10. Hukuk Dairesi 2013/2277 E. , 2013/2785 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, 506 sayılı Kanunun 26. maddesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma ilamı sonrasında, davalılar ... ve ... hakkında karar verilmeyip, diğer davalı ... Malzemeleri A.Ş. yönünden istem kısmen hüküm altına alınmıştır.
Hükmün; davacı ... Başkanlığı avukatı, davalı ... Malzemeleri A.Ş. avukatı, davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Davalı Sörmaş ...Malzemeleri A.Ş. vekilinin temyiz istemi yönünden;
Söğüt Noterliği’nce 30.09.2005 tarihinde düzenlenen vekaletname içeriğine göre temyizden feragat etme yetkisi bulunan davalı vekili tarafından, hüküm temyiz edildikten sonra 23.11.2012 gününde mahkemeye sunulan dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçildiği belirgin olmakla, temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
2-) Davacı Kurum vekili ile davalı ...’ın temyiz itirazları yönünden;
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girerek 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununu ilga eden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294. maddesinde, yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai kararın hüküm olduğu belirtildikten sonra 297. maddesinde hükmün kapsadığı hususlar sıralanarak, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz yinelenmeksizin, isteklerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, kuşku ve duraksama uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerekli olduğu bildirilmiş olup, anılan düzenlemeyle, yargıda netlik ve açıklık ilkesine uygun olarak kamu düzeni ve barışının sağlanması amaçlanmaktadır. Diğer taraftan; mahkemece verilen karar, aleyhine temyiz yoluna başvurulması üzerine yasal denetim görevini yerine getiren Yargıtay tarafından bozulması ile ortadan kalktığından, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın tüm tarafları hakkında yukarıda değinilen yasal düzenleme çerçevesinde yerine getirilmeye elverişli yeni hüküm oluşturulması gerekmekte olup, bu anlamda bozulan karara yollamada bulunularak hüküm kurulamayacağı açıktır.
Bu yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde;
a-) Dairemizce verilen bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davada taraf olarak yer alan tüm davalılar hakkında, anılan düzenlemelere uygun hüküm oluşturulması gerekirken, mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu, davalılar ... ve ... yönünden haklarındaki ilk kararın kesinleştiği gerekçesiyle hüküm kurulmaması,
b-) Davalı ... hakkında Av. ... yönünden yöntemince düzenlenmiş vekaletname bulunup bulunmadığı araştırılıp, geçerli vekaletnamenin varlığı durumunda ilk kararın anılan davalı yararına da bozulduğu dikkate alınarak hüküm kurulması gerekirken, söz konusu araştırma, gereğince yerine getirilmeksizin karar verilmesi,
c-) Dava tarihi itibarıyla yürürlükteki mevzuat ve içtihatlara uygun olarak açılan davanın, 506 sayılı Kanunun 26. maddesinin birinci fıkrasında yer alan ibarelerin 21.03.2007 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan 23.11.2006 gün ve 2003/10 Esas - 2006/106 Karar sayılı Anayasa Mahkemesi kararı ile iptali nedeniyle oluşan hukuksal durum karşısında kısmen reddine karar verilmesinde tarafların sorumluluğu bulunmamasına karşın, mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu, yargılama sonunda Kurum davada kısmen haksız çıkan taraf olarak nitelendirilip vekil ile temsil olunan davalı ... Malzemeleri A.Ş. yararına avukatlık ücreti belirlendikten sonra Kurumun anılan ücret yönünden sorumluluğuna karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, temyiz yoluna başvuran tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç : 1-) Yöntemince gerçekleştirilen vazgeçme göz önünde bulundurularak davalı ...Refrakter Malzemeleri A.Ş. vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2-) Davacı Kurum vekili ile davalı ...’ın temyiz itirazları yönünden; hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan ...’a geri verilmesine, 21.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.