16. Hukuk Dairesi 2016/6340 E. , 2019/854 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 112 ada 164 parsel sayılı 91.194, 68 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu belirtilerek ham toprak vasfıyla davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 112 ada 164 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının kısmen iptali ile, dosya arasında bulunan Ziraat Yüksek Mühendisi Doç. Dr. ... ve Harita Teknikeri ... tarafından hazırlanan 10.02.2016 tarihli raporun ekinde bulunan krokide (D) harfi ile gösterilen 1.059,70 metrekare yüzölçümündeki kısmın davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın (D) harfi ile gösterilen bölümü üzerinde davacı lehine zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Dosya içerisinde bulunan ve hükme esas alınan harita teknikeri ve zirai bilirkişi raporunda dava ve temyize konu taşınmaz bölümünün bağ niteliğinde olduğu belirtilmesine karşın sözü edilen bölüm üzerinde kaç adet omca bulunduğu, cinslerinin ve yaşlarının ne olduğu, taşınmaz bölümünün tamamına mı yoksa bir bölümüne mi yayıldıkları hususları açıklanmamış, yine anılan raporda 1986 ve 2010 yıllarına ait hava fotoğrafları üzerinde inceleme yapılmış olmakla birlikte anılan inceleme uzman jeodezi ve fotogrametri bilirkişiye yaptırılmadığı gibi; 1986 tarihli hava fotoğrafında taşınmaz üzerinde “bağ (bitki örtüsü) karakteristiği” tanımlandığı belirtilmesine karşın 2010 tarihli hava fotoğrafı anılan bitki örtüsünün çok zayıf ve seyrek olarak tanımlandığının belirtilmesi karşısında zilyetliğin devam edip etmediği hususunda oluşan çelişki üzerinde durulmamış, diğer yandan anılan rapor taşınmazın niteliğini, kullanım durumunu, bir kullanım mevcut ise bunun ne zaman başlayıp ne zamana kadar devam ettiğini, kullanıma ara verilip verilmediğini net olarak ortaya koymadığı halde bu rapora itibar edilerek hüküm kurulmuştur. Eksik araştırma, inceleme ve değerlendirme ile karar verilemez. Hal böyle olunca, mahkemece, doğru sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmazın tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait (1990-1985-1980) üç ayrı tarihte çekilmiş dava konusu taşınmazın bulunduğu yere ilişkin stereoskopik hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığından tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilerek dosya arasına konulmalı, bundan sonra, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulu ve kadastro fen bilirkişisinden oluşacak bilirkişi heyeti huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Taşınmazın başında yapılacak keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, bir kullanım mevcut ise daha sonra bu kullanımın terk edilip edilmediği, taşınmazın öncesinin devletin hüküm ve tasarrufundaki yerlerden olup olmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan taşınmaz bölümünün toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsünü, taşınmaz üzerinde kaç adet bağ omcası bulunduğunu, taşınmazın imar-ihyaya konu olmaya başladığı ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir ve komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğraflarını da içerir ayrıntılı ve gerekçeli, fen bilirkişisinden ise taşınmaz üzerinde mevcut üzüm omcalarının dağılımını da gösterir şekilde keşfi takibe ve denetime uygun rapor alınmalı; hava fotoğrafları jeodezi ve fotogrametri bilirkişiye tevdii edilerek yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik üç adet hava fotoğrafının stereoskop aletiyle incelenmesi neticesinde taşınmazın sınırlarını ve niteliğini, taşınmazda imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile sürdürülen zilyetliğin başlangıcı, şekli ve süresini belirtir şekilde rapor alınmalı; tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri de bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.02.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.