10. Hukuk Dairesi 2013/1200 E. , 2013/2543 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı, davalı şirkete ait işyerinde 01.01.2004-07.11.2009 tarihleri arasında aralıksız çalıştığını iddia ile bu sürelerinin sigortalı çalışma olarak tespitini istemiştir.
Mahkemece, ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir. Anılan Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Eldeki davada, Mahkemece davalı işveren tarafından sunulan yazılı belgeler ve dinlenen tanıkların beyanlarıyla iddianın doğrulanmaması nedenleriyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmış ise de, bu karar, eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır. Dosyadan, davacının 01.03.2004 tarihli ve ayrıca 22.08.2009 tarihli işe giriş bildirgelerinin bulunduğu ve bu tarihlerden başlamak üzere, davacının hizmet döküm cetvelinde kısmi bildirimlerin bulunduğu anlaşılmaktadır.Ayrıca, davacının dosyaya sunduğu 07.11.2008 tarihli ve 22.08.2009 tarihli tarfik ceza tutanakları sunulmuş olup, mahkemece, sunulan bu tutanağa konu aracın davalı şirkete ait olup olmadığı da, araştırılmamıştır. Yine, davacının bir dönem motorsikletli kargo görevlisi olarak çalışma iddiası karşısında, çalışmasının, tam zamanlı mı, yoksa, kısmi zamanlı mı, olduğu hususunda, yeterli araştırma yapılmadığı gibi, tarfik ceza kayıtları veya davacıdan hangi motorsikletleri kullandığı sorulmak ve plakalarına şöförüyle birlikte yapılmış resmi işlemlerin olup olmadığı araştırılmaksızın, ayrıca davalı kurumdan dava konusu dönemlerdeki kuruma bildirilen tüm dönem bordrolarının temini gerekirken, sadece, kısmi dönem bordrolarından araştırma yapılarak karar verilmesi isabetsizdir.
Bu tür davalarda davacının çalışmaları ile ilgili tüm belgeler davalı kurumdan; puantaj kayıtları ve ücret tediye bordrolarının asılları işverenden getirtilmeli, iş bu belgelerden sigortalının imzasını içerenler yönünden imzanın davacıya aidiyeti davacı tarafından kabul edilenler ile inkâr edilip de aidiyeti ehil bilirkişi incelemesiyle saptananlardan, yine, davacı tarafından hata-hile-ikrah durumu iddia ve ispat edilemeyenler bakımından, işbu yazılı belgelerin aksi eşdeğerde delillerle kanıtlanması için davacıya delilleri sorulmalı, dava konusu dönemde, özellikle, davacı ile birlikte çalışan ve işverenlerin bordrolarında kayıtlı kişiler ile, aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler emniyet araştırması ve Kurumdan sorulmak suretiyle saptanarak, bilgi ve görgülerine başvurulmalı; bunun dışında sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği, ya da, bildirim dışı kaldığı hususu gereğince araştırılmalı, tespiti istenen dönemde, davalı işyerinde Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa, belgeler getirtilmeli, özellikle, trafik ceza makbuzları olup olmadığı veya davacının işyerinde teslim aldığı ve teslim ettiği mallara ilişkin düzenlediği belgelerin, olup olmadığı araştırılmalı, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, çelişkiler vaki olursa, usulünce giderilmeli, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde, çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip, takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 18.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.