
Esas No: 2020/1934
Karar No: 2022/9797
Karar Tarihi: 11.04.2022
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2020/1934 Esas 2022/9797 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Sanık, cinsel taciz, tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma ve hakaret suçlarından mahkum edilmiştir. Ancak, huzur ve sükunu bozma suçunun oluşması için eylemlerin ısrarla tekrarlanması ve süreklilik arz etmesi gerektiği belirtilerek sanık beraat etmelidir. Ayrıca, mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiği, tehdit suçunda gerekçesiz hüküm kurulduğu ve uzlaşma kapsamına alınmayan suçlar için yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu olduğu vurgulanmıştır. Kararda yer alan kanun maddeleri şunlardır: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141, 5271 sayılı CMK'nın 34/1, 230 ve 1412 sayılı CMUK'nın 308/7. maddeleri, TCK’nın 106. maddenin 1. fıkrasının 1. cümlesi, CMK’nın 253/3. maddesi, 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik CMK'nın 253. maddesi, 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi, 17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesi ve Anayasanın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251 vd maddeleri.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Cinsel taciz, tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığı
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma ya da aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerinin bir kez yapılmasının yeterli olmadığı, eylemlerin ısrarla tekrarlanması, süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükûnunu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir.
Somut olayda; sanık ile katılan ... arasında çok sayıda karşılıklı arama bulunması karşısında, huzur ve sükunu bozma saikinin ne şekilde oluştuğu açıklanmadan sanığın, ...’ya yönelik kişilerin huzur ve sükununu bozma eylemi nedeniyle beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
2) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141, 5271 sayılı CMK'nın 34/1, 230 ve 1412 sayılı CMUK'nın 308/7. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiillerinin ve bunların nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, tehdit suçundan gerekçesiz hüküm kurulması,
3) Suç tarihinde uzlaşma kapsamında olan hakaret ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarının, bu kapsamda kalmayan tehdit suçu ile birlikte işlenmesi ve CMK’nın 253/3. maddesi dikkate alındığında, soruşturma aşamasında yapılan uzlaşma teklifinin geçersiz olduğunun anlaşılması karşısında, 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik CMK’nın 253/1. madde hükmü uyarınca, TCK’nın 106. maddenin 1. fıkrasının 1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması nedeniyle CMK’nın 253/3. maddesinin uygulanma olanağının ortadan kalktığı, bu nedenle de kişilerin huzur ve sükununu bozma, hakaret ve tehdit suçlarına ilişkin 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4) 17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulamasıyla ilgili olarak CMK’ ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020 /81 esas, 2021/4 sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasanın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren cinsel taciz, kişilerin huzur ve sükununu bozma, hakaret ve tehdit suçları yönünden; Anayasanın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251 vd maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafisi ve sanık ...’un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, tehdit suçu yönünden başkaca yönler incelenmeksizin HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine,11/04/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.