11. Hukuk Dairesi 2018/3338 E. , 2019/4716 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 28/11/2017 tarih ve 2015/341 E-2017/582 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi’nce verilen 07/03/2018 tarih ve 2018/144- 2018/188 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı şirkete 18.09.2003 tarihinde hisse devri ile %96 oranında ortak olduğunu, sahip olduğu %96"lık hissesini davalı babasının talebi üzerine 14.08.2013 tarihinde bedelsiz olarak babasına devrettiğini, 18.09.2003 ile 14.08.2013 tarihleri arasında davacıya kâr payı ödenmediğini, davacının davalı şirkete 14.05.2014 tarihinde %25 oranında yeniden ortak olduğunu, %71 oranındaki hissesinin kendisine verilmediğini, davacıya 2014 yılı kâr payının verilmediğini, davalı şirketin üzerine taşınmaz mal alınamadığını, şirketin tüm mal varlığının diğer ortak davalı ... üzerine kayıtlı olduğunu, bu taşınmaz malların mülkiyetinin davalı şirkete ait olması gerektiğini ileri sürerek, şirketin özsermayesinin, piyasa rayiç değerinin, davacının hissesinin piyasa rayiç değerinin, davalı ..."nın 18.09.2003 tarihinden itibaren satın aldığı taşınmazların ve değerlerinin, davalı şirketin 18.09.2003 tarihinden dava tarihine kadar elde ettiği kârın güncel değerinin tespitine, davalının 18.09.2003 - 14.08.2013 arası dönemde ve 2014 yılı için alması gerekirken almadığı kâr payı için fazlaya ilişkin hakları saklı 10.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davacının tespit davası açmakta hukuki yararının olmadığını, davalının hissesini devrettiği tarihten önceki döneme ilişkin kâr payı talep edemeyeceğini, 2014 yılı için de ortaklar kurulunun kâr payı dağıtımı için almış olduğu bir karar bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, davacının eda davası açma imkanı varken tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığı, 2013"te hissesini tüm aktif ve pasifiyle devretmiş olduğundan o tarihten öncesine ilişkin kâr payı talep edemeyeceği, 2014 yılı için davalı şirketin kâr payı dağıtımı yönünde genel kurul kararı bulunmadığı gerekçesiyle, tespit davasının hukuki yarar yokluğundan, alacak davasının esastan reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince, davacının çıkma payı veya sorumluluk davası açması mümkün iken, tespit davası açmakta güncel hukuki yararının bulunmadığı, hisse devrinden önceki döneme ilişkin kâr payı talep edemeyeceği, 2014 yılı için de kâr payı dağıtımı hususunda alınmış bir genel kurul kararı olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK"nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK"nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK"nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 24/06/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.