15. Hukuk Dairesi 2020/1426 E. , 2021/320 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hüküm süresi içinde taraflar vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsiline yönelik başlatılan ilamsız icra takibine davalının süresinde itirazı üzerine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı-yüklenici davasında; davalı iş sahibinin 26500 TL ödemesi gerekirken 11.500,00 TL ödendiğini, bakiye iş bedelinin tahsiline yönelik başlatılan ilamsız icra takibine davalının süresinde itirazı üzerine takibin durduğunu itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı-işsahibi savunmasında; davacı-yüklenicinin inşaata başladığını, ancak yapılan imalâtın kaçak olması nedeniyle Belediye Encümeni"nin 30.10.2011 tarihli kararı ile aleyhine para cezası düzenlenmesi sebebiyle borçlu bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından süresinde temyizi üzerine dairemizce karar davalı yararına bozulmuş olup, yerel mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulü ile davalının icra dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 11.074,30.TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiş, verilen karar, yasal süresi içerisinde davacı-yüklenici vekili ve katılma yoluyla davalı-işsahibi vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Dairemizin yerleşik uygulamasında olduğu gibi emsal 21.09.2020 T. ve 2019/3962 E., 2020/2494 K. sayılı ilamında “Arsa sahibi imara aykırı olan yapı ile ilgili yapı kayıt belgesi aldığında, binanın kullanılması sağlanabilecektir, ancak yapı kayıt belgesi yukarıda belirtildiği üzere binayı iskân alınacak şekilde imara uygun hale getirmeyecektir. Dolayısıyla arsa sahibi imara aykırı yapıya yapı kayıt belgesi alarak kayıt altına almış olsa dahi, bu belgenin alınması binayı iskân almaya uygun şekilde imara uygun hale getirmediğinden yüklenicinin ıslaha uygun inşaat yapma ediminin ifası sonucunu da doğurmayacaktır” şeklinde belirtilmiştir.Hükmüne uyulan Dairemizin 13.10.2015 T. ve 2015/537 Esas, 2015/4979 Karar sayılı bozma ilamında, yüklenicinin iş bedeline hak kazanabilmesi için yapmış olduğu imalâtın imar mevzuatına uygun olması, diğer bir değişle kaçak olmaması gerektiği belirtilmiş olup, yapılan imalatın ruhsatlı hale getirilebilmesi mümkün ise ispat külfeti üzerine düşen davacı-yükleniciye bu hususta süre verilmesi ve işin yasal hale getirilmesi mümkün ise ve davacı yüklenici tarafından da yasal hale getirilmişse ödenmeyen bakiye imalât bedeli yönünden karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Dosya kapsamına göre de Belediyeden mahkemeye gönderilen yazıda, sonradan yapılan ruhsatsız balkon kısmın imar mevzuatına uygun hale getirilebileceği ve yapı projesi hazırlanarak ruhsata bağlanabileceği ancak bu hususta yükleniciye yetki verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; davalı-işsahibi tarafından yapı kayıt belgesi alınmışsa da yapı kayıt belgesi binayı imara uygun hale getirmeyeceğinden belediye yazı cevabı doğrultusunda, davacı-yükleniciye kaçak imalata ilişkin yetki ve kesin süre verilerek, işin verilen kesin sürede yasal hale getirilmesi halinde davacının alacağının hesaplanıp bakiye alacağı varsa buna hükmedilmesi, kesin süre sonunda yasal hale getirilmemesi halinde ise davacının davasının reddine karar vermekten ibaret olup, yanlış değerlendirme ve eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması uygun olmuştur.SONUÇ:Yukarıda 1 no.lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 no.lu bent uyarınca davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, davacıdan peşin alınan harcın istek halinde iadesine, aşağıda yazılı harcın temyiz eden davalıdan alınmasına, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 17.02.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.