11. Hukuk Dairesi 2018/3147 E. , 2019/4712 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28/03/2017 tarih ve 2014/32 E.-2017/120 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 08/03/2018 tarih ve 2017/1401-2018/268 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin ilaç, sağlık, kimyasal ve medikal ürünler sektöründe faaliyet gösterdiğini, "ONKO İLAÇ VE SANAYİ VE TİCARET A.Ş. + Şekil" ibareli tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalının davacıya ait ticaret unvanının esas unsurunun ve tescilli markasının aynısı olan "ONKO" ibaresini 02.12.2013 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere adına tescil ettirdiğini, davalı markasının davacı adına tescilli markanın ayırt edilmeyecek ve iltibasa yol açacak derecede benzeri olduğunu, davacı markasının itibarını ve ayırt edici karakterini zedelediğini, davalının kötüniyetli olduğunu, davalının eylemlerinin davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne, hükmün ilanına, 1.000 TL manevi ve şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, yasal süresi içinde davaya cevap vermemiş, aşamalarda davalının tescilli markasının davacı markasına benzemediğini, emtiaların da farklı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK"nın 7/1-b maddesi anlamında benzerliğin bulunmadığı, davalı adına tescilli markanın, tescil kapsamındaki 03. sınıfta yer alan "…Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil). Sabunlar…" emtiası yönünden 556 sayılı KHK"nın 8/1-b maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davalı yanın adına tescilli markayı tescil kapsamında kullanmasının 556 sayılı KHK kapsamında marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmediği, davacı adına tescilli markanın tanınmış olduğunun da ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davalı markasının 3. sınıfta yer alan "parfümeri, kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insanlar ve hayvanlar için deodorantlar dahil), sabunlar" emtiası yönünden hükümsüzlüğüne, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi"nce, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK"nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK"nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK"nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 24/06/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.