10. Hukuk Dairesi 2013/1925 E. , 2013/3159 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak karar verilmiş ise de, bozma ilamının gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Yerel mahkemenin, davanın kısmen kabulüne dair 16.04.2009 tarihli 18/127 sayılı, “Davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılar ..., ... ve ... Ticaret A.Ş aleyhine açılan davanın kabulü ile 5.637,12TL’nin tahsis onay tarihi olan 30.10.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile 58,80TL’nin ödeme tarihi olan 06.05.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile 46,50TL’nin ödeme tarihi olan 14.11.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ... Tic. AŞ. den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine” yönelik kararı, usulüne uygun tebliğe rağmen davalılardan ... ve ... ve Tic. AŞ. tarafından temyiz edilmediği gözetilerek, kararda bu davalılar yönünden davacı Kurum lehine oluşan usuli kazanılmış hak durumunun nazara alınmaması isabetsizdir.
3-506 sayılı Kanunun 26’ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan “sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarlarla sınırlı olmak üzere” ibareleri, Anayasa Mahkemesi’nin, 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 tarih ve 2003/10 Esas, 2006/106 Karar numaralı kararı ile iptal edilmiş olup, Anayasa’nın 152 ve 153. maddelerinde öngörülen düzenleme uyarınca, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmesi ile birlikte, elde bulunan ve kesinleşmemiş tüm davalarda uygulanması zorunludur.İptal kararının Resmi Gazetede yayınlandığı tarihten sonra Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 76’ncı maddesi gereğince, yürürlükteki kanunları uygulamakla yükümlü bulunan mahkemelerin ve Yargıtay’ın, iptal kararı ile yürürlükten kalkan bir kanun maddesine dayanarak inceleme yapma ve karar verme yetkisi de bulunmamaktadır. Bu nedenle, dava tarihi itibarıyla yürürlükteki mevzuat ve içtihatlara uygun olarak açılan davanın, söz konusu iptal hükmü nedeniyle oluşan hukuksal durum karşısında kısmen reddine karar verilmesinde, tarafların sorumluluğu bulunmamasına karşın, mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu; yargılama sonunda davacı Kurumun davada haksız çıkan taraf olarak nitelendirilip vekil ile temsil olunan davalı lehine vekalet ücretiyle sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasının 1. bendinin ilk paragrafının sonundaki “fazlaya dair talebin reddine” sözcüklerinin önüne gelmek üzere “5484,57 TL. alacağın 30.10.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...ve Tic. AŞ.’den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine” sözcüklerinin yazılmasına, 4. bendin devamına “325,78 TL. nispi karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...ve Tic. AŞ.’den müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına” sözcüklerinin yazılmasına, 5. bendin sonuna “942,15 TL. vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Tic. AŞ.’den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine” sözcüklerinin eklenmesine, 6. bendin silinerek hüküm fıkrasından çıkarılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.