6. Ceza Dairesi 2015/3227 E. , 2018/3446 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ... hakkında yakınan ..."a yönelik yağma suçundan kurulan hükmün incelemesinde;
Sanık ... hakkında yağma suçundan, Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin 23.05.2006 tarih ve 2006/78 Esas, 2006/158 Karar sayılı ilam uyarınca 5237 sayılı TCK"nın 149/1-a-c, 31/2, 168/4-3/1, 62. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezasının hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetimli serbestlik altında tutulmasına karar verildiği, bu kararın sanık savunmanın itirazı üzerine Balıkesir Ağır Ceza Mahkemesinin 29.06.2006 gün, 2006/654 Değişik iş sayılı kararı uyarınca itirazın reddine karar verilerek kesinleştiği, sanığın Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığının Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğünce düzenlenen denetimli serbestlik tedbirinin infazı için 10 gün içerisinde müracaatı aksi halde hakkındaki hükmün açıklanması için mahkemesine bildirimde bulunulacağına ilişkin 02.10.2006 günlü çağrı kağıdının sanığın birlikte sakin reşit kardeşine 20.10.2006 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın çağrı kağıdının tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde herhangi bir müracaatının bulunmadığı ve denetimli serbestlik altında tutulmasına başvuru süresinin 30.10.2006 tarihinde sona ermesi üzerine Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığının Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğünce 30.11.2006 tarihinden Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulmuştur.
Yargıtay Yüksek Ceza Genel Kurulu"nun 01.03.2016 tarih 2015/3-599 Esas, 2016/99 Karar sayılı ilamında da; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin davalarda dava zamanaşımı süresinin ne zaman duracağı ve ne zaman işlemeye başlayacağını tartışmıştır. Anılan kararda; “Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi durumunda dava zamanaşımı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarihte durmaya başlayıp denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde denetim süresi sonunda, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde ise yeni suçun işlendiği veya denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine aykırı davranıldığı tarihte dava zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar” hükmüne yer verilmiştir.
Olayımızda, sanık ..."in eylemine uyan 5237 sayılı TCK"nın 149/1-a-c, 31/2, 168/4-3.1, maddelerindeki suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 66/1-d, 66/2-4, 67/4. maddelerinde öngörülen 11 yıl 3 aylık zamanaşımı süresine tabi olduğu; suçun işlendiği 30/01/2006 tarihinde başlayan dava zamanaşımı süresinin 30/04/2017 tarihinde dolduğu, ancak Yargıtay Yüksek Ceza Genel Kurulu"nun anılan kararı nazara alındığında, sanık hakkında verilen "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" ilişkin kararın kesinleştiği 29.06.2006 tarihi ile denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine aykırı davranılan 30.10.2006 tarihleri arasında dava zamanaşımı süresinin 4 ay 1 gün süreyle durduğunun kabulü gerektiği, bu sürenin olağanüstü zamanaşımı süresine eklenmesi halinde sanık hakkında açılmış bulunan kamu davasının 31.08.2017 tarihinde, zamanaşımına uğradığı anlaşılmıştır.
Dava zamanaşımının inceleme tarihinden önce dolmuş olması, bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK"nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 07/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.