10. Hukuk Dairesi 2020/10255 E. , 2021/2236 K.
"İçtihat Metni"Bölge Adliye
Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İlk Derece
Mahkemesi : ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, yaşamlarını yitiren sigortalı eş ve baba üzerinden hak sahibi sıfatıyla çift ölüm aylığı bağlanması gerektiği, aksine kurum işleminin iptali ve kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum avukatınca istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf isteminin esastan reddine dair karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın temyizen incelenmesi davalı Kurum avukatı tarafından istenmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davalı Kurumun müvekkile gönderdiği 31/05/2018 tarih 5178242 sayılı yazıda, ... Bağkur numaralı 8/945511 sayılı tahsis dosyasından 17.479,88 TL borcunun olduğu belirtildiği ve ödenmesinin istendiğini, Söz konusu yazı üzerine müvekkilinin davalı kuruma 14/06/2018 tarih 5981565 sayılı dilekçe ile müracaat ederek borcun nedenini sorduğunu, davalı kurumun 19/06/2018 tarih 38165264 sayılı cevabi yazısında, ... Bağkur numaralı müvekkilin babası ..."dan dolayı bağlanan ölüm aylığının 1479 sayılı Kanun ve 2013/26 sayılı Genelgeye istinaden asgari ücretin brüt tutarından fazla olmaması koşuluna bağlı olduğu, iç denetmenlerce yapılan araştırmada müvekkilin gelirinin asgari ücretin tutarının üzerinde olduğunun tespit edildiğini bu nedenle söz konusu borcu ödenmesi gerektiğinin belirtildiğini, Müvekkilinin davalı Kurumun bu yazısının ve tespitlerinin hatalı olduğu gerekçesiyle yaptığı itirazın da Kurumca reddedildiğini, dava konusu işlemin hukuka açıkça aykırı olduğunu, her ne kadar müvekkilinin gelirinin brüt asgari ücretin üzerinde olduğu iddia edilerek müvekkilinin ölüm aylığının kesilmesine ve yapılan yersiz ödemenin iadesine karar verilmişse de, Müvekkilinin eşinden ve babasından dolayı almakta olduğu gelirden (maaş) başka bir gelirin söz konusu olmadığını, müvekkilinin adına kayıtlı olduğu belirtilen tarlada çok cüzi bir hissesinin bulunduğunu, miktarın bırakın tarımsal faaliyet yapılması, ekonomik değeri dahi olmayan ve fiilen kullanılması imkansız olan bir tarla olduğunu, Müvekkilin hissesinin ise tarla olarak kullanılması imkansız kadar düşük olduğunu, nitekim halihazırda söz konusu yerde hiçbir tarımsal faaliyet yapılmadığı gibi herhangi bir gelir elde edilmesinin de söz konusu olmadığını, müvekkilinin tarımsal hiçbir faaliyetinin söz konusu olmadığının Mucur İlçe Tarım Müdürlüğünden alınan ve mahkemeye sunulan yazıdan da açıkça görüldüğünü, davalı Kurum tarafından gelir testlerinden de müvekkilin başkaca hiçbir gelirinin olmadığı yazılı belgeler ve kayıtlarla sabit olduğunu belirterek, davalı Kurum"un dava konusu 25/12/2018 tarih, 38165264-205.02.01-E.17656072 sayılı işleminin ve müvekkilinin aylığının kesilmesine, yersiz ödemenin iadesine ilişkin işlemlerinin iptaline ve müvekkilinin haklarının aynen devamına karar verilmesini, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP:
Davalı Kurum vekili, usul ve yasaya uygun olmayan davanın reddinin gerektiği, ... Bağkur numarası ile yaşlılık aylığı almakta iken vefat eden ...’ın ... TC kimlik numaralı hak sahibi kızı ...’in 22/04/2010 tarihinde babasından dolayı ölüm aylığı talebine istinaden tarafına 01/03/2010 tarihinden başlamak üzere ölüm aylığı bağlandığı, müdürlüklerince ikametgahı ...’da olması nedeniyle ... Sosyal İl Müdürlüğüne gelirin asgari ücretin brüt tutarından fazla olup olmadığının araştırılması için 18/05/2017 tarih ve 6499304 sayılı yazı yazıldığını, ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü denetmenlerince tutulan raporun 08/05/2018 tarih ve 3962982 sayı ile İl Müdürlüklerine intikal ettiğini, denetim raporunda ...’in elde ettiği gelir ve aylık toplamının 01/10/2011-31/12/2015 tarihleri arasında ilgili dönem iş kanununa göre 16 yaşından büyük sanayi kesiminde çalışan işçiler için tespit edilen asgari ücret brüt tutarının üzerinde olduğu belirtildiğini, denetim raporunun tarihi 06/04/2018 olup kurum hatası kapsamında geriye dönük 5 yıllık değerlendirme yapılarak Nisan 2013 tarihi itibariyle aylığı durdurulduğunu, en son 31/12/2015 tarihine kadar geliri brüt asgari ücret tutarından fazla geliri olması nedeniyle takip eden ödeme dönemi olan Ocak 2016 tarihi itibariyle aylığının yeniden başlatıldığını, Nisan 2013- Ocak 2016 tarihleri arası 17.497,88 TL yersiz maaş ödemesi yapıldığının tespit edildiğinin, ilgiliye 07/06/2018 tarihinde bilgi verildiğini, 1497 sayılı kanunun 45. Maddesinin c fıkrası gereğince kız çocukları için hak sahipliği olma şartı geçimini sağlayacak gelirinin bulunup bulunmadığı şartı olduğunu, 22/09/2016 tarih ve 5040387 sayılı genel yazı ile 01/10/2016 tarihinden sonraki dönemler için gelir tespiti yapılmayacak 5510 sayılı kanunun 34. Maddesine göre kız çocuklarının kendi çalışmasından dolayı gelir/aylık alıp almadıklarına göre hak sahipliği kontrolü yapılmakta olduğunu beyanla davanın reddine, dava masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince; "Kurumun 381165264/205.02/5558805 sayı ve 07/06/2018 tarihli işleminin iptaline" şeklinde karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
“Bu açıklamalar ışığında dava konusu olay değerlendirildiğinde, davalı Kurumun davacının babasından dolayı 1479 sayılı Kanun kapsamında aldığı ölüm aylığını, bağlandığı tarihten itibaren “gelirinin brüt asgari ücretin üzerinde olduğu” gerekçesi ile iptal ederek borç çıkarması işleminin hatalı olduğu anlaşılmıştır. O halde, davacıya 1479 sayılı Kanunun 45. maddesine göre babasından dolayı bağlanan yetim aylığının, eşinden dolayı 506 sayılı Kanuna göre bağlanan dul aylığının brüt asgari ücretten fazla olduğu gerekçesiyle kesilmesine yönelik Kurum işleminin iptaline, kesilen aylıkların bağlanmasına, davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine dair Mahkeme kararı ve gerekçesinin yerinde olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı vekili, bölge adliye mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dosya kapsamı incelendiğinde, davacıya 9.2.2010 tarihinde yaşamını yitiren sigortalı eşi üzerinden dolayı 4/a kapsamında ölüm aylığı bağlandığı ve aynı zamanda 15.12.1986 tarihinden itibaren ölen babası üzerinden 4/b ölüm aylığı bağlandığı, kurum tarafından eşinden aldığı aylığın asgari ücretin üzerinde olduğu gerekçesiyle aylığın iptal edilerek 2013/nisan-2015/aralık arası 17.479,88 TL yersiz aylık tahakkuk ettirilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davanın Yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve “Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması” başlığını taşıyan 34. maddesinde, sigortalının evli olmayan, boşanan, dul kalan kızlarına ölüm aylığı bağlanabilmesi, bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmama veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olma koşullarına bağlanmış, “Aylık ve gelirlerin birleşmesi” başlıklı 54. maddede ise bu Kanuna göre bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi durumunda, hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığının bağlanacağı hüküm altına alınmıştır.
Belirtilen açıklamalar ışığında dava dosyası incelendiğinde, babası üzerinden aylık alma açısından hakkı doğuran olay eşinin vefat ettiği tarih olacağından, söz konusu 9.2.2010 tarihteki ilgili mevzuatın yukarıda belirtilen maddeleri uyarınca davacının çift aylığa hak kazanamadığı belirgindir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının, HMK"nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine ve kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25/02/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.