10. Hukuk Dairesi 2013/501 E. , 2013/1327 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, davacının, davalı işveren nezdinde 15.04.1996 – 13.03.2007 tarihleri arasında kesintisiz çalışmasında eksik bildirilen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirttiği gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ve davalı ... avukatları ile davalı ... tarafından temyiz etmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir. Anılan Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur.Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Eldeki somut olayda; davacının, davalı işveren nezdinde 15.04.1996 – 13.03.2007 tarihleri arasındaki kesintisiz çalışmasında; çalışmalarının, 16.07.1996 tarihinden itibaren Kuruma bildirildiğinin, 15.04.1996 – 31.12.1996 tarihleri arasında 132 gün, 1997 yılında 120 gün, 1998 yılında 106 gün, 1999 yılında 117 gün ve 01.01.2007 – 13.03.2007 tarihleri arasında 33 gün eksik bildirilen çalışmalarının tespitini talep ettiği; Mahkemece, 16.07.1996 işe giriş tarihli sigortalı işe giriş bildirgesi verilmesi, inceleme konusu yapılan birkısım ücret bordrolarındaki imzaların davacının el ürünü olup olmadığı hususunda açık ve net bir kanaat bildirmeyen Jandarma Bölge ... Laboratuar Amirliği’nce düzenlenen yetersiz bilirkişi raporu, soyut tanık beyanlarına itibar edilerek eksik araştırma ile davacının, davalı işveren nezdinde 16.07.1996 tarihinde işe başladığı, 1996 yılının 10. ayında 10 gün, 1996 yılının 11. ayında 10 gün, 1999 yılının 6. ayında 10 gün, 1999 yılının 7. ayında 10 gün, 2007 yılının 1. ayında 18 gün, 2007 yılının 2. ayında 14 gün olmak üzere 13.03.2007 tarihine kadar çalışmalarında 72 gün çalışmasının bildirilmediğini kabul ederek, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında; davacının, kesintisiz olduğunu iddia ettiği çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla; davacının, talep döneminin başı olan 1996 yılının 2. dönemine ilişkin dönem bordrosunun Kurumdan celbedilmeli; dosyaya ibraz edilen ücret bordrolarındaki imzaların davacıya ait olup olmadığı hususunda, uzman bilirkişi tarafından imzaların davacının el ürünü olup olmadığı hususunda net bir rapor aldırılmalı; davacının el ürünü imzalar olduğu belirtilen belgelerin, davacı tarafından hile, hata veya manevi baskı altında imzaladığının ileri sürülüp sürülmediği ve davacının bu yöndeki iddiasını ispatlayıp ispatlamadığı değerlendirilmeli; dava konusu dönemde davacı ile birlikte çalışan ve işverenin bordrolarında kayıtlı kişiler ile, gerektiğinde, aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler saptanarak, re’sen bilgi ve görgülerine başvurulmalı; bunun dışında sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği, ya da, bildirim dışı kaldığı hususu araştırılmalı, tespiti istenen dönemde davalı işyerinde Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa, belgeler getirtilmeli; yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, böylece, bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip, takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı ve davalı ... avukatları ile davalı ...’in bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacı ve davalı ..."e iadesine, 05.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.