22. Hukuk Dairesi 2014/26524 E. , 2014/36733 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Afyonkarahisar İş Mahkemesi
TARİHİ : 30/10/2013
NUMARASI : 2010/50-2013/597
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davalıya ait iş yerinde asgari ücretle, halk otobüsü şoförü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiğini, tazminat ve alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti ve ücret alacaklarının faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, bilirkişi raporu doğrultusunda taleplerini ıslah ederek artırmıştır.
Davalı vekili, haksız davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının, davalıya ait iş yerinde şoför olarak çalıştığı, işverenin fesih bildiriminde belirttiği kıdem tazminatının ödeneceği taahhüdüyle bağlı olduğu, çelişkili beyan ve açıklamaların yorumunda da işçi lehine yorum ilkesinin uygulanacağı, davacıya ihbar tazminatı ödemesi yapılmış olmasının da bu durumu teyit ettiği, bu durumda sözleşmenin davacıya kıdem tazminatına hak kazandıracak şekilde sona erdiği kanaatine varıldığı, fazla çalışma yaptığı, hafta tatillerinde ve ulusal bayram genel tatillerde çalıştığı, yıllık izin ücreti alacağı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı kanuni süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İş sözleşmesinin işverence haklı sebeple feshedilip feshedilmediği, fazla çalışma yapıp yapmadığı ve ücret alacağı olup olmadığı hususları taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fesih bildiriminde, “iş sözleşmesinin İş Kanunu m.25/ll-b.d,e bentleri uyarınca feshine karar verildiği, kıdem ve ihbar tazminatlarının banka hesabına yatırılacağı,” hususlarının bildirildiği anlaşılmıştır. Mahkemece, işverenin fesih bildiriminde belirttiği kıdem tazminatının ödeneceği taahhüdüyle bağlı olduğu, çelişkili beyan ve açıklamaların yorumunda da işçi lehine yorum ilkesinin uygulanacağı, ihbar tazminatı ödemesininde yapılmış olması sebebiyle davacının kıdem tazminatına hak kazandığı kabul edilmiş ise de, fesih bildiriminde 4857 sayılı İş Kanunu"nun 25. maddesince haklı sebeplere dayanılması karşısında, kıdem ve ihbar tazminatı ödeneceğinin belirtilmesi, işverenin derhal fesih hakkından feragat ettiği anlamında yorumlanamaz. Bu durum, feshin haklı sebeple yapılmasına neden olan haksız durumu ortadan kaldırmaz. Hal böyle olunca, davacı hakkında zimmet suçundan açılan kamu davasının sonucu beklenilerek, davacının usulsüz eyleminin kesinleşmesi halinde kıdem tazminatı talebinin reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
3-Tanıkların ortak beyanlarına göre, davacının, günlük ondört saat, nöbetçi olunan haftalarda onsekiz saat çalıştığı kabul edilerek fazla çalışma ücreti tesbit edilmiş ise de,
a-Ara dinlenme 4857 sayılı İş Kanunu"nun 68. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre dört saat veya daha kısa süreli günlük çalışmalarda ara dinlenmesi en az onbeş dakika, dört saatten fazla ve yedibuçuk saatten az çalışmalar için en az yarım saat, yedibuçuk saati aşan onbir saate kadar olan (onbir saat dahil) çalışmalar için en az bir saat, onbir saatten fazla çalışmalarda ise en az birbuçuk saat ara dinlenmesi verilmelidir. Mahkemece, tesbit edilen fazla çalışma saatlerinden ara dinlenmesi düşülmeden fazla çalışma süresinin belirlenmesi doğru değildir.
b-Öte yandan,davacı, dava dilekçesinde nöbetçi olduğu günlerde, 07:00-19:00, 21:30-01:00 saatleri arasında 15.30 saat çalıştığını beyan etmiştir. Buna göre, nöbetçi olunan bu dönemde günlük 15.30 saat çalıştığının kabul edilmesi gerekirken, talep aşılarak günlük onsekiz saat çalıştığının kabulü yanlış olmuştur.
4-Davacının, ücretlerinin ödenmediğini iddia ettiği aylara ilişkin, davacı beyanına göre ücrek alacağı hesaplaması yapılmış ise de, ücret bordroları, banka kayıtları ve iş yeri belgeleri ile davacının alacak talep ettiği aylar karşılaştırılarak, iddia edilen aylarda ücret alacağının bulunup bulunmadığının tesbit edilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.12.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.