Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2012/23413
Karar No: 2013/1811

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/23413 Esas 2013/1811 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2012/23413 E.  ,  2013/1811 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :İş Mahkemesi


    Dava, maluliyet başlangıcının 01.09.2003 tarihi olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
    Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    506 sayılı Kanunun 53. maddesine göre, “…Kurum hastanelerince düzenlenecek usulüne uygun sağlık kurulu raporları ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu çalışma gücünün en az 2/3’ünü yitirdiği Kurumca tespit edilen sigortalı, malullük sigortası bakımından malul sayılır.” Hastanelerin sağlık raporları arasında çelişki bulunması durumunda, bu çelişkinin, 109. maddede belirtilen prosedüre uyularak, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan, itiraz halinde ise Adli Tıp Kurumundan alınacak raporla giderilmesi gereklidir(5510 sayılı Kanunun 95. maddesi). Ancak Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan verilecek rapor ile Adlî Tıp Kurumu’ndan alınacak rapor arasında çelişki mevcut olması halinde Adli Tıp Genel Kurulundan rapor alınmalıdır.
    Somut olayda; davacının 03.07.2003 tarihinde maluliyet aylığı tahsis talebinde bulunduğu, davalı Kurum tarafından sigortalı olarak işe başladığı anda maluliyeti gerektirir rahatsızlığının bulunduğu gerekçesiyle talebinin reddedildiği, yargılama aşamasında Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 06.05.2011 günlü raporu ile çalışma gücünün 2/3 oranında kaybettiğinin, başlangıcının da 30.12.2010 tarihli üniversite hastanesi rapor tarihi olduğunun bildirildiği, davacının maluliyetin başlangıcına yaptığı itiraz üzerine, 27.02.2012 tarihli Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporunda ise davacının beden çalışma gücünü 21.03.2002 tarihi itibariyle 2/3 oranında kaybetmiş olduğu sonucuna varıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu ile Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporları arasında açık çelişki bulunduğundan, belirtilen usul çerçevesinde maluliyetin başlangıcı yönünden Adli Tıp Genel Kurulundan rapor alınarak çelişki giderilmelidir.
    Sigortalının maluliyetinin başlangıcı tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlendikten sonra, davacı asil HMK’nın 31. maddesi gereği isticvap edilerek talebi açıklattırılarak, malullük aylığı tahsis talebi bulunup bulunmadığı belirlenmeli, tahsis talebinin varlığı halinde, “Malûllük aylığından yararlanma şartları” başlığını taşıyan 506 sayılı Yasanın 54. maddesinin “Sigortalının, malûllük aylığından yararlanabilmesi için: … b) Toplam olarak 1800 gün veya en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, sigortalılık süresinin her yılı için ortalama olarak 180 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olması,  şarttır.” hükmü gözetilerek, sigortalının toplam 1800 gün primi ödenmiş sigortalılığı bulunup bulunmadığı araştırılmalı, bulunmadığı takdirde, 5 yıldan beri sigortalı olup, her yıl için ortalama 180 gün primi ödenmiş sigortalılığının bulunup bulunmadığı, “toplam prim ödeme gün sayısı x 360 : toplam sigortalılık süresi” formülünden hareketle belirlenmeli, malullük aylığı şartlarının varlığı halinde, anılan Yasanın “Aylığın başlangıcı” başlığını taşıyan 56. maddesinin 1. fıkrasının “Sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan sonra yazılı istekte bulunan ve malûllük aylığına hak kazanan sigortalının aylığının ödenmesine, kendisinin yazılı isteğinden, malûl sayılmasına esas tutulan raporun tarihi yazılı isteğini takibeden takvim ayından sonraki bir tarih ise bu raporun tarihinden sonraki ay başından başlanır.” hükmü gözetilerek, malullük aylığı başlangıç tarihi belirlenerek, varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
    Mahkemece, bu maddi ve hukuki esaslar göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi