23. Hukuk Dairesi 2018/2000 E. , 2020/760 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davaların kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Asıl davada davacı vekili, davalı ..."a ait Silivri 1.İcra Müdürlüğünün 2012/1701 ve 1702 E. sayılı dosyaları ile başlatmış olduğu takiplerin konusu alacakların muvazaalı olduğunu ileri sürerek müvekkiline ait 3 adet takip dosyasındaki alacağın faiz ve fer"ilerini karşılayacak şekilde davalının muvazaalı tasarruflarının iptali ile müvekkil dosya alacağına ödenmesini, birleşen dosyalarda davacılar vekilleri, davalı ..."a ait Silivri 1. İcra Müdürlüğünün 2012/ 1701 E. sayılı dosyasından yapılan 13.12.2012 tarihli sıra cetvelinde davalı alacağına birinci sırada yer verildiğini, alacağın muvazaalı olması nedeniyle davalının alacağının sıradan çıkarılarak davalıya ayrılan paranın birleşen davalardaki davacı alacaklarına ödenmesini talep ve dava etmişlerdir.
Asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekili, müvekkilinin alacağın gerçek olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Asıl davada davalı... İnş. Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin ihalelere girmek için borç aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.10.2014 tarihli ve 2014/619E. 2014/323 K. sayılı ilamı ile asıl ve birleşen davaların kabulüne dair kararını asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekilinin temyiz etmesi üzerine, Dairemizin 18.11.2015 tarihli ve 2015/1521 E. 2015/7378 K. sayılı ilamı ile muvazaa nedenine dayalı sıra cetvelinin iptali istemini inceleme görevinin İİK"nın 142/1. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu, gerekçesiyle görev yönünden bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda muvazaa nedeniyle sıra cetveline itiraz davalarında ispat yükünün davalı alacaklı da olduğu, davalı alacaklı ..."ın alacağının gerçekte var olup olmadığını birbirini doğrulayan delillerle, belgelerle ispatlaması gerektiği, davalı alacağının takiplerin başlatıldığı tarihlerden önce doğduğunu ispatlayamadığından asıl ve birleşen davalarda davacılar vekillerinin davalarının kabulü ile asıl davada davacı vekilinin icra takip dosyalarındaki toplam alacağının miktarı kadar davalının Silivri İcra Müdürlüğünün 2012/1702 E. sayılı dosyasındaki alacağa ilişkin tasarrufun iptaline, iptal edilen kısım yönünden davacıya alacağını tahsil yetkisi tanınmasına, birleşen davalarda davacıların başlatmış olduğu takiplerdeki toplam alacak miktarı kadar Silivri İcra Müdürlüğünün 2012/1701 E. sayılı dosyasındaki davalının alacağına sıra cetvelinde ayrılan paydan yargılama giderleri ile vekalet ücreti de dahil olmak üzere davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı asıl davada davalı... İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti. vekili ve asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Asıl dava, muvaza iddiasına dayalı tasarrufun iptali, birleşen davalar sıra cetveline itirazdan ibarettir. Bir sıra cetveli için muhtelif alacaklılar tarafından farklı tarihlerde, farklı alacaklılara husumet yöneltilerek şikayette bulunulmuş olsa dahi, tüm şikayetlerin birlikte incelenerek varılacak uygun sonuç çerçevesinde tek bir kararla sonuçlandırılması; birbiriyle çelişik hükümlerin engellenmesi gereğinden, bir dosyada verilen kararın diğer dosyanın sonucunu etkileme olasılığından ve sıra cetveline ilişkin özel usul hükümlerinden kaynaklanan bir zorunluluktur. Aynı sıra cetveline yönelik farklı şikayetler hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması, kararların infazında da şüphe ve tereddütlere neden olarak uyuşmazlıkların uzun süre devam etmesi ihtimali doğurabilir.
Somut olayda Silivri 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/6 E sayılı dosyasında görülen davanın da aynı sıra cetveline itiraz olduğu gözetilerek, HMK"nın 166/4. maddesi uyarınca birbiri ile bağlantılı olduğunun kabulü ile, önce esasa kaydı yapılan dosya ile birleştirilmek üzere hükmün re"sen bozulması gerekmiştir.
2- Bozma nedenine göre, asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir
3- Kabule göre, sıra cetveline itiraz davalarında tahsil hükmü içeren eda hükmü kurulmadığından, maktu tarife üzerinden belirlenecek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Öte yandan dava, birden fazla alacaklı tarafından açılır ve kabul edilirse; davacı alacaklılar sıra cetveline göre davalı alacaklıya isabet eden paydan alacaklarını temin edeceklerdir. Bu tutar davacı alacaklıların sıra cetveline göre istifade edebilecekleri alacak tutarı ile yargılama giderlerinden ibarettir. Artan para olursa davalıya bırakılacaktır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hükmün re"sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bozma nedenine göre asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.