
Esas No: 2022/9129
Karar No: 2022/10828
Karar Tarihi: 29.09.2022
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2022/9129 Esas 2022/10828 Karar Sayılı İlamı
9. Hukuk Dairesi 2022/9129 E. , 2022/10828 K."İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :... Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesince ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ancak uyulmasına karar verilen bozma ilâmı ile doğan usuli kazanılmış hak dikkate alınmadan karar verilmesi üzerine Dairemizin 30.....2021 tarihli ilâmı ile karar tekrar bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince Dairemizin 30.....2021 tarihli bozma ilâmına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 30.05.2012 tarihinden itibaren işçi statüsünde çalıştığını, müvekkiline ödenmesi gereken ilave tediye ücretlerinin ödenmediğini, koordinatör olarak görevlendirildiği dönemde ücretinin eksik ödendiğini ileri sürerek fark ücret ve ilave tediye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... mahkemelerinin görevli olmadığını, davalı Kurumda hiç bir zaman ikramiye ödenmediğini ve davacının fark ücret alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.02.2017 tarihli ve .... Karar sayılı kararı ile;
"...
Davanın yasal dayanağını teşkil eden 6772 sayılı yasanın 1. maddesinde ''Umumi, mülhak ve hususi bütçeli dairelerle mütedavil sermayeli müesseseler, sermayesinin yarısından fazlası devlete ait olan şirket ve kurumlarla belediyeler ve bunlara bağlı teşekküller, 3460 ve 3659 sayılı kanunların şümulüne giren iktisadi devlet teşekkülleri ve diğer bilcümle kurum, banka, ortaklık ve müesseselerinde müstahdem olanlardan ... Kanunun şümulüne giren veya girmeyen yerlerde çalışmakta olan ve ... Kanunun muaddel birinci maddesindeki tarife göre işçi vasfında olan kimselere, ücret sistemleri ne olursa olsun, her yıl için birer aylık istihkakları tutarında ilave tediye yapılır.'' denilmektedir. Bu hükmün sonucu olarak 4857 sayılı ... kanunun kapsamına giren ve girmeyen yerlerde işçi vasfı ile çalışanlara ücret sistemi ne olursa olsun her yıl için 1 er aylık istihkakları tutarında ilave tediye yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna ek olarak aynı yasanın 3. maddesinde bu ilave tediyenin haricinde Bakanlar Kurulunca kapsamına dahil işçilere aynı oranda bir ilave tediye daha ödenmesine karar verilebileceği belirtilmiştir. Ancak Toplu ... Sözleşmesi ile bu ikramiyelere ilave olarak en fazla 2 ikramiye daha ödenebileceği aynı yasa ile düzenleme yapılmıştır. Davalı idarenin 5449 sayılı yasa ile kurulduğu, devlete bağlı kuruluş olduğu ve bütçeden pay aldığı özel bütçeli idare olduğu sabittir. Bu yönü ile davalı ajans 6772 sayılı yasa kapsamında kalan bir kuruluştur. Bu işyerinde ... sözleşmesi ile çalışan davacının da ilave tediye alacağından yararlandırılması gerekir.
...
Kalkınma Bakanlığı Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğünün 29.07.2013 tarihli ajans personelinin mali ve sosyal haklarırın YPK ile belirlineceğine ilişkin yazısı, 2014 yılı için Kalkınma Ajanslarına kullandırılacak transfer ödeneklerinin belirlenmesine ve bazı yüksek planlama kurulu kararlarında değişiklik yapılmasına ilişkin kararın 4. maddesinde ajans personelinin mali haklarının nasıl belirleneceği ve uygulama tarihini düzenlemiş olup anılan düzenlemeler nedeni ile davacının 18.07.2012 tarihinde koordinatör olarak atanması ile emsal kadrolar için uygulanan esaslardan yararlandırılması gerektiği, ücretininde emsal kadrolara göre belirlenmesi gerekirken belirlenmediği, bu nedenle davacının ücret farkı alacağı bulunduğu anlaşılmıştır.
..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 13.....2017 tarihli ve 2017/1435 Esas, 2017/1488 Karar sayılı kararı ile;
"... davacının 30.05.2012 tarihinde davalı ... ajansında ... sözleşmesi ile çalışmaya başladığı, 18.07.2012 tarih ve 2012/8 sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile Karaman Yatırım Destek Ofisi Koordinatörlüğüne atandığı, bu görev nedeniyle kendisine daire başkanı ile aynı ücretin ödenmesi gerekirken 26.....2014 tarihine kadar eksik ücret ödendiği, 28.05.2014 tarih ve 2014/8 sayılı Yüksek Planlama Kurulu Kararı ile 15.01.2012 tarihinden itibaren çalışanlara emsal kadrolar için uygulanan ücretlerin ödeneceğine ilişkin karar alındığı, davacının fark ücret alacağının bulunduğu, davalı ... ajansının kamu kurumu olup 6772 sayılı Kanun kapsamından kaldığından davacının ilave tediye almaya hak kazandığı ..." gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin ....07.2020 tarihli ve 2017/43475 Esas 2020/8710 Karar sayılı ilâmı ile;
"... davacının 2012/6 dönemine İlişkin brüt ücretinin, dosya içeriğindeki davacının imzasını İçerir ücret bordrosuna göre 5.308,00 TL olduğu, ancak İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda 5.808,00 TL olarak gösterilerek hatalı hesaplama yapıldığı görülmektedir. Diğer taraftan, aynı bilirkişi raporunda “2012/” şeklinde bir hesaplama dönemi görüldüğünden, yapılan hesaplamanın hangi döneme ilişkin olduğu belirsiz olup hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığı ..." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 12.03.2021 tarihli ve 2020/732 Esas, 2021/256 Karar sayılı kararı ile bozma sonrası alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 30.....2021 tarihli ve 2021/6759 Esas, 2021/11141 Karar sayılı ilâmı ile özetle, uyulmasına karar verilen bozma ilâmı ile doğan usuli kazanılmış haklar dikkate alınmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ikinci bozma ilâmına uyularak dava konusu alacaklar hüküm altına alınmıştır.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, dava konusu işlemin idari bir işlem olması nedeniyle görev itirazında bulunduklarını, ıslah işleminin hukuka uygun olmadığını, davacının fark ücret alacağının bulunmadığını, ikramiye alacağının hüküm altına alınmasının hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, bozma sonrası kurulan hükümde usuli kazanılmış hakka riayet edilip edilmediğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
29.09.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.