12. Ceza Dairesi 2017/9792 E. , 2020/3200 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : a) Sanıklar ... ve ... hakkında; TCK"nın 85/1, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
b) Sanık ... hakkında; TCK"nın 85/1, 62/1, 51/1-3-7-8, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanıklar müdafii, katılanlar vekili ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya sanıklarından ..."ün şirket müdürü olarak görev yaptığı ... Maden Petrol İnş. Taah. Mak. San. Teks. İth. ve İhr. Ltd. Şti. tarafından işletme ruhsatı alınan maden sahası içinde diğer dosya sanığı ..."ün şirket müdürü olarak çalıştığı ... isimli firma tarafından maden çıkarma faaliyetleri yürütüldüğü, adı geçen şirketler arasında kurulan bir sözleşme kapsamında bu faaliyetlerin devam ettiğinin dosya kapsamından anlaşıldığı, dosya sanıklarından ..."ın ... Maden Petrol İnş. Taah. Mak. San. Teks. İth. ve İhr. Ltd. Şti. bünyesinde şantiye şefi olarak çalıştığını beyan ettiği, müteveffa ..."ün ... isimli şirket bünyesinde makina yağları ve yağlama teknikeri olarak çalıştığı, olay günü müteveffanın görev tanımı dışında kalacak şekilde bir kamyonun sürücülüğünü yaptığı ve maden sahası içindeki bir tepe üzerinde faaliyette bulunduğu, müteveffanın kullandığı kamyonun yanında bir ekskavatörün yükleme işi yaptığı, bu esnada tepeden kopan büyük bir katmanın müteveffanın kullandığı kamyonun üzerine düştüğü ve bu şekilde sanıklardan Aslan ve Ahmet"in asli kusurlu olarak, sanık ..."un ise tali kusurlu olarak müteveffanın ölümüne sebebiyet verdikleri olayda;
A) Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin kusur durumuna, sanığın şantiye şefi olmadığına, katılanlar vekilinin meydana gelen neticede ölenin kusurunun bulunmadığına, bilinçli taksirin koşullarının oluştuğuna ve sair nedenlere ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında TCK"nın 85/1 ve 62. maddeleri uyarınca belirlenen 1 yıl 8 ay süreli hapis cezasının aynı Kanunun 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilirken, sanığın belirlenen denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceği yönünde ihtarda bulunulması gerekirken, belirlenen süre içinde kasıtlı bir suç işlenmesi halinde yazılı şekilde ertelenen cezanın tamamen infazına karar verileceğine yönelik ihtarda bulunulması,
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün (C) bendinin (7.) maddesinde yer alan "ERTELENEN CEZANIN TAMAMEN İNFAZINA" ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine "ERTELENEN CEZANIN TAMAMEN VEYA KISMEN İNFAZINA" ibaresinin eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
B) Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin kusur durumuna, sanığın şantiye şefi olmadığına, katılanlar vekilinin meydana gelen neticede ölenin kusur bulunmadığına, bilinçli taksirin koşullarının oluştuğuna ve sair nedenlere ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanıklar hakkında TCK"nın 85/1 ve 62. maddeleri uyarınca belirlenen 2 yıl 6"şar aylık hapis cezalarının aynı Kanunun 50/4 ve 50/1-a maddeleri uyarınca, bir gün karşılığı 20 TL olarak belirlenerek paraya çevrilmesi neticesinde cezaların 18.200 TL adli para cezası olarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde 18.000 TL adli para cezası olarak belirlenmesi,
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün (A) bendinin (4.) maddesi ile (B) bendinin (4.) maddesinde yer alan "(900x20 TL) sanığın 18.000.00 TL" ibarelerinin hükümden çıkarılarak yerine "(910x20) sanığın 18.200 TL" ibarelerinin eklenmesi; hükmün (A) bendinin (5.) maddesi ile (B) bendinin (5.) maddesinde yer alan "18.000.00 TL" ibarelerinin hükümden çıkarılarak yerine "18.200 TL" ibarelerinin eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA; 08.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.