19. Hukuk Dairesi 2018/3899 E. , 2019/2918 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
- KARAR -
Davacılar vekili, davacıların davalıya tanzim ve vade tarihi olmayan 200.000 TL bedelli bir adet bonoyu ..."ın borcuna istinaden teminat amacıyla verdiğini, bononun itfası amacıyla 14/03/2013 tarihinde ... ili ... İlçesi ... 1599 Ada 7 Parsel sayılı taşınmaz iş bu borcun 150.000 TL"sinin ödenmesi amacıyla alacaklının isteği üzerine alacaklının eşi ..."a devir ve tescil edildiğini, bu durum bononun arkasına davalıyı temsil eden Av. ... tarafından şerh edildiğini, senet arkasına "iş bu senedin bedelinin bir kısım karşılığı olarak ... ili ... İlçesi ... 1599 Ada 7 Parselin tapusu ... ve eşi ..."a verildiğini" denmek suretiyle keyfiyetin yazılı hale getirildiğini, kalan gecikme faiziyle birlikte bakiye 70.000 TL içinde söz konusu taşınmazın mülkiyeti ..."ye ait bağımsız bölüm 29/11/2013 tarihinde yine ... adına kayıt ve tescil edilerek senet davalıdan işlemin yapıldığı tapu dairesinde bizzat elden alındığını, işleme ..."ın şahit olduğunu, müvekkillerinin senedi ödediklerini düşünürler iken maaş haczi sebebiyle haklarında ödemiş ve geri aldıklarını düşündükleri senet nedeniyle ihtiyati haciz kararı alındığını öğrenmeleri üzerine davalı tarafından hile ve desise kullanılarak dolandırıldıklarını anladıklarını iddia ederek davanın kabulü ile söz konusu senet nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili, davalının ... şirketi ile yapmış olduğu sözleşme kapsamında 3 adet taşınmazını devrettiğini ve 200.000 TL bedelli senedi teminat aldığını, sözleşme gereği kendisine teslim edilecek olan dairenin uzun süre teslim edilmediğini, bunun üzerine sözleşmeyi feshederek devrini yaptığı gayrimenkullerin kendisine iadesini istediğini, 14/03/2013 tarihinde taşınmazlardan birinin iade edildiğini, diğer iki taşınmazın da devrini istediğini, aksi halde yasal yollara başvuracağını ve teminat olarak alınan senedin icraya konulacağının ihtar edildiğini, ihtarname sonrasında başka bir taşınmazın kendisine devredildiğini, ancak bu taşınmazın piyasa değerinin düşük olduğunu, bu devir işlemi sonrasında müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını ve başkaca taşınmaz iade edilmediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılamaya göre, davacılar tarafından taşınmazların devrinden sonra davalının verdiği senedin asıl olmayıp, renkli fotokopi olduğunun anlaşıldığı, asıl senedin icra takibine konulduğuna göre geriye tek ihtimal kaldığı, onun da senedin renkli fotokopisinin hata ve hileyle kendisine verildiğini ileri sürmüşse de söz konusu açıklamaların hayatın olağan akışına uygun görülmediğinden bu yöndeki beyanlarına itibar edilmediği, dava ve takibe konu edilen senedin teminat senedi olarak davalı arsa sahibi ile inşaat sözleşmesi yapan dava dışı ..."ın borcuna karşılık olmak üzere davacılar tarafından teminat olarak verildiğinin ihtilafsız olduğu, ancak senet teminat senedi olarak verilmişse de teminat şartı olarak davalı ile dava dışı müteahhit arasında sözleşmede kararlaştırılan taşınmazların tamamının özellikle 2838 ada 4 parsel nolu 350 metre karelik arsanın devrinin müteahhite veya davalıya verilmediği, takip ve dava konusu senedin teminat senedi olarak davacılar tarafından davalıya verildiği, ancak teminat şartının yerine getirilmediğinden senedin kambiyo senedi vasıflarını haiz olma özelliğinin devam ettiği, dolayısıyla senedin bedelsizliği iddiasının sübuta ermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, icra takibine konu bonodan dolayı borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemenin ve tarafların da kabulünde olduğu üzere takip ve davaya konu bononun davalı ile dava dışı ... İnş. Ltd. Şti. arasında düzenlenen inşaat yapım sözleşmesi gereğince, davalıya ait taşınmazda yapılacak anahtar teslimi inşaat yapımı karşılığı yüklenici firmaya 1599 ada 7 parseldeki 600 metrekare arsa, 2838 ada 4 parseldeki 350 metrekare arsa ve 868 ada 5 parseldeki B blok 11. kattaki dairenin verileceği, davalı tarafından da satış ve tasarruf yetkileri verilen taşınmazlara karşılık, arsa sahibine 200.000 TL teminat senedi verileceği, sözleşme uyarınca inşaatın anahtar teslimi olarak tamamen teslim edilmesi halinde teminat senedinin yüklenici firmaya geri iade edileceği belirtilmiştir. Bu durumda davalı tarafından sözleşmede belirtilen taşınmazların yüklenici firma veya talimatı doğrultusunda 3. kişilere devir ve temlik edildiğinin ispatı gerekir. Taraflar arasında 2838 ada 4 parsel nolu taşınmaz dışındaki diğer taşınmazların davalı tarafından yükleniciye devredildiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Ancak davacılar davalının sözleşmede belirtilen 2838 ada 4 parsel nolu taşınmazın devrini yapmadığını belirtmişlerdir. Öncelikle davalı 2838 ada 4 parsel nolu taşınmazın yüklenici veya yüklenicinin talimatı doğrultusunda 3. kişilere devir ve temlik edildiğini ispatı gerekir.
Davalı söz konusu taşınmazın devir ve temlikini ispatlayamadığı takdirde davalının hazırlık soruşturmasında alınan 27/07/2015 tarihli beyanında belirttiği üzere 2838 ada 4 parsel nolu arsa bedelini talep etmesi mümkün değildir. Bu durumda teminata konu bononun bedelsiz kalması nedeni ile davanın kabulü gerekir.
Ancak davalı 2838 ada 4 parsel nolu taşınmazı yüklenici veya yüklenicinin talimatı doğrultusunda 3. kişilere devir ve temlik ettiğini ispat ettiği takdirde mahkemece söz konusu taşınmazın, bononun vade tarihi olan 01/09/2012 tarihindeki piyasa rayiç değeri tespit edilerek söz konusu taşınmazın rayiç bedeli karşılığı bononun teminat fonksiyonunun devam ettiği, rayiç bedel dışında kalan kısım yönünden ise teminat fonksiyonunun bulunmadığı gözetilerek davacıların takip tarihi itibari ile ne kadar lira borçtan sorumlu olduğu belirlenip toplanan tüm deliller hep birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, 06/05/2019gününde oybirliğiyle karar verildi.