
Esas No: 2022/6481
Karar No: 2022/7753
Karar Tarihi: 14.06.2022
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2022/6481 Esas 2022/7753 Karar Sayılı İlamı
9. Hukuk Dairesi 2022/6481 E. , 2022/7753 K."İçtihat Metni"
BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : ... 8. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Merzifon 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı Bakanlığa bağlı Merzifon Kara Mustafa Paşa Devlet Hastanesinde çalıştığını, kadroya geçişinin 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) ile sağlandığını, hâlen davalı Bakanlığın kadrolu işçisi olarak çalışmaya devam ettiğini, davalı Bakanlık bünyesine geçtikten sonra davacının ücretinin asgari ücretin %15 fazlası olarak belirlendiğini, ancak geçiş sonrası davacının ücretinin 01.01.2019 tarihinden itibaren asgari ücretin %15 fazlası şeklinde ödenmediğini, bu nedenle fark alacaklarının doğduğunu ileri sürerek ücret, prim ve ikramiye ile ilave tediye fark alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (375 sayılı KHK) geçici 23 üncü maddesi uyarınca geçişten önce alt işveren işçilerini kapsayan Yüksek Hakem Kurulu tarafından bağıtlanan toplu iş sözleşmesinin, idarelerce sürekli işçi kadrosuna geçirilenlerin ücret ve diğer mali haklarının düzenlenmesinde esas alınması gerektiğini, bu çerçevede 02.04.2018 tarihi itibarıyla %4 zam yapılarak 31.10.2020 tarihine kadar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının yazısında belirtilen Yüksek Hakem Kurulu toplu iş sözleşmesi hükümleri doğrultusunda işlem yapıldığını, davacının ücretinin 2019 yılı asgari ücret seviyesine çekilerek bu ücrete %4 zam uygulanmasının söz konusu olmadığını, 31.12.2018 tarihindeki ücretine %4 zam yapılmış olduğunu, davacının ücret farkı alacağının bulunmadığını, istenen faiz oranına ve başlangıç tarihine de itiraz ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 05.07.2021 tarihli ve 2021/5626 Esas, 2020/11395 Karar sayılı ilâmında belirtilen gerekçeye dayanılarak davacının kadroya geçiş aşamasında işverenle imzalanan iş sözleşmesinde asgari ücretin belli bir oranda fazlasının ödeneceğinin kararlaştırıldığı, bu durumda sözleşme hükmünün her asgari ücret artış dönemi için işvereni bağlayacağı, 696 sayılı KHK ile 02.04.2018 tarihinde kadroya geçirilerek sözleşme imzalandığı, davacının aynı tarihte davalı İdare ile yapmış olduğu iş sözleşmesinin 7 nci maddesinin birinci fıkrasına göre brüt asgari ücretin %15 fazlası aylık ücret alacağının kararlaştırıldığı, 19.05.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının alması gereken ücreti hesaplanırken iş sözleşmesi hükümlerine uygun olarak 2019 yılı için asgari ücretin %15 oranında fazlasının bulunduğu ve toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre % zam yapılmak suretiyle ödenmesi gereken ücretin belirlendiği belirtilerek davalı işveren tarafından ödenen miktarın mahsubu ile davacının fark ücret, ilave tediye ve ikramiye alacağının hüküm altına alınmasına, prim alacağına ise hak kazanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili; davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, dava tarihine göre davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak olarak açılamayacağını, işçilerin ücret ve mali haklarının belirlenmesinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 375 sayılı KHK'nın geçici 23 üncü maddesi uyarınca idarelerce sürekli işçi kadrolarına geçirilen işçilerin ücret, diğer mali ve sosyal haklarının belirlenmesinde esas alınacak toplu iş sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerektiğini, buna göre 02.04.2018 tarihinden geçerli olmak üzere bu kapsamdaki işçilerin günlük brüt ücretine %4 zam yapılacağını, takip eden dönemlerde de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının yazısındaki zamların uygulanacağını, ancak kadroya geçmeden önce 01.01.2018 tarihinden itibaren alt işveren tarafından veya başka bir şekilde ücret artışı yapılması hâlinde bu artışın %4'ten mahsup edileceğinin belirtildiğini, davacının ücreti korunarak üzerine %4'lük zam yapıldığını, herhangi bir ücret indirimine gidilmediğini, ücret düşümünün söz konusu olmadığını, faiz oranına ve faiz başlangıç tarihine itiraz ettiklerini, 100,00 TL tutarında prim alacağı reddedilmesine rağmen lehlerine 1,00 TL vekâlet ücretinin verilmesinin hatalı olduğunu ve maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması Hakkında Kanun'da öngörülen ilave tediye alacağının toplu iş sözleşmesinde tekrar edilmiş olması durumunda, sözü edilen alacağın kanundan kaynaklandığı ve kanuni faiz yürütülmesi gerektiği, davacı vekilinin ilave tediye alacağını en yüksek banka mevduat faizi ile tahsilini talep etmesi nedeni ile ilave tediye alacağının davacı vekilinin talebini aşılmamak üzere bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi geçmemek üzere yasal faizi ile tahsili yerine, yanılgılı değerlendirme ile bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesinin isabetsiz olduğu ve bu yönden davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olduğu, davalı vekilinin diğer istinaf sebeplerinin incelenmesinde ise yukarıda belirtilen husus dışında İlk Derece Mahkemesinin karar ve gerekçesinin dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesi ile davalı Bakanlığın istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, istinaf dilekçesinde belirttiği gerekçelerle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçen davacının ücretinin belirlenmesi ve bundan kaynaklı fark alacaklara hak kazanıp kazanmadığına ve vekâlet ücretine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 4857 sayılı İş Kanunu'nun ilgili hükümleri.
2. 696 sayılı KHK'nın 127 nci maddesi ile 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 23 üncü madde, 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23. Maddesi Uyarınca İdarelerce Sürekli İşçi Kadrolarına Geçirilen İşçilerin Ücret İle Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi Hükümleri.
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13 üncü maddesinin ilgili bölümü şöyledir:
" (1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
(2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.
... "
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Somut uyuşmazlıkta, davacı işçinin kadroya geçişi aşamasında işverenle imzalanan 02.04.2018 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinin "Ücret esası ve ödeme şekli " başlıklı 7 nci maddesindeki; "iş bu sözleşme süresince işçiye her ay brüt asgari ücretin %15 fazlası üzerinden günlük olarak ödeme yapılır." şeklindeki düzenleme ile davacıya temel ücret olarak asgari ücretin %15 fazlasının ödeneceğinin açıkça kararlaştırıldığı görülmektedir. Kadroya geçiş aşamasında işverenle imzalanan iş sözleşmesinde asgari ücretin belli bir oranda fazlasının ödeneceği kararlaştırılmışsa sözü edilen kural her asgari ücret artış dönemi için işvereni bağlayacağından (Dairemizin 28.10.2020 tarihli ve 2020/5663 Esas, 2020/14046 Karar sayılı ilâmı), 01.01.2019 tarihinden itibaren anılan sözleşme hükmünün uygulanmamasından dolayı davacının fark ücret alacağının doğduğu ayrıca davacı vekilinin 16.07.2021 tarihli dilekçe ile dava dilekçesinde 100,00 TL olarak talep ettikleri ikramiye ve prim alacağının 1,00 TL'sinin prim, 99,00 TL'sinin ise ikramiye olarak talep edildiğinin açıklanması karşısında prim alacağının reddi nedeni ile davalı lehine 1,00 TL vekâlet ücreti verilmesinin isabetli olduğu anlaşılmıştır.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.06.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.