15. Hukuk Dairesi 2015/1195 E. , 2016/1246 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş ise de davetiye masrafı bulunmadığından duruşma isteğinin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, sözleşmenin feshi nedeniyle maddi tazminat ve cezai şart alacaklarının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, ıslahla arttırılan miktar da dikkate alınarak, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle sözleşmenin 20. maddesinde tarafların taahhüt kapsamına giren bütün hususlarda icaplarına uymayan karşı tarafa ödemesi kararlaştırılan cezai şart, sözleşmenin imzalandığı 01.09.2010 tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı BK"nın 158/I. maddesinde düzenlenen seçimlik ceza olup, fesih halinde dahi istenebileceğine dair hüküm bulunmamasına, davacı tarafça Bitlis 1. Noterliği"nin 08.07.2011 gün 2772 yevmiye nolu ihtarnamesi de davacı tarafça sözleşmenin feshedilmiş olması sebebiyle cezai şartın istenmesinin mümkün bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekili dava dilekçesinde sözleşmenin 5. maddesi gereğince 22.000,00 TL ve 5.000,00 TL all-risk sigorta bedeli ödediği, hakedişlerden kaynaklı 25.000,00 TL nakdi teminatın da davalının nam ve hesabında olmak olmak üzere İller Bankası"nda bulunduğu, çalıştığı sırada sel sebebiyle malzemelerinin dereye akmış olup, bununla ilgili yaptığı başvurular sonucu davalı hesabına 12.000,00 TL yatırılmış olduğu halde davalının bunlardan bahsetmediği, ayrıca bitirmiş olduğu 35.600,00 TL"lik iş söz konusu olduğu, azilname nedeniyle bu bedelin de ödenmediği, ayrıca 23.797,00 TL"lik malzemenin de işin yapıldığı sahada kaldığı, bu iki kaleme ilişkin yaptığı icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek, fazlaya
ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 9.000,00 TL tazminat ve 1.000,00 TL cezai şart alacağının temerrüt tarihinden itibaren en yüksek ticari faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 14.10.2014 tarihli ıslah dilekçesiyle dava dilekçesinde talep ettikleri 9.000,00 TL maddi tazminat rakamı içerisinde 8.000,00 TL"nin hakedişlerden kaynaklanan alacak 1.000,00 TL"nin ise diğer tazminat taleplerini içerdiğini belirtmiş ise de, bu 1.000,00 TL"lik tazminat içerisinde hangi kalem için ne miktarda istemde bulunduğunu açıklamamıştır. Dava dilekçesinde hakediş dışında kalan alacaklar yönünden talepte bulunulmasına rağmen, mahkemece bu alacak kalemleriyle ilgili talebin kabul edilmeme gerekçeleri de açıklanmamıştır.
Bu durumda mahkemece öncelikle davacı vekiline dava dilekçesinde belirtip talep ettiği 9.000,00 TL maddi tazminattan, ıslah dilekçesinde açıkladığı hakedişten kaynaklanan 8.000,00 TL dışındaki kısım için de, hangi maddi tazminat kalemi için ne miktarda talepte bulunduğu açıklattırılarak varsa ve toplanmamış ise taleplerle ilgili deliller toplandıktan sonra, davacı vekilinin, dava dilekçesinin 3. maddesindeki açıklamaları da gözetilerek, kararda kabul edilme ve edilmeme gerekçeleri de gösterilmek suretiyle sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan ve gerekçe gösterilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Öte yandan; davacı tarafından davalıya Bitlis 1. Noterliği"nden gönderilen 08.07.2011 gün 2772 yevmiye nolu ihtarnamede 7 günlük ödeme süresi verildiğinden, mahkemece bu ihtarnamenin tebliğ tarihi araştırılıp tanınan ödeme süresi de eklendikten sonra saptanacak temerrüt tarihinden itibaren, kabul edilen alacağa faiz uygulanması gerekirken, temerrüt tarihi saptanmadan, ihtarname tarihinden faiz uygulanması da kabul şekli itibariyle usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Kararın belirtilen sebeplerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 25.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.