11. Hukuk Dairesi 2017/3398 E. , 2019/4641 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi"nce verilen 20/10/2015 gün ve 2014/359-2015/736 sayılı kararı bozan Daire"nin 06/06/2017 gün ve 2016/394 - 2017/3442 sayılı kararı aleyhinde asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Asıl ve birleşen davada davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin yaklaşık %16,6 oranında payına sahip kurucu pay sahibi olduklarını, şirket ana sözleşmesi gereğince payların A ve B grubuna ayrıldığını, ana sözleşmenin 7. maddesine göre, yönetim kurulunun üç kişiden oluşacağının, üyelerden ikisinin B grubu, diğer bir üyenin A grubu pay sahiplerinin çoğunluğunun göstereceği adaylar arasından seçileceğini, 10. maddesinde de A ve B grubu hisselerin oy hakkının düzenlendiğini, ana sözleşme ile her iki grup paya da TTK"nın 401. ve maddesi uyarınca imtiyazlı pay niteliği kazandırıldığını, davalı şirketin 16/10/2011 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında ana sözleşmenin 7 ve 10. maddelerinin değiştirilmesine müvekkillerinin olumsuz oyuna karşın karar verildiğini, anılan kararın TTK"nın 389. maddesi uyarınca imtiyazlı pay sahipleri kurulunun vereceği kararla onaylanmadıkça infaz edilemeyeceği belirtilmesine ve muhalefet şerhine yazılıp, ticaret siciline de bildirilmesine rağmen kararın tescil edildiğini ileri sürerek, 16/10/2011 tarihinde tescil edilen batıl nitelikteki ana sözleşme değişikliğine ilişkin tescil işleminin iptalini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre asıl ve birleşen davanın kabulüne dair verilen karar asıl ve birleşen davanın davalısı şirket vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez asıl ve birleşen davada davacılar vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 119,60 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 389,49 TL para cezasının karar düzeltme isteminde bulunan asıl ve birleşen davada davacılardan ayrı ayrı alınarak Hazine"ye gelir kaydedilmesine, 19/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.