10. Hukuk Dairesi 2012/6054 E. , 2013/351 K.
"İçtihat Metni"...
Davacı, davalı işveren nezdinde 22.2.2006-30.3.2010 tarihleri arasında davalı şirkette gümrük müşaviri olarak aylık 1.100 TL ücretle çalıştığının tespitini istemiştir.
Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne; davacının bilirkişi raporunda belirtilen 22.2.2006-30.3.2010 tarihleri arasında, yine belirtilen ücretlerle çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davalı ....vekili ve davalı işveren vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve ... ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalılar vekillerinin, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı... Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi kapsamında uygulama alanı bulan 506 sayılı....Kanununun 79/10. maddesidir. Anılan madde hükmüne göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.
Bu kapsamda, hizmet tespitine yönelik davalarda, davacı işçinin çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliği dikkate alınarak, ücretinin ve davalı ..."na davalı işveren tarafından ödenen ve ödenmesi gereken primlerin miktarının belirlenebilmesi amacıyla, prime esas kazancın tespitinde, gerçek ücretin esas alınması koşuldur.
Davanın niteliği gereği, çalışma olgusunun her türlü delille ispatlanabilmesine karşılık, ücretin ispatında bu denli bir serbestlik söz konusu değildir. Çalışma olgusunun her türlü delille kanıtlanması olanağı bulunmakla birlikte; Hukuk Genel Kurulu"nun... sayılı kararında da belirtildiği üzere, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu"nun 288. maddesindeki (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 200. maddesi)yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır.
./..
-2-
Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinletilebilir. Tespiti istenen miktar sınırı aşıyor olsa bile varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa, tanık dinletilmesi mümkündür (HUMK m. 292). 506 sayılı Kanunun 78. maddesinde prime esas günlük kazançların alt ve üst sınırlarının ne olacağı gösterilmiştir. Günlük kazancın alt sınırı HUMK"nun 288. maddesinde belirtilen sınırı aşıyorsa ücretin yazılı delille saptanması gereğinin pratikte bir önemi kalmayacaktır. Zira 506 sayılı Kanunun 78. maddesine göre, "....günlük kazançları alt sınırın altında olan sigortalılar ile ücretsiz çalışan sigortalıların günlük kazançları alt sınır üzerinden hesaplanır". Ücretin alt sınırla tespit edilen miktardan fazla olması halinde ise günlük kazancın hesaplanmasında asgari ücret esas alınır.
Dosya içindeki bilgi ve belgeler ile, toplanan delillere göre; davacının, davaya ve kabule konu dönemde anılan işyerinde hizmet akdine dayalı şekilde ve sigortalı olarak çalıştığı sabit olmakla, mahkemece, kabul edilen süreler yönünden, bir isabetsizlik bulunmayıp, hükmün bu bölümünde bir isabetsizlik yoktur. Ancak, Mahkemece verilen hükümde davacı tarafından dönemin tanıkla ispat sınırının (490 TL) üzerinde bir ücret aldığı iddia edildiğine göre, salt tanık beyanına ve açıkça ücret olduğu anlaşılamayan banka ödemelerine göre karar verilmeyip, bu hususta davalı tarafından yapılan ödemelerin neye istinaden yapıldığının, davacı tarafından sunulabilecek başkaca yazılı belgelerin olup olmadığı, buna göre davacının ücretine ilişkin belgelerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı; davalı işyerinden davacı tarafından imzalanmış ücret bordrosu veya imzalı ücret hesap pusulası olup olmadığının yöntemince araştırılması ile, varsa, bu belgelerin davacı tarafından imzalanmış olup olmadıkları, bu tür belgeler mevcut ise, bu belgelerdeki miktarların kabulü, aksi halde, kuruma bildirilen ücretler kadar ücretin tespitine karar vermek gerekirken, bu hususların üzerinde durulmaksızın hatalı değerlendirme sonucunda yazılı belgeye dayanmayan bir ücrete hükmedilmesi, usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
O halde, davalı Kurum ve davalı işveren vekillerinin, bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı şirkete iadesine, 17.1.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
....