Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/8426
Karar No: 2018/11001
Karar Tarihi: 21.11.2018

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2016/8426 Esas 2018/11001 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacı tarafından açılan itirazın iptali davasında, davalının kuruma sunduğu ekspertiz raporu, tapu senedi ve ipotek belgelerinin sahte olduğunun tespit edilmesi sonucu sözleşmenin feshedilerek tüm borcun muaccel hale geldiği, borcun davalıya ihtar edildiği halde ödeme yapılmadığı gerekçesiyle takip talep edildiği, ancak mahkemece talep edilen faiz oranı yönünden sözleşmenin 12. maddesi hükmü değerlendirilmeden asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verildiği, bu nedenle kararın bozulması gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca, İİK'nın 67. maddesi uyarınca alacağın likit ve muayyen nitelikte olması durumunda icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğine dair talep reddedilmiştir. Kanun maddeleri: İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesi.
13. Hukuk Dairesi         2016/8426 E.  ,  2018/11001 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

    KARAR

    Davacı, davalının hesabına 12.1.2011 tarihinde çekilen kredi bedeli 118.903,52 TL"nin yatırıldığı, ancak davalının kredi kullanırken kuruma sunulan ekspertiz raporu, tapu senedi ve ipotek belgelerinin sahte olduğunun tespit edilmesi nedeniyle sözleşmenin feshedilerek tüm borcun muaccel hale geldiğini, borcun 29.3.2013 tarihine kadar ödenmesi davalıya ihtar edildiği halde ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı aleyhine ... 8. İcra Müdürlüğü"nün 2013/18416 Esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız yere takibe itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına, % 20 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
    Davalı, davanın reddini dilemiştir.
    Mahkemece, ... 8. İcra Müdürlüğü"nün 2013/18416 Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın asıl ve işlemiş faiz toplamı 128.318,31TL üzerinden iptaline, asıl alacak olan 113.699,32TL"ye takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
    1-Davacı davalının kredi kullanırken kuruma sahte belgeler sunması nedeniyle tüm borcun muaccel hale geldiğini, ancak davalının ödeme yapmadığını ileri sürerek eldeki davayı açmış, davalı ise konut kredisini kullandığını, paranın hesabına yattığını, ancak sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını savunmuştur. Mahkemece ise icra takibine yapılan itirazın asıl ve işlemiş faiz toplamı 128.318,31TL üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmiştir. Dosyanın incelenmesinde 7.1.2011 tarihli konut kredisi sözleşmesinin 12. maddesinde borçlunun kuruma yaptığı bildirimlerin ve verdiği belgelerin doğru olmadığının anlaşılması halinde sözleşme feshedilerek borcun peşin hale geleceği bu durumda bakiye borca sözleşmede yazılı faiz oranına ilaveten cezai şart olarak amme alacaklarına ilişkin hükümlere göre alınmakta olan gecikme faiz oranı üst sınır olmak üzere hesaplanarak defaten tahsil edileceği düzenlenmiştir. Bununla birlikte davacı takip talebinde alacağa aylık %1,40 oranında faiz işletilmesi talebinde bulunmuştur. Ancak mahkemece sözleşmenin 12. maddesi hükmü değerlendirilmeden asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir. O halde mahkemece, takip talebinde talep edilen faiz oranı yönünden sözleşmenin 12. maddesi hükmü değerlendirilerek sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
    2-İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra - inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek konumda bulunması nedeniyle alacağın likit ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece, davacının bu istemi hakkında kabul kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde icra inkar tazminatı talebinin reddedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
    SONUÇ: Yukarıda 1 ve 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/11/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.


    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi