23. Ceza Dairesi 2015/2814 E. , 2015/4296 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, kendisine ait Veteriner Kliniği deposundan muhtelif ilaçların çalındığını emniyet müdürlüğüne bildirmesi üzerine hırsızlık suçu ile ilgili olarak hazırlık soruşturmasına başlanıldığı, sanığın, söz konusu ilaçlara ilişkin faturalar ibraz ederek zararının karşılanması talebiyle şikayetçi sigorta şirketine başvuruda bulunduğu, soruşturma aşamasında katılan sigorta şirketi tarafından yapılan araştırmalara göre; sanığın deposundan çalındığını bildirdiği muhtelif ilaçların söz konusu depoda olmasının mümkün olmadığı belirtilip hırsızlık süsü verilerek olayın uydurulduğunun öne sürüldüğü, dinlenen tanıkların anlatımlarına göre de; söz konusu deponun sanık tarafından boşaltıldığının ve depo içerisindeki ilaç kolilerinin boş olduğunun beyan edildiği, bu şekilde sanığın, şikayetçi sigorta şirketinden poliçe bedelini almak maksadıyla deposunda sözde hırsızlık olduğuna ve muhtelif ilaçların çalındığına dair yalan söylemek suretiyle hasar bedelini şikayetçi sigorta şirketine tazmin ettirmeye kalkıştığının iddia edildiği olayda;
1- Sanık hakkında sigorta bedelini almak amacıyla suç uydurma eyleminde bulunduğu anlatılıp, 5237 sayılı TCK"nın 271 maddesi gereğince cezalandırılması talebiyle hakkında “suç uydurma” suçundan Asliye Ceza Mahkemesi"ne dava açıldığı, 5271 sayılı CMK"nın 225. maddesi uyarınca hükmün konusu, iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup; “suç uydurma” suçu ile ""nitelikli dolandırıcılık” suçlarının birbirlerinden ayrı ve bağımsız suçlar olduğu, iddianameye konu olan ”suç uydurma"" suçunun nitelikli dolandırıcılık suçuna dönüşmeyeceği iddianamede bir suçun izahı sırasında başka bir suçtan bahsedilmesinin o suçtan da dava açılmış anlamına gelemeyeceği ilkeri dikkate alındığında, Asliye Ceza Mahkemesi"nce verilen görevsizlik kararı ile iddianame dışına çıkılmasının mümkün olmadığı, iddianamede tavsifi yapılan ve açıkça sanık hakkında " suç uydurma" suçundan açılan dava ile bağlı kalınarak yargılamaya devam edilip karar verilmesi gerektiği, iddianamedeki sevk ve anlatıma göre, "sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılık" suçundan sanık hakkında açılmış bir dava bulunmadığından, bu suçlardan yargılama yapıp karar vermek için ayrı bir iddianame tanziminin gerektiği gözetilmeden, dava konusu iddianame dışına çıkılarak ve dava konusu yapılmayan "nitelikli dolandırıcılık" suçundan hüküm kurulması ve ayrıca suç uydurma suçundan açılan bir dava olmasına rağmen hüküm kurulmaması,
Kabule göre de;
2- Nitelikli dolandırıcılık suçundan adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünde; sanık hakkında 5237 sayılı TCK"nın 158/1,f, son maddesi gereğince haksız menfaat miktarının 17.000 TL ve haksız menfaatin iki katının 34.000 TL olması dikkate alınarak temel cezasının bu miktardan az olmayacak şekilde belirlenip, sanığın, "1.700 gün adli para cezasıyla cezalandırılmalarına, aynı Kanun"un 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 1416 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun"un 52. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL"den hesap edilmek suretiyle netice olarak 28.320 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına" şeklinde uygulama yapılması gerektiği gözetilmeyerek sanık hakkında Kanun"daki gün para cezası sistemi düzenlemesine uygun olmayacak şekilde doğrudan 34.000 TL adli para cezasına hükmedilip indirimin de bu miktar üzerinden hesaplanarak sonuç olarak 28.433 TL adli para cezası ile cezalandırılmak suretiyle 113 TL fazla para cezası tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK" nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.