Abaküs Yazılım
4. Ceza Dairesi
Esas No: 2021/28825
Karar No: 2022/6821
Karar Tarihi: 08.03.2022

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/28825 Esas 2022/6821 Karar Sayılı İlamı

4. Ceza Dairesi         2021/28825 E.  ,  2022/6821 K.

    "İçtihat Metni"

    KARAR
    Hakaret ve tehdit suçlarından sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda, sanığın mahkumiyetine dair ... Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen 26/02/2020 tarih ve 2018/37 E., 2020/151 sayılı kararın, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan incelemede;
    Sanık hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 11/02/2015 tarih, 2014/814 esas ve 2015/151 sayılı kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 15/11/2017 tarih ve 2016/16074 E., 2017/24850 sayılı kararıyla;
    “Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
    Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
    Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
    02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümlerinin yeniden düzenlenmesi, sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunması, hakaret suçunun ise, suç tarihi itibariyle 5271 sayılı CMK’nın 253/3-son cümlesi uyarınca tehditle birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaşma kapsamında bulunmadığının anlaşılması ve yeni düzenleme karşısında, hakaret suçu yönünden de uzlaştırma önerisinde bulunulmasının gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
    Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15/11/2017 tarihinde oybirliğiyle ” karar verildiği tespit edilmiştir.
    I- İtiraz Nedenleri:
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 23/02/2022 tarih ve 2015/ 150600 tebliğname sayılı yazısıyla;
    “ ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 23/01/2013 tarıh ve 2013/32 esas nolu iddianamesiyle, sanık ... hakkında "Tehdit ve Hakaret" suçlarından dolayı 5237 sayılı TCK nın 125/1, 125/4, 43/2 ve 106/1 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, ... Sulh Ceza Mahkemesinin 15/05/2013 tarih ve 2013/33 esas ve 2013/213 Karar sayılı ilamıyla ve TCK 51/1 md Ertelenmesine dair karar verildiği, Sanık hakkında verilen erteli mahkumiyet kararı, temyiz edilmeksizin 12/06/2013 tarihinde kesinleştiği, ancak sanığın 16/07/2013 tarihinde deneme süresi içinde yeni bir suç işlediği nedenle, sanık hakkında aynen infazına karar verilmesi istemiyle ihbarda bulunulduğu,
    ... Asliye Ceza Mahkemesinin 11/02/2015 tarih ve 2014/814 esas ve 2015/151 karar sayılı ilamıyla aynen infazına karar verildiği ve sanık hakkında 1- TCK 125/1, 125/4, 62 md 3 ay 19 gün hapis ve TCK 53/1 md 2- TCK 106/1, 43/1, 62 md 6 ay 7 gün hapis ve TCK 53/1 md cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği,
    Hükmün sanık tarafından yasal süresi içinde temyiz edildiği ve yapılan temyiz incelemesinde, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 15/11/2017 tarih ve 2016/16074 esas- 2017/24850 karar sayılı ilamıyla sanık hakında suç tarihi itibariyle 5271 sayılı CMK”'nın 253/3-son cümlesi uyarınca tehdit suçuyla birlikte hakaret suçu yönünden de uzlaştırma önerisinde bulunulmasının gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu nun 2ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması, nedeniyle hükmün bozulmasına karar verildiği,
    Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 15/11/2017 tarih ve 2016/16074 esas-, 2017/24850 karar sayılı ilamıyla verilen bozma kararının hukuka aykırı olduğu, hükümlünün deneme süresi içinde yeniden suç işlemesi nedeniyle, TCK'nin 51/7. maddesi gereği dosyanın yeniden ele alınarak kurulan 26/12/2017 tarihli hükmün 5275 sayılı CGİK'nin 98 ve 101. maddelerine göre itiraz yasa yoluna tabi olduğu anlaşıldığından, dosyanın itiraz mercii tarafından incelenmek üzere mahalline gönderilmesi gerekirken, Özel Dairece sanık hakkında temyiz incelemesi yapılarak tehdit ve hakaret suçundan da uzlaştırma yapılması gerektiğine ilişkin bozma kararı verilmesi hukuka aykırı nitelikte bulunduğundan anılan karara itiraz edilmiştir.
    İTİRAZ NEDENLERİ :İtiraza konu uyuşmazlık; sanık hakkında verilen erteli mahkumiyet kararında sanığın deneme süresinde suç işlemesi nedeneyle verilen aynen infaz kararının itiraza tabi olup olmadığına ilişkindir.
    5237 sayılı TCY'nın 51. maddesinde, yalnızca özgürlüğü bağlayıcı cezaların ertelenebileceği öngörülmüştür. Bu nedenle, erteli cezanın 51/7. maddesi uyarınca çektirilmesine karar verilebilmesi, ancak erteli cezanın da özgürlüğü bağlayıcı cezaya ilişkin olması halinde olanaklıdır.
    Ertelemeye ilişkin olarak da, aynen infaza karar verilmesi için erteli cezaya ilişkin mahkumiyet hükmünün kesinleşmesi sonrasında sanığın, deneme süresi içinde yeniden suç işlemesi ve suçla ilgili hükmün kesinleşmesi gerekmektedir.
    Sanık hakkında verilen Aynen infaz kararının hangi Yasa hükümleri uyarınca verilmesi gerektiği konusunda yapılan değerlendirmede,
    Ceza Genel Kurulunun 17/05/2011 gün ve 66-96, 03/02/2009 gün ve 250-13, 24/01/2006 gün ve 136-3 ile 27/12/2005 gün ve 162-173 sayılı kararlarında açıklandığı üzere;
    Ceza kanunlarının zaman bakımından uygulanmasına ilişkin kurallar, 765 sayılı TCK'nun 2. maddesi ile 01 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunan 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesinde benzer biçimde düzenlenmiş olup, anılan maddelerde iki önemli ilke vurgulanmaktadır. Bunlardan ilkine göre; ceza hukuku kuralları yürürlüğe girdikleri andan itibaren ileriye etkili olarak uygulanırlar. "Geçmişe etkili uygulama" veya "geçmişe yürürlük” ilkesi denilen ikinci prensibe göre ise, failin lehine olan kanun geçmişe etkilidir. Dolayısıyla suçtan sonra yürürlüğe giren ve fail lehine olan kanun, hükümde ve infaz aşamasında dikkate alınmalıdır.
    01 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 vd. maddelerinde uyarlama yargılamasını düzenleyen hükümler getirilmiştir.
    Bunlardan 5275 sayılı Kanunun 98. maddesinde; “Mahkümiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa, cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilmeyeceği ileri sürülür ya da sonradan yürürlüğe giren kanun, hükümlünün lehinde olursa, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için hükmü veren mahkemeden karar istenir” denilmiş, birden fazla hükümdeki cezaların toplanması için mahkemeden karar istenmesi 99. maddesinde düzenlenmiş, 101, maddesinde de bu kararların durusma yapılmaksızın verileceği belirtilerek yetkili mahkemeler ve kanun yolu gösterilmiştir.. Görüldüğü gibi 5275 sayılı Kanunun 98 ila 101. maddeleri herhangi bir ceza normunun hükmün kesinleşmesinden sonra değişmesi halinde yapılacak uyarlama yargılamasına ilişkin genel bir düzenlemeyi içermektedir.
    5252 sayılı Kanunun 9. maddesinin 1 ve 2. fıkralarında ise;
    "(1) 01 Haziran 2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak, Türk Ceza Kanununun lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde, duruşma yapılmaksızın da karar verilebilir.
    (2) Birinci fıkra hükmü, 01 Haziran 2005 tarihinden önce verilip de Yargıtay tarafından lehe olan hükümlerin uygulanması hususunda değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesiyle bozularak mahkemesine gönderilen hükümler hakkında da uygulanır” hükmü getirilmiştir.
    5252 sayılı Kanunun amacı 1. maddesinde, kapsamı ise 2. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre Kanunun amacı; 5237 sayılı TCK'nun yürürlüğe konulmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek, kapsamı ise diğer kanunlarda 765 sayılı TCK'na yapılan yollamalar, 5237 sayılı TCK'nun yürürlüğe girmesiyle yürürlükten kaldırılan hükümler ve 5237 sayılı TCK'nun uygulanması için diğer kanunlarda yapılan değişiklikler, bu kanunun yürürlüğe girmesinden önce işlenmiş suçlar hakkında ne surette hüküm kurulacağı ve kesinleşmiş cezaların nasıl infaz edileceğine ilişkin hükümlerdir. Bu hükümler birlikt değerlendirildiğinde: 5252 sayılı Kanunun “Lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul" başlıklı 9. maddesinin 1.fıkrası;
    a) Sadece 01 Haziran 2005 tarihinden önce kesinleşmiş mahkumiyet hükümlerinde,
    b) Münhasıran, 5237 sayılı TCK'nun yürürlüğe girmesi nedeniyle hükümde bir değişiklik yargılaması yapılması gerektiğinde uygulanabilecektir.
    Sonradan yürürlüğe giren kanun nedeniyle mahkumiyet hükmünde değişiklik yargılamasını düzenleyen bu iki farklı kanundan bir genel nitelikte,diğeri ise sınırlı uygulama alanına sahip özel nitelikte bir düzenlemeyi içermektedir. Bu durum, uyarlama yargılaması konusunda iki farklı kanunda iki ayrı düzenleme öngörülmesinin bilinçli bir tercihe dayandığını ortaya koymaktadır. Bu itibarla, sonradan yürürlüğe giren ve lehe hüküm içeren kanunun 5237 sayılı TCK olması ve mahkumiyet hükmünün de 01 Haziran 2005 tarihinden önce kesinleşmiş olması halinde, uyarlama yargılaması özel düzenlemeyi içeren 5252 sayılı Kanunun 9. maddesinin 1. fıkrasında öngörülen usule göre gerçekleştirilecek ve uyarlama yargılaması sonucunda verilen hüküm de temyiz kanun yoluna tâbi olacaktır. Bu iki şartın birlikte gerçekleşmediği hallerde ise uyarlama yargılaması 5252 sayılı Kanunun 9. maddesine göre değil, 5275 sayılı Kanunun 98 ilâ 101. maddelerine göre yapılacak ve yargılama sonucunda verilen hüküm ise itiraz kanun yoluna tâbi olacaktır.
    Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde,
    Maddi olayda, sanık ..., katılan ...'nin peşinden sizin ananızı avradınızı sinkaf ederim, sizin kızınızın da hepinizin a.. Koyacağım, hepinizi öldüreceğim” diyerek katılanlara hilaben tehdit ve hakaret içeren sözler söylediği, bu şekilde üzerine atılı suçları işlediği kabul edilerek ... Sulh Ceza Mahkemesinin 15/05/2013 tarih ve 2013/33 esas, 2013/213 karar sayılı ilamıyla, hakaret ve tehdit suçlarından cezalandırılmasına ve TCK 51. maddesi gereğince ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiştir. Sanık hakkında verilen karar temyiz edilmeden 12/06/2013 tarihinde kesinleşmiştir.
    ... Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/290 esas ve 2014/153 karar sayılı dosyasıyla yapılan bildirim ve ihbar üzerine, sanığın denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlediği ve o hükmün kesinleştiğinin anlaşıldığı,
    ... Sulh Ceza (Kapatılan) Mahkemesinin 11/02/2015 tarih ve 2013/33 esas 2013/213 karar sayılı ilamı ile sanık hakkında verilen erteli hükmün aynen infazına ilişkin olarak 1- TCK 125/1, 125/4, 62 md 3 ay 19 gün hapis ve TCK 53/1 md 2- TCK 106/1, 43/1, 62 md 6 ay 7 gün hapis ve TCK 53/1 md cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği ve karar sanık ... tarafından yasal süresi içinde temyiz edildiği,
    Sanık hakkında yapılan temyiz incelemesinde, Yargıtay 4.Ceza Dairesinin 15/11/2017 tarih ve 2016/16074 esas, 2017/24850 karar sayılı ilamıyla dosyanın itiraz mercli tarafından incelenmek üzere mahalline gönderilmesi gerekirken,
    Sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunması, hakaret sucunun ise, suç tarihi itibariyle 5271 sayılı CMK'nın 253/3-son cümlesi uyarınca tehditle birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaşma kapsamında bulunmadığının anlaşılması ve yeni düzenleme karşısında, hakaret suçu yönünden de uzlaştırma önerisinde bulunulmasının gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirdiği nedenle hükmün bozulmasına karar verildiği,
    Bozma kararı sonrasında, ... Asliye Ceza Mahkemesince bozmaya uyularak dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği ve sonrasında taraflar arasında uzlaştırma sağlanamadığı nedenle, mahkemece sanık hakkında daha öncelen verilen 1-TCK 125/1, 125/4, 62 md 3 ay 19 gün hapis ve TCK 53/1 md 2- TCK 106/1, 43/1, 62 md 6 Ay 7 gün hapis ve TCK 53/1 md cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin karar sanığın yüzüne karşı tefhim edildiği ve hüküm sanık tarafından temyiz edildiği anlaşılmakla yapılan incelemede,
    Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 15/11/2017 tarih ve 2016/16074 esas, 2017/24850 karar sayılı ilamıyla sanık ... hakkında hakaret ve tehdit suçlarından uzlaştırma yapılmasına ilişkin bozma kararının hukuka aykırı olduğu ve hükümlünün erteli mahkumiyet kararı sonrasında deneme süresi içinde yeniden suç işlemesi nedeniyle, TCK'nin 51/7. maddesi gereği dosyanın yeniden ele alınarak ... Asliye Ceza Mahkemesince kurulan 11/02/2015 tarih ve 2014/814 esas ve 2015/151 karar sayılı hükmün, 5275 sayılı CGİK'nin 98 ve 101. maddelerine göre itiraz yasa yoluna tabi olduğu anlaşıldığından dosyanın itiraz mercii tarafından incelenmek üzere mahalline gönderilmesi gerekirken, Özel sanık hakkında temyiz incelemesi yapılarak hakaret suçundan da uzlaştırma yapılmasına ilişkin bozma kararı verilmesi, hukuka aykırı nitelikte bulunduğundan anılan karara itiraz edilmiştir.
    SONUÇ VE İSTEK : Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya kapsamına göre,
    1- İtirazımızın KABULÜNE,
    2- Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 15/11/2017 tarih ve 2016/16074 esas, 2017/24850 sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA,
    3-... Asliye Ceza Mahkemesinin, 11/02/2015 tarih ve 2014/814 esas ve 2015/151 sayılı kararının, 5275 sayılı CGİK'nin 98 ve 101. maddelerine göre itiraz yasa yoluna tabi olduğu anlaşıldığından, sanığın temyiz istemiyle ilgili KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA ve dosyanın itiraz mercii tarafından incelenmek üzere mahalline gönderilmesine,
    4- İtirazımız yerinde görülmediği takdirde, dosyanın incelenmek üzere, Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi, arz ve talep olunur ” denilmiştir.
    II- Karar:
    Yapılan incelemede ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 15/05/2013 tarih ve 2013/33 esas ve 2013/213 sayılı kararıyla sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından TCK' nın 125/1 ve 106/1. maddeleri gereğince hükmolunan hapis cezalarının ertelenmesine karar verilmesinin ardından, bu hükmün temyiz edilmeksizin 12/06/2013 tarihinde kesinleşmesinden sonra sanığın deneme süresi içinde 16/07/2013 tarihinde yeni suç işlemesi üzerine aynı mahkemenin 11/02/2015 tarih, 2014/814 esas, 2015/151 sayılı kararı ile erteli cezaların aynen infazına karar verildiği, bu hükümlerin sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 15/11/2017 tarih, 2016/16074 esas, 2017/24850 sayılı ilamıyla hükümlerin bozulmasına karar verilmiş ise de ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 11/02/2015 tarih, 2014/814 esas, 2015/151 sayılı kararının 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 98 ve 101 maddeleri uyarınca itiraz kanun yoluna tabi olup temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 11/02/2015 tarih, 2014/814 esas, 2015/151 sayılı kararından sonraki tüm hükümlerin hukuki değerden yoksun olduğu belirlenerek,
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanun'un 99. maddesiyle eklenen CMK'nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
    Yargıtay 4. Ceza Dairesince, sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından verilen 15/11/2017 tarih ve 2016/16074 esas, 2017/24850 sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA,
    ... Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen 11/02/2015 tarih, 2014/814 esas, 2015/151 sayılı mahkumiyet hükmünü içeren dosya yeniden görüşüldü:
    Yerel Mahkemece verilen karar temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
    Hükümlü hakkında tehdit ve hakaret suçlarından verilen erteli hapis cezalarına ilişkin hükümlerin kesinleşmesinden sonra, denetim süresi içinde suç işlenmesinden dolayı, 5237 sayılı TCK'nın 51/7. maddesi gereğince erteli cezaların aynen infazına dair verilen 11/02/2015 tarihli kararın, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 98 ve 101. maddeleri uyarınca itiraz kanun yoluna tabi olup, temyizinin mümkün bulunmadığı,
    Anlaşıldığından, hükümlü ...'nin temyiz davası isteği hakkında, tebliğnameye uygun olarak, KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA ve 5271 sayılı CMK'nın 264. maddesine göre, kanun yolunun ve merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, hükümlünün temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile itiraz merciince karar verilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin karar mahkemesine GERİ GÖNDERİLMESİNE, 08/03/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi