Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/13383
Karar No: 2017/1904
Karar Tarihi: 08.03.2017

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/13383 Esas 2017/1904 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacı, müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğu genel kredi sözleşmesi uyarınca kredi kullandırıldığını ancak bilgisi dışında adı geçen kişiye yeniden kredi kullandırıldığını belirterek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme, davanın kabulüne karar vermiş ancak Daire tarafından bozulmuştur. Bozmaya uyularak, davacının müteselsil kefaleti nedeniyle dava konusu sözleşme çerçevesinde kullandırılan kredi borcundan kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçları ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğu, takip borçlusu dava dışı olanın bankaya borçlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Yüksek Mahkeme, davacının borçlu olmadığı miktar belirlenerek İİK. 72. maddesine göre bir karar verilmesi gerektiğini belirterek hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermiştir. Kararda geçen kanun maddeleri: İİK. 72.
19. Hukuk Dairesi         2016/13383 E.  ,  2017/1904 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

    Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

    - K A R A R -

    Davacı vekili; müvekkilinin müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğu genel kredi sözleşmesi uyarınca dava dışı ..."e kredi kullandırıldığını, söz konusu kredi borcunun ödenmesinden sonra müvekkilinin bilgisi dışında adı geçen kişiye yeniden kredi kullandırıldığını, sonradan kullandırılan krediden dolayı müvekkilinin de sorumlu tutularak aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını belirterek müvekkilinin davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili; davalının kefaleti nedeniyle kredi borcundan sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; davanın kabulü ile davacının icra takibi nedeniyle davalı bankaya borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmiş, hükmün davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 31.03.2014 gün ve 2014/2100 E, 2014/6116 K.sayılı bozma ilamı ile ""Davacı dava konusu 29/07/2004 tarihli banka ile dava dışı ... arasında akdedilen genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesini müteselsil kefil olarak imzalanmış, aynı sözleşmenin devamında “sözleşme limitinin artırılması” başlıklı bölümlerde üç ayrı limit artırımına da imza koymuş, ancak son limit artışına ilişkin 17/08/2007 tarihli limit artırımını imzalamamıştır. Başka bir anlatımla davacının 29/07/2004 tarihli asıl sözleşme ile 18/05/2005, 29/11/2005 ve 10/02/2006 tarihli limit artırımlarında imzaları bulunmaktadır. Sözleşmenin tümünün incelenmesinden de açıkça anlaşılacağı üzere limit artırımları ayrı bir sözleşme olmayıp asıl sözleşmenin eki niteliğindedir. Bu itibarla davacı imzalamış olduğu asıl sözleşme ve son limit artırımına ilişkin müteselsil kefaleti nedeniyle dava konusu sözleşme çerçevesinde kullandırılan kredi borcundan kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçları ile sınırlı olmak üzere sorumludur. Mahkemece 17/08/2007 tarihli “sözleşme limitinin artırılması” başlıklı belgede davacının imzasının bulunmadığı ve belgenin ayrı bir sözleşme niteliğinde olması nedeniyle buna bağlı olarak kullandırılan kredi borcundan davacının sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir. " denilmek suretiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
    Mahkemece bozmaya uyularak, davacının imzalamış olduğu asıl sözleşme ve son limit artırımına ilişkin müteselsil kefaleti nedeniyle dava konusu sözleşme çerçevesinde kullandırılan kredi borcundan kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçları ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğu,takip borçlusu dava dışı ..."in takip tarihi olan 14.10.2009 itibariyle davalı bankaya asıl alacak 8.205,86 TL, işlemiş faiz 3.519,40 TL, BSMV 175,97 TL olmak üzere toplam 11.901,23 TL borçlu olduğu, davacı ..."ün ise borcun tamamından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
    2-Hükmüne uyulan bozma ilamında, davalı kefilin kefalet imzası taşıyan sözleşme ve limit artışından sorumlu olduğu ve borcunda bu çerçevede tespiti gerektiği belirtilmiştir.Bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda davacının icra takibinde sorumluluğunun toplam 11.901,23 TL olduğu belirtilmiş olup,bu durumda davacının borçlu olmadığı miktar belirlenerek İİK. 72. maddesine göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde olumlu tespit hükmü kurulması isabetsizdir.
    Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 08/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi