGK kayıtları ve tanık anlatımlarına göre; davacının tüm çalışma süresi boyunca yaptığı işin tespit edildiği, buna göre davacının fiili olarak ücretlendirildiği iş dışında çalıştırıldığının anlaşıldığı, hükme esas bilirkişi raporunda davacının fark ücret alacağı, ilave tediye farkı ve ikramiye alacağı ve sorumluluk zammı farkının zamanaşımı def’i dikkate alınarak hesaplandığı, hükmedilen faizlerin kanunda öngörüldüğü şekilde uygulandığı" gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 20.10.2020 tarihli ve 2020/2310 Esas, 2020/12648 Karar sayılı ilamı ile "...Somut uyuşmazlıkta, ıslah yolu ile davaya konu miktarlar arttırılmış, davalı vekili tarafından ıslaha konu miktarlar için zamanaşımı def'i ileri sürülmüştür. Davanın kısmi dava olduğu da dikkate alınarak, ıslaha karşı zamanaşımı def'inin değerlendirilmesi için kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilâmına uyulduğundan bahisle resen yapılan hesaplamalar doğrultusunda dava konusu alacaklar hüküm altına alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili İdarenin hasım sıfatının bulunmadığını, adli yargının görevli olmadığını, davacının ilgili protokol hükümlerine göre sürekli işçi kadrosuna atandığını ve intibak işlemlerinin yapıldığını ve temyiz dilekçesinde belirttiği diğer hususları ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ıslah tarihi itibarıyla zamanaşımı def'inin dikkate alınıp alınmadığı, davacının dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 4857 sayılı İş Kanunu'nun ilgili hükümleri.
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.06.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.