Abaküs Yazılım
9. Hukuk Dairesi
Esas No: 2022/6266
Karar No: 2022/7331
Karar Tarihi: 08.06.2022

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2022/6266 Esas 2022/7331 Karar Sayılı İlamı

9. Hukuk Dairesi         2022/6266 E.  ,  2022/7331 K.

    "İçtihat Metni"



    BÖLGE ADLİYE
    MAHKEMESİ : ... 14. Hukuk Dairesi

    DAVA TÜRÜ : TESPİT

    İLK DERECE
    MAHKEMESİ : ... 6. İş Mahkemesi

    Taraflar arasındaki Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımlarında Toplu İş Sözleşmesinden Kaynaklanan Fiyat Farkının Ödenmesine Dair Yönetmelik kapsamında alt işveren tarafından kamu işveren sendikasına verilen yetkilendirmenin geçerli olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın ... ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikası (TÜHİS) vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı TÜHİS vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Şirket ile dava dışı ... Üniversitesi Döner Sermaye İşletmesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi arasında 2013/112936 ihale kayıt numaralı ihale sonrasında "14 Ay Süreli 3 Kısım Genel Temizlik, Bilgi İşlem ve Sağlık Hizmetleri ile İdari ve Teknik Alanlarda Yardımcı Personel Hizmet Alımı" konulu ve 01.01.2015-29.02.2016 tarihlerini kapsayan taahhüt sözleşmesi akdedildiğini, dava dışı Kurum ile müvekkili Şirket arasında akdedilen sözleşmeye ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğünün 03.04.2018 tarihli ve 27179 sayılı, davalı ... Sendikasının işyerinde toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkili olduğunu gösteren yetki belgesi düzenlendiğini, söz konusu yetki belgesinin müvekkili Şirkete tebliğ edildiğini, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğünün 03.04.2018 tarihli ve 27179 sayılı yetki belgesinin tebliği üzerine Şirket tarafından 13.04.2018 tarihinde Personel Çalıştırılmasına Davalı ... Alımlarında Toplu İş Sözleşmesinden Kaynaklanan Fiyat Farkının Ödenmesine Dair Yönetmelik hükümleri gereğince, kamu işveren sendikasının Yönetmelik'te belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde toplu iş sözleşmesinin yürütülmesi ve sonuçlandırılması için yetkilendirildiğini; ancak davalı Kamu İşveren Sendikasının, yetki belgesinin düzenlenme tarihi itibari ile yetki belgesine ve yetkilendirmeye konu işin sona ermiş olduğundan ve dolayısıyla toplu iş sözleşmesi yapılamayacağından bahisle herhangi bir işlem yapılamayacağına dair 16.04.2018 tarihli yazısının taraflarına tebliğ edildiğini, yetki belgesinin düzenlendiği tarih itibari ile hizmet alım sözleşmesinin süresi bitmiş ise de toplu iş sözleşmesinin geriye dönük alarak yapılmasında herhangi bir engel bulunmadığını ve Yüksek Hakem Kurulunca yetki tespitinin yapıldığı tarihten itibaren geçerli olacak şekilde toplu iş sözleşmesinin karara bağlanmakta olduğunu ileri sürerek 13.04.2018 tarihli yetkilendirmenin geçerli olduğunun ve toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin davalı Sendikalar arasında yürütülmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    1. Davalı ... vekili; davalı Sendika tarafından toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin alt işveren şirket ile yürütülmesi kanuni zorunluluktan kaynaklandığından ve 13.10.2016 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanan Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımlarında Toplu İş Sözleşmesinden Kaynaklanan Fiyat Farkının Ödenmesine Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik gereğince kamu işveren sendikalarınca alt işveren şirket tarafından yapılan yetkilendirmenin reddedilmesi ve toplu iş sözleşmesinin Yüksek Hakem Kurulu tarafından bağıtlanması durumunda da fiyat farklarının kamu idaresince karşılanacak olmasından dolayı davacının, imzalanacak toplu iş sözleşmesine yönelik yapılan işlemlerin davalı TÜHİS tarafından yürütülmesi ve sonuçlandırılması gerektiğinin tespitine yönelik talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

    2. Davalı TÜHİS vekili; davaya konu ihale sözleşme süresinin 29.02.2016 tarihinde sona erdiğini, Sendikanın 16.04.2018 tarihli yazısı ile davacıya yetki belgesinin düzenleme tarihi itibarıyla ihale sözleşme süresinin sona ermiş olması nedeniyle toplu iş sözleşmesi yapma imkânı bulunmadığı gerekçesi ile herhangi bir işlem yapılamayacağının bildirildiğini, Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımlarında Toplu İş Sözleşmesinden Kaynaklanan Fiyat Farkının Ödenmesine Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik'te yapılan değişikler ile kamu işveren sendikaları tarafından ihale sözleşmesinin bitimine bir yıldan az süre kaldığı gerekçesi ile yürütülmeyen ve tüm maddeleri Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmeleri için de fiyat farkının ödeneceğinin hüküm altına alındığını ve alt işverenlerin bu nedenle ortaya çıkan mağduriyetlerinin önlenmesinin sağlandığını, Şirketin dava konusu ettiği taleplerinin hukuki dayanağının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
    “... yetki belgesinin düzenlendiği tarih itibariyle yetki belgesine ve yetkilendirmeye konu iş sona ermiş ise de, yetki tespiti için vaki başvuru tarihi itibariyle işin devam etmekte olduğu, başvuru tarihi itibariyle de hizmet alım sözleşmesinin süresinin bitimine bir yıldan az süre kalmış ise de, yukarıda açıklandığı üzere somut olayda, toplu iş sözleşmesinin süresinin, hizmet alım sözleşmesinin süresi ile sınırlı olmasının gerekmesi karşısında, mevcut durumda, faaliyetin bir yıldan az sürdüğü bir işin ve 6356 sayılı Kanun'un 35/3 hükmünün uygulanacağının kabulü gerekmektedir. ...
    ” gerekçesiyle “Davacı şirketçe yapılan 13.04.2018 tarihli Toplu İş Sözleşmesi sürecinin yürütülmesine ilişkin yetkilendirmenin geçerli olduğu ve Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinin davalılar arasında yürütülmesi gerektiğinin tespitine ” karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde TÜHİS vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davanın hukuki neden yokluğu ve konusu kalmadığından reddine karar verilmesi gerektiğini, ihale sözleşme süresinin yetki belgesinin düzenlenme tarihi itibarıyla sona erdiğini, yetkilendirmeye dayanak olacak hukuki nedenin ortadan kalktığını, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'na (4735 sayılı Kanun) göre Sendikanın yetkilendirilmesi için devam eden bir ihale sözleşmesinin olması gerektiğini, ... Sendikasının beyanından toplu iş sözleşmesi prosedürünün işverenle devam ettirildiğinin anlaşıldığını, toplu iş sözleşmesi prosedürü tamamlanmış ve Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanmış ise dava şartları oluşmadığından davanın reddine karar vermek gerektiğini, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) ile dava konusu alt işveren işyerinin de dâhil olduğu işyerlerinde çalışan alt işveren işçilerinin 02.04.2018 tarihi itibarıyla kadroya alınmış olmaları ve devam eden ihale sözleşmelerinin de bu tarih itibarıyla iptal edilmiş olması sebebi ile 696 sayılı KHK'nın 127 nci maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye (375 sayılı KHK) eklenen geçici 23 üncü maddesinde kamu kuruluşlarında çalıştırılan alt işveren işçilerinin kadroya alınmasının sağlandığını ve işçilerin kadroya geçirildikleri tarih itibarıyla devam eden hizmet alım sözleşmelerinin de feshedilmiş sayılacağı ve geçiş işleminden önce sona ermiş olan hizmet alım sözleşmelerinin geçiş işlemine kadar uzatılacağının ayrıntılı olarak düzenlendiğini, bu konuda Yönetmelik'e eklenen 5 inci maddede de düzenleme yapıldığını, Bakanlığın “Yönetmelik Değişikliği” konulu yazısında verilmiş olan yetki belgelerine istinaden başlatılan toplu iş sözleşmesi prosedürlerinin sonlandırılacağının belirtildiğini, toplu iş sözleşmesi prosedürünün sonlandırılması gerektiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle Mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
    “...
    Somut olayda Dosya içeriğinden, davacı alt işveren şirket ile ... Üniversitesi Döner Sermaye İşletmesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi arasında 24 ay süreli hizmet alım sözleşmesi imzalandığı, söz konusu alt işveren işyeri ile ilgili davalı işçi sendikasına toplu iş sözleşmesi imzalamaya yetkili olduğuna dair 03.04.2018 tarihli yetki belgesi verildiği, daha sonra alt işveren tarafından 4734 sayılı Kanunun 62/1-e. maddesi ve “Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımlarında Toplu İş Sözleşmesinden Kaynaklanan Fiyat Farkının Ödenmesine Dair Yönetmelik” hükümleri gereğince toplu iş sözleşmesi görüşmelerini yürütmesi için 12.04.2018 tarihinde davalı Kamu İsletmeleri İşverenleri Sendikasına (TÜHİS) yetki belgesi verildiği anlaşılmaktadır.
    Davacı tarafından yetkilendirilen davalı Kamu İsletmeleri İşverenleri Sendikası (TÜHİS) ise, yetki belgesinin düzenlendiği tarihte ihale sözleşmesinin süresinin bitmiş olması sebebiyle, toplu iş sözleşmesi yapma imkanı bulunmadığı gerekçesiyle yetkilendirmeyi 13.04.2018 tarihli yazısı ile reddettiği anlaşılmaktadır.
    İnceleme konusu davada, yetki belgesinin düzenlendiği tarih itibariyle hizmet alım sözleşmesinin süresinin bitimine bir yıldan az süre kalmış ise de, yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere somut olayda toplu iş sözleşmesinin süresinin, hizmet alım sözleşmesinin süresi ile sınırlı olmasının gerekmesi karşısında, mevcut durumda faaliyetin bir yıldan az sürdüğü bir işin ve 6356 sayılı Kanun'un 35. maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanacağının kabulü gerekmektedir. Bu itibarla, davacı alt işveren tarafından davalı kamu işveren sendikasına verilen yetkilendirme geçerli olduğu gibi, yetkilendirmenin reddi de hukuka aykırı olduğundan, davalı TÜHİS bakımından mahkeme kararı yerindedir.
    ...” gerekçesiyle davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde TÜHİS vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı vekili, istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararı temyiz etmiş ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımlarında Toplu İş Sözleşmesinden Kaynaklanan Fiyat Farkının Ödenmesine Dair Yönetmelik kapsamında alt işveren tarafından Kamu İşveren Sendikasına verilen yetkilendirmenin geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1.Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın (Anayasa) "B.Grev ve Lokavt" kenar başlıklı 54 üncü maddesinin ilgili bölümü şöyledir:
    "...
    Grev ve lokavtın yasaklanabileceği veya ertelenebileceği haller ve işyerleri kanunla düzenlenir.
    Grev ve lokavtın yasaklandığı hallerde veya ertelendiği durumlarda ertelemenin sonunda, uyuşmazlık Yüksek Hakem Kurulunca çözülür. Uyuşmazlığın her safhasında taraflar da anlaşarak Yüksek Hakem Kuruluna başvurabilir. Yüksek Hakem Kurulunun kararları kesindir ve toplu iş sözleşmesi hükmündedir.
    ..."

    2. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun (6356 sayılı Kanun) “Yetki” kenar başlıklı 41 inci maddesinin birinci fıkrası şöyledir :
    “Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde birinin üyesi bulunması şartıyla işçi sendikası, toplu iş sözleşmesinin kapsamına girecek işyerinde başvuru tarihinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasının, işletmede ise yüzde kırkının kendi üyesi bulunması hâlinde bu işyeri veya işletme için toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir.”

    3. 4735 sayılı Kanun'un n 8 inci maddesine 6552 sayılı Kanun ile eklenen fıkraya göre “4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ihale edilen işlerde, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 2 nci maddesinde tanımlanan asıl işveren-alt işveren ilişkisi çerçevesinde alt işveren tarafından münhasıran bu Kanun kapsamına giren kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde çalıştırılan işçileri kapsayacak olan toplu iş sözleşmeleri; alt işverenin yetkilendirmesi kaydıyla merkezi yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin üyesi bulunduğu kamu işveren sendikalarından birisi tarafından 18/10/2012 tarihli ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu hükümlerine göre yürütülür ve sonuçlandırılır. Toplu iş sözleşmesinin kamu işveren sendikası tarafından bu fıkraya göre sonuçlandırılması hâlinde, belirlenen ücret ve sosyal haklardan kaynaklanan bedel artışı kadar idarece fiyat farkı ödenir. Kamu işveren sendikası tarafından yürütülmeyen ve sonuçlandırılmayan toplu iş sözleşmeleri için fiyat farkı ödenemez, 4857 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin yedinci fıkrası esas alınarak asıl işveren sıfatından dolayı ücret farkına hükmedilemez ve asıl işveren sıfatıyla sorumluluk yüklenemez. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin esas ve usuller, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle Maliye Bakanlığınca belirlenir.”


    3. Değerlendirme
    1.6356 sayılı Kanun’un 41 ve devamı maddelerinde belirtilen usule göre yetki belgesinin alınmasından sonra yapılacak çağrı ile toplu görüşme süreci başlayacaktır. Toplu görüşme sürecinde taraflarca anlaşma sağlanması durumunda toplu iş sözleşmesi bağıtlanacak, aksi hâlde ise arabuluculuk aşaması ve daha sonra ise grev aşaması gündeme gelecektir. Anayasa'nın 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında da, grev ve lokavtın yasaklanabileceği hâllerin Kanunla düzenleneceği belirtildikten sonra devam eden fıkrada da, grev ve lokavtın yasaklandığı hâllerde uyuşmazlığın Yüksek Hakem Kurulu tarafından çözüleceği ifade edilmiştir.

    2. Hukukumuzda, yukarıda belirtilen düzenlemeler doğrultusunda, toplu görüşme süreci işçi sendikası ile işveren sendikası yahut sendika üyesi olmayan işveren arasında yürütülecek ise de 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu çerçevesinde personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmesi ile faaliyet gösteren alt işveren işyerleri yönünden kısmen ayrıksı düzenlemeler öngörülmüştür.

    3. Madde doğrultusunda düzenlenen ve 22.01.2015 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanan Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımlarında Toplu İş Sözleşmesinden Kaynaklanan Fiyat Farkının Ödenmesine Dair Yönetmelik ile de uygulamanın esasları ayrıntılı olarak tanzim edilmiştir.

    4. 6552 sayılı Kanun ile getirilen sisteme göre personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmesinin söz konusu olması durumunda asıl işveren-alt işveren ilişkisi çerçevesinde alt işveren tarafından kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde çalıştırılan işçileri kapsayacak olan toplu iş sözleşmelerinin, alt işverenin yetkilendirmesi kaydıyla kamu işveren sendikalarından birisi tarafından yürütülerek sonuçlandırılması öngörülmüştür.

    5. Kanunun gerekçesinde de düzenlemenin amacının; belirtilen alt işveren işçilerinin de diğer işçiler gibi Anayasa'da yer verilen sendika kurma ve toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahip olduğunun açık olduğu, ancak ihale mevzuatının mevcut düzenlemelerinin, uygulamada söz konusu işçilerin anayasal haklarını kullanmasını engellediği, son yıllarda bu işçilerin söz konusu haklarını kullanmaya başladıkları, alt işveren yahut idare ile toplu iş sözleşmesi imzaladıkları, ancak toplu iş sözleşmesi nedeniyle elde edilen ücret ve sosyal haklarının kamu ihale mevzuatındaki hükümler nedeniyle akim kaldığının görüldüğü ve bu gerekçelerle alt işveren işçilerinin toplu sözleşme hakkının temini olduğu hususu ifade edilmiştir. Nitekim uygulamada da alt işveren tarafından toplu iş sözleşmesi bağıtlansa dahi hizmet alım sözleşmeleri ve kamu ihale mevzuatı sebebiyle, idarece fiyat farkının temini söz konusu olamadığından, işçilerin toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan haklarının akim kaldığı müşahade edilmektedir. Bu itibarla, belirtilen aksaklıkların giderilmesi amacıyla, kamu işveren sendikasının, üyelik ilişkisi bulunmayan alt işvereni temsilen toplu iş sözleşmesi yapma ehliyetine sahip olması 6356 sayılı Kanun ile öngörülen sisteme getirilen önemli bir istisnadır (... Başbuğ, “Alt İşveren ile Toplu İş Sözleşmesi Yapılması ve 6552 sayılı Kanunla Getirilen Üçlü Toplu İş İlişkisi Sistemi”, İş ve Hayat, Yıl 2, Sayı 3, s.126).

    6. Diğer taraftan 6552 sayılı Kanun ile öngörülen düzenlemeler ve istisnai sistemin getirdiği yeni hukuki durum karşısında, kamu kurum ve kuruluşları ile alt işverenler arasında bağıtlanan her personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmesinin farklı alt işveren işyeri olarak kabul edilmesi ve her birinin ayrı ayrı işyeri toplu iş sözleşmesi konusu olması gerekmektedir (Başbuğ, s.126). Zira, 6552 sayılı Kanun ile öngörülen sistem ile idarece fiyat farkının karşılanabilmesi ve işçilerin toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan haklarının akim kalmaması için, farklı koşullarda bağıtlanan, süreleri dahi örtüşmeyen hizmet alım sözleşmelerinin ve farklı ihale şartlarının gözetilerek ayrı işyeri toplu iş sözleşmeleri bağıtlanması bir zorunluluktur. Aksi hâlde, farklı ihale koşulları ve hizmet alım sözleşmelerinin, tek bir işletme toplu iş sözleşmesi konusu yapılması, sistemi yeniden işlemez hâle getirecek ve bu durum da işçilerin mağduriyetine sebebiyet verecektir. Bu itibarla, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı şekilde, işletme toplu iş sözleşmesine dair hüküm Dairemizce de emredici ve kamu düzenine ilişkin kabul edilse de, 6552 sayılı Kanun ile getirilen istisnai düzenlemeler karşısında, kamu kurum ve kuruluşları ile alt işverenler arasında bağıtlanan her hizmet alım sözleşmesinin ayrı ayrı işyeri toplu iş sözleşmesi konusu olması gerektiği tartışmasızdır.

    7. Yine yukarıda belirtilen gerekçelerle, 6552 sayılı Kanun ile öngörülen yeni hukuki durum karşısında, kamu kurum ve kuruluşlarında personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmesi ile faaliyet gösteren alt işveren işyerlerine dair bağıtlanacak toplu iş sözleşmelerinin, hizmet alım sözleşmesinin süresi ile sınırlı olması da bir zorunluluktur. Bu anlamda olmak üzere, ancak bu şekilde koşulları farklı olan her bir hizmet alım sözleşmesi gözetilerek toplu iş sözleşmesi bağıtlanabilecektir.

    8. Dosya içeriğinden, davacı alt işveren Şirket ile ... Üniversitesi Döner Sermaye İşletmesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi arasında 01.01.2015 ila 29.02.2016 tarihleri arasında geçerli hizmet alım sözleşmesi imzalandığı, söz konusu alt işveren işyeri ile ilgili davalı İşçi Sendikasına toplu iş sözleşmesi imzalamaya yetkili olduğuna dair 03.04.2018 tarihli yetki belgesi verildiği, bilahare alt işveren tarafından 4735 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ve Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımlarında Toplu İş Sözleşmesinden Kaynaklanan Fiyat Farkının Ödenmesine Dair Yönetmelik hükümleri gereğince toplu iş sözleşmesi görüşmelerini yürütmesi için 13.04.2018 tarihinde davalı Kamu İşveren Sendikasına yetki belgesi verildiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından yetkilendirilen davalı Kamu İşveren Sendikasının ise 16.04.2018 tarihli yazısı ile yetki belgesinin düzenlendiği tarih itibarıyla yetkilendirmeye konu işin sona ermiş olması sebebiyle toplu iş sözleşmesi akdetme imkânı bulunmadığı gerekçesiyle yetkilendirmeyi reddettiği anlaşılmaktadır.

    9. Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında yetki başvuru tarihi ile hizmet alım sözleşmesinin bitimi tarihi arasında geriye etkili şekilde toplu iş sözleşmesi imzalama olanağı mevcut olduğundan, yukarıda ayrıntılı şekilde açıklanan usule uygun şekilde yapılan yetkilendirme hukuka uygundur.

    10. Dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile kararın gerekçesinin usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılmış; temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    08.06.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi