10. Hukuk Dairesi 2012/6659 E. , 2013/907 K.
"İçtihat Metni"....
Dava, 1479 sayılı Kanun kapsamında...sigortalılığının ve 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılandırmadan yararlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ve davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- 1479 sayılı Kanun, zorunlu sigortalılık şemsiyesi altına alınan “..... ve diğer bağımsız çalışanlara” kanunda yazılı sosyal güvenlik hükümlerini uygulama amacını taşımakta olup, aynı Kanunun 24/1-a ve 25’inci maddelerinde ....., gelir vergisi mükellefiyetinin başladığı tarih esas alınarak belirlenmesi ölçütünü getirirken; 26’ncı madde ile de, sigortalı olma hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağını, ayrıca, bu kanuna göre sigortalı sayılanların, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren üç ay içinde kuruma başvurarak kayıt ve tescil yaptırmalarının zorunlu olduğunu, aksi durumda, Kurum tarafından re’sen tescil işleminin yapılacağını hükme bağlamıştır.
Zaman zaman yapılan düzenlemelerle....hak ve mükellefiyetlerinin belirli tarihlerden başlatılması zorunlu kılınmış, bu kapsamda hükümler içeren 1479 sayılı Kanunun ek geçici 13’üncü maddesi, bilahare .... tüm maddeleriyle iptal edilen 619 sayılı KHK, 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanun ile eklenen 1479 sayılı Kanunun geçici 18’inci maddesi ile tescilin belirtilen tarihlerden sonra yapılmasına karşın, kanunda tanınan süreler içinde, daha öncesine ait vergi kaydı bulunanların borçlanma hakkının kullanılabilmesi öngörülmüştür. Söz konusu borçlanma hakkını kullanmayanların ise sonrasında geriye yönelik hizmet tespiti suretiyle sigortalılık kazanmasına yasal olanak tanınmamıştır.
./..
-2-
5510 sayılı .... Kanunu’nun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren geçici 8’inci maddesinin getirdiği benzer bir düzenleme ile; hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan; sigortalılık niteliği taşıdıkları halde bu Kanunun yürürlük tarihine kadar kayıt ve tescillerini yaptırmayanların sigortalılık hak ve yükümlülüğü bu Kanunun yürürlük tarihi olan 01.10.2008 tarihinden başlayacaktır. Ancak 04.10.2000 – 01.10.2008 tarihleri arasında vergi mükellefiyet süreleri bulunanlar, 01.10.2008 tarihinden itibaren 6 ay içinde(31.03.2009 tarihine kadar) talepte bulunmaları halinde, vergi mükellefiyet sürelerini borçlanmaları mümkündür.
Somut olayda; davacının, 20.03.1997 – 30.03.2001 tarihleri arasında vergi kaydı ve 08.04.1997 tarihinden başlayan .....ı kaydı bulunduğu bildirilmiştir. Davacı işbu dava ile vergi ve oda kaydına istinaden 20.03.1997 – 30.03.2001 tarihleri arasında....olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 04.10.2000 – 30.03.2001 tarihleri arasında sigortalılığına karar verilmiştir. Ancak, dosya kapsamından davacının 25.03.2011 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal eden bildirge ile Kuruma ilk kez başvuruda bulunduğu ve başkaca tescil ya da başvurusunun bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; davacının 5510 sayılı Kanunun öncesinde herhangi bir tescili bulunmadığı gibi anılan Kanunun geçici 8’inci maddesinde öngörülen süre içinde bir borçlanma başvurusu da bulunmadığından, davaya konu sürede sigortalılığına karar verilemeyeceği nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 25.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
....