10. Hukuk Dairesi 2012/644 E. , 2013/1993 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, eksik bildirilen prime esas kazançların tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum ve davalı işveren vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum ve davalı işveren vekillerinin , sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Hizmet tespitine yönelik davalarda, davacı işçinin çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliği dikkate alınarak, ücretinin ve davalı Sosyal Güvenlik Kurumu’na (Devredilen SSK), davalı işveren tarafından ödenen ve ödenmesi gereken primlerin miktarının belirlenebilmesi amacıyla, prime esas kazancın tespitinde, gerçek ücretin esas alınması koşuldur.
Davanın niteliği gereği, çalışma olgusunun her türlü delille ispatlanabilmesine karşılık ücretin ispatında bu denli bir serbestlik söz konusu değildir. Çalışma olgusunun her türlü delille kanıtlanması olanağı bulunmakla birlikte; Hukuk Genel Kurulu’nun 2005/21-409 Esas, 2005/413 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 288. maddesindeki yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır.
Ücret miktarı HMK’nun Geçici 1. maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle HUMK 288. maddesinde belirtilen sınırları aşıyorsa, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe haiz olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, işçinin imzasının bulunduğu aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle ispatı mümkündür.
Yazılı delille ispat sınırın altında kalan miktar için, yine, HMK’nun Geçici 1. maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle HUMK’nun 289. maddesi gereğince tanık dinletilebilir. Tespiti istenen miktar sınırı aşıyor olsa bile varlığı iddia edilençalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinletilmesi mümkündür.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 1’inci maddesinin 2’nci fıkrası uyarınca 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 288’inci maddesinin “Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri dörtyüz milyon lirayı geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple dörtyüz milyon liradan aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz.” hükmünü, anılan Kanunun 289’uncu maddesinin ise “288"inci madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati halinde tanık dinlenebilir.” hükmünü içermektedir.
5236 sayılı Kanunun 19’uncu maddesi ile Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa eklenen ek 4’üncü maddeye göre söz konusu parasal sınırın 2007 - 2011 yılları arasında 460 ila 590 TL., 6100 sayılı Kanunun 200’üncü maddesi nazara alınarak 01.10.2011 tarihinden itibaren 2.500 TL. olarak belirlenmiştir.
Somut olay incelendiğinde; davacının davalı şirket işyerinde müşteri temsilcisi olarak 07.12.2001-06.12.2002 tarihleri arası 1.000-TL, 07.12.2002-30.06.2003 tarihleri arası 1.300-TL , 01.07.2003-31.12.2004 tarihleri arası 2.500-TL , 01.01.2005-30.11.2005 tarihleri arası 2.750-TL net aylık ücret ve yılbaşı ile ramazan ve kurban bayramlarında 1/2 maaş tutarı ikramiye ödenerek çalışmasına rağmen başlangıçta 500-TL. ve sonradan 550-TL prime esas kazanç bildiriminin davalı kuruma işverence eksik bildirildiği ve davalı işveren tarafından eksik bildirilen prime esas kazançların tespitine karar verilmesini istediği görülmüştür.
Mahkemece,davanın kısmen kabulü ile davacının;07.12.2001-31.12.2001 tarihleri arasında net aylık 850,00.-TL ücretle, 01.01.2002-31.12.2002 tarihleri arasında net aylık 1.000.-TL ücretle,01.01.2003-31.12.2003 tarihleri arasında net aylık 1.300.-TL ücretle,01.01.2004-30.06.2004 tarihleri arasında net aylık 2.100.-TL ücretle, 01.07.2004-31.12.2004 tarihleri arasında net aylık 2.200.-TL ücretle,01.01.2005-31.11.2005 tarihleri arasında net aylık 2.750.-TL ücretle,506 sayılı yasa kapsamında davalı şirkette hizmet akdi ile çalıştığının tespitine karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunun ücretin tespiti yaklaşımı isabetsiz olduğu gibi, buna yönelik hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Mahkemece, davacının almış olduğu son ücretin 2.750-TL olduğunun tespitine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Ancak önceki dönemlere ilişkin ücret tespitine yönelik araştırma yeterli bulunmamıştır.
Mahkemece, Hukuk Genel Kurulu’nun 2005/21-409 Esas, 2005/413 Karar sayılı kararı gözetilerek, yeterli ve gerekli bir araştırmayla (özellikle imzalı ücret bordroları, ücret ödemeye dair banka dekontları, diğer ödeme belgeleri v.s celbedilerek) ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle karar tesisi isabetsizdir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda, araştırma yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalılar vekillerinin, bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı şirkete iadesine, 12.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.