13. Hukuk Dairesi 2017/9047 E. , 2020/1447 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı ... Noterliğinin 15/07/2009 gün 6694 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile davalıların miras bırakanı ...’ün trafik kazası sonucu ölümü sonrası ... Sigorta A.Ş aleyhine dava açılması için davalılar tarafından yetkili kılındığını, 01/10/2009 tarihinde dava açarak temyiz aşamaları dahil olmak üzere takip ettiğini, davanın başından itibaren yapılan tüm giderlerin tarafından karşılandığını; ... Noterliğinin 11/02/2015 tarih 1489 yevmiye sayılı azilnamesi ile davalılar tarafından neden belirtilmeksizin azledildiğini, yapılan ücret sözleşme gereği davanın, davalılar lehlerine sonuçlanması halinde alacak ve faizleri de dahil olmak üzere ele geçek alacağın % 25"inin tarafına ödeneceğini, davalılar lehlerine hükmedilecek mahkeme avukatlık ücreti, kararın icraya konulması ile icra avukatlık ücretinin de tarafına ait olacağının sözleşme ile kararlaştırıldığını; vekalet ücret alacağının ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla ... 4.İcra Müdürlüğünün 2015/2133 Esas sayılı dosyası ile davalılar aleyhlerine icra takibine başvurduğunu, davalıların itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu beyanla itirazın iptali ile % 20"den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile 20.000,00 TL manevi tazminatın azil tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davacı tarafın mesleki etik kurallarına uymayarak açılan davadan kendisini haberder etmediğini, eski kayınpederi ile anlaşarak vekalet sözleşmesi imzaladığını ve açılan davadan tesadüf eseri 2015 yılı başlarında haberdar olduğunu davalı ile ücret sözleşmesi yapmadıklarını beyan ederek davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile; ... 4. İcra müdürlüğünün 2015/2133 Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun itirazının kısmen iptali ile, takibin 36.638,46 TL avukatlık ücreti alacağı, 1.045,70 TL yargılama giderinden kaynaklanan alacak olmak üzere toplam 37.684,16 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalının itirazında haksız ve alacağın likit olması nedeniyle alacağın %20"si oranın icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı avukatın, 15.7.2009 tarihli vekaletle davalı ... Teylüm"ün kendi adına asaleten küçük çocuğu ..."e velayeten vekil olarak tayin edildiği ve bu davalıları temsilen... A.Ş. aleyhine 1.10.2009 tarihinde tazminat davası açarak takip ettiği, 11.2.2015 tarihli ihtarla davalılar tarafından vekaletten azledildiği, 11.1.2013 tarihli ücret sözleşmesinin davacı avukat ile dava dışı davalı ..."in kayınpederi ... arasında imzalandığı tüm dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır.
Davacı avukat eldeki dava ile haksız azil nedeni ile hakettiği vekalet ücretinin tahsili istemi ile eldeki davayı açmış, mahkemece de müddeabihin %20 oranı üzerinden akdi vekalet ücreti hesabı yapılarak yazılı şekilde karar verilmiştir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu"nun 164. maddesinin dördüncü fıkrasında "Avukatlık ücretinin kararlaştırılmamış olduğu veya taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığı yahut ücret sözleşmesinin belirgin olmadığı veya tartışmalı olduğu veya ücret sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün geçersiz sayıldığı hallerde, değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşuluyla ücret itirazlarının incelemeye yetkili merci tarafından davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ilamın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasındaki bir miktar avukatlık ücreti olarak belirlenir. Değeri para ile ölçülemeyen dava ve işlerde ise avukatlık asgari ücret tarifesi uygulanır." hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda; avukatlık ücret sözleşmesi davacı ile davalının kayınbabası arasında imzalanmış olduğundan ve sözleşmeyi yapan ..."e davalılar tarafından davacı avukat ile ücret sözleşmesi yapması için ayrıca yetki verilmediğinde bu sözleşmenin davalıları bağlamayacağı açıktır.
Bu durumda, değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşuluyla davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ilamın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasındaki bir miktarın avukatlık ücreti olarak belirlenmesi gerekecektir. Ancak %10 ile %20 arasında oran belirlenirken hangi ölçünün esas alındığının da gerekçeli olması esastır. Mahkemece avukatın alacağı ücret belirlenirken, öncelikle işin niteliği, zorluk derecesi, işe harcanan zaman, sarf edilen emek ve işe katkı değeri dikkate alınmalıdır. Mahkemece avukatlık ücret sözleşmesinin davacıyı bağlamayacağı kabul edilerek avukatlık kanunu 164. maddeinin 4. fıkrası hükmeüne göre davacının takip ettiği davanın her aşamasıların katılmış olması, kararın temyizi aşamasında duruşmaya katılmış olması gerekçesiyle dava değerinin yüzde 20 si oranında vekalet ücretine hükmedilmişse de bu hususlar zaten vekilin asli görevlerinden olup, %20 oranının uygulanmasını gerektirecek şekilde bir kıstas olarak kabulü mümkün değildir. O halde, dava konusu olayda, vekilin asli görevlerini yerine getirdiği gözetilerek işin niteliğine, avukatın emeğine ve takip konusu alacağın miktarına göre yasanın belirlediği alt sınır olan %10 üzerinden akdi vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken, alt limitin üstünde ücret takdirini gerektirecek nedenler bulunmadığı halde üst sınır üzerinden yazılı şekilde taksirle karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma sebebine göre davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2. bent gereğince davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/02/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.