
Esas No: 2020/4736
Karar No: 2022/6978
Karar Tarihi: 09.03.2022
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2020/4736 Esas 2022/6978 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Mahkeme, bir tehdit suçu nedeniyle verilen ilk kararın bozulması üzerine yapılan yargılamada sanık ve avukatına duruşma gününü bildirerek savunma hakkının kısıtlanmadığını belirtmiştir. Ancak, sanığın adli sicil kaydındaki suçun hükümden sonra uzlaşma kapsamına alınmış olduğu için hükümden sonra verilen geri bırakma kararının uygulanıp uygulanamayacağı, CMK'nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden Anayasa'nın 38. maddesi ile TCK ve CMK'nın ilgili maddelerine göre yeniden değerlendirme yapılması gerektiği karara bağlanmıştır. Bu sebeplerden dolayı mahkeme, temyiz başvurusunu haklı bulmuş ve kararın bozulmasına karar vermiştir. Kanun maddeleri: 1412 sayılı CMUK’nın 326/2. maddesi, TCK’nın 106/1-1. maddesi, 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi, 5271 sayılı CMK'nın 251. maddesi, Anayasa'nın 38. maddesi, 5237 sayılı TCK'nın 7. maddesi.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak ;
1-Bozma kararı sanık lehine olsa dahi, bozmadan sonra yapılan yargılamada yerel mahkemece sanık, katılan ve varsa müdafii ve vekillerine duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilip, duruşmadan haberdar olmaları sağlanmalıdır. Bozma sonrası 1412 sayılı CMUK’nın 326/2. maddesine aykırı olarak sanığın müdafisi de olduğu halde, yalnızca sanığa duruşma gününe dair tebligat gönderilerek ve müdafisi olmaksızın sanık dinlenerek savunma hakkının kısıtlanması,
2-Sanığın adli sicil kaydındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu suçun TCK’nın 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçu olduğu ve hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren, 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik CMK'nın 253/1-b-3. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamına alınmış olması karşısında, sözü edilen suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, sonucuna göre sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu,
3-17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 esas, 2021/4 sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar vermesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK'nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 7 ve 5271 sayılı CMK'nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirdiğinden, sanık ... müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 09/03/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.