
Esas No: 2019/522
Karar No: 2020/3553
Karar Tarihi: 18.06.2020
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2019/522 Esas 2020/3553 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
Bölge Adliye
Mahkemesi : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
No : 2018/699-2018/1132
İlk Derece
Mahkemesi : Vakfıkebir Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
No : 2016/789-2017/344
Dava, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz süresinin geçtiğinden bahisle temyiz isteminin reddine dair ek karar verilmiş olup, 01.11.2018 tarihli ek kararın davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1) Ek kararın temyizi isteminin incelenmesinde;
İş Mahkemeleri Kanunu özel kanun niteliğinde olup, öncelikle bu kanunda bir temyiz süresi belirtilmiş ise bu sürenin uygulanması gerekmektedir. İş mahkemelerince veya iş mahkemesi sıfatıyla verilen kararlara karşı temyiz süresi 30.1.1950 gün ve mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 02.03.2005 gün ve 5308 sayılı Kanunla değişmeden önceki 8. maddesine göre sekiz gündür. Yine mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu"nun geçici 1. maddesine göre 20.07.2016 tarihinden itibaren uygulanan 5308 sayılı Kanunla değişik 8. maddesinin 3. fıkrasına göre, “Bölge adliye mahkemesinin para ile değerlendirilemeyen dava ve işler hakkındaki kararları ile miktar veya değeri beşbin lirayı geçen davalar hakkındaki nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden başlayarak sekiz gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.
25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 7. maddenin 3 ve 4. fıkrasına göre; “12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun kanun yollarına ilişkin hükümleri, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanır. Kanun yoluna başvuru süresi, ilamın taraflara tebliğinden itibaren işlemeye başlar.”
HMK’nın 05.08.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7035 sayılı kanunun 31. maddesi ile değişik 361/1. maddesine göre ise “Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir”
Bu düzenlemeler uyarınca, iş mahkemelerince verilen ve HUMK hükümlerine göre temyiz edilen kararlarda temyiz süresi tebliğ tarihinden itibaren 8 gün, Bölge Adliye Mahkemelerince verilip HMK hükümlerine göre temyiz edilen kararlarda temyiz süresi ise; 20.07.2016-24.10.2017 tarihleri arasında 8 gün, 25.10.2017 tarihinden sonra ise 2 haftadır.
Yine HMK 366. maddenin yollaması ile temyiz yolunda da uygulanan 346. madde uyarınca, temyiz dilekçesi kanuni süre geçtikten sonra verilirse, kararı veren mahkeme temyiz dilekçesinin reddine karar vermesi gerekir.
Eldeki davada ise, Samsun Bölge Adliye Mahkemesince davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın kısmen kabulüne dair verilen 12.09.2018 tarihli kararının davalı Kurum avukatına 15.10.2018 tarihinde tebliğ edildiği, iki haftalık yasal temyiz süresi sonu olan 29.10.2018 tarihinden önce 25.10.2018 tarihinde temyiz dilekçesinin Trabzon Mahkemeler Ön Bürodan havale edildiği, ne var ki istinaf mahkemesince 12.09.2018 tarihli temyize konu asıl kararda temyiz süresi 8 gün olarak belirtildiğinden, bu süre esas alınarak ek karar ile davalı Kurum vekilinin 8 günlük yasal süre geçtikten sonra temyiz talebinde bulunduğundan bahisle temyiz talebinin ek karar ile reddine karar verildiği görülmüştür.
Ek kararın temyizi ile incelemeye konu ihtilaf; hâkimin temyiz süresi konusunda tarafı yanıltması halinde karardaki temyiz süresinin mi yoksa kanundaki temyiz süresinin mi geçerli olacağı hususundadır. Burada söz konusu olan, hâkimin kanunda düzenlenen süreler hakkında yanılmasıdır. Hâkimin olaya uygulanması gereken süre yerine yine kanunda düzenlenen başka bir süreyi olaya uygulamasıdır. Yoksa hâkimin kanunda belirtilen süreleri değiştirmesi, artırması veya eksiltmesinin kabulü mümkün değildir.
Usul kanunlarındaki sürelerin karışıklığı, dava türlerine göre tek kanun yolu süresi öngörülmek yerine farklı farklı sürelerin düzenlenmesi, bu sürelerin uygulanmasında hâkimin de yanılması, mahkemelerce vatandaşlara hangi sürede hangi mercie başvuru hakkının belirtilmesi zorunluluğu ve devlete güven, hukuki güvenlik ilkeleri karşısında somut olay bakımından davalı Kurum temyizi kanuni düzenleme uyarınca süresinde olup, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ek karar bozulmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen ek kararın bozulmasına,
2-Davalı Kurum vekilinin işin esasına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dosyadaki yazılara, hükmün yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18/06/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.