20. Ceza Dairesi 2019/923 E. , 2019/7093 K.
"İçtihat Metni"
Yüksek Adalet Bakanlığı"nın 01/04/2019 tarih ve 94660652-105-07-3368- 2019 – Kyb sayılı yazısı ile, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından hükümlü ... hakkında Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 25/10/2018 tarihli 2018/506 esas ve 2018/ 517 sayılı kararının kanun yararına bozulmasının istenmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 09/04/2019 tarihli ve 2019/36782 sayılı ihbar yazısı ekinde dosyaların Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosyalar incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-) Konuyla İlgili Bilgiler:
1-Sanık hakkında, 22/03/2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçu nedeniyle Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 04/06/2018 tarihli ve 2018/12109 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/527 esas ve 2018/936 karar sayılı dosyasında sanığın eylemi sabit görülerek 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, karar süresinde istinaf edilmediğinden dolayı kesinleşerek infaza verilmiştir.
2- Sanık hakkında, 25/04/2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçu nedeniyle Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 01/06/2018 tarihli ve 2018/11883 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/506 esas ve 2018/577 sayılı dosyasında sanığın eylemi sabit görülerek 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, karar süresinde infaz edilmediğinden dolayı kesinleşmiştir.
Anlaşılmıştır.
B-) Kanun yararına Bozma İstemi:
“Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık ..."ın, 5237 sayılı Kanun’un 191/1 ve 62/1-2. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/10/2018 tarihli ve 2018/506 esas, 2018/577 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Somut olayda sanık hakkında düzenlenen 22/03/2018 suç tarihli Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 04/06/2018 tarihli ve 2018/12109 sayılı iddianamesi üzerine Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/527 esas sayılı dosyasında kamu davası açılmasını takiben, bu kez 25/04/2018 suç tarihli Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 01/06/2018 tarihli ve 2018/11883 sayılı iddianame ile Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/506 esas sayılı dosyasında kamu dava açılmasını müteakip, Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesi ve Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılamalar neticesinde sanık hakkında anılan suçlara ilişkin ayrı ayrı hüküm kurulduğunun anlaşıldığı,
Dosya kapsamına göre, Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/527 esas sayılı dosyasında suç tarihinin 22/03/2018, iddianame düzenleme tarihinin ise 04/06/2018 olduğu, Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/506 esas sayılı dosyasında suç tarihinin
25/04/2018, iddianame düzenleme tarihinin ise 01/06/2018 olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde ayrı ayrı mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir” denilerek Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 25/10/2018 tarihli 2018/506 esas ve 2018/ 517 sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C-) Konunun Değerlendirilmesi:
Sanığın, 22/03/2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle 04/06/2018 tarihli iddianame ile 25/04/2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle ise 01/06/2018 tarihli iddianame ile ayrı ayrı kamu davası açıldığı, sanığın ilk eylemi nedeniyle henüz dava açılmadan önce, 25/04/2018 tarihinde sanıkta yine kullanmak için bulundurduğu uyuşturucu madde ele geçirildiği anlaşılmaktadır. İki suç arasında hukuksal kesinti bulunmamaktadır. Sanık her iki suçu, bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlemiştir. Başka bir anlatımla zincirleme suç oluşmuştur.
Zincirleme suç söz konusu olduğunda, TCK"nın 43. maddesi uyarınca, daha ağır sonuç doğuran suçtan hüküm kurulması ve diğer suç nedeniyle ise cezanın artırılması gerekir.
Somut olayda, zincirleme suç oluşturan aynı nitelikteki iki suç nedeniyle farklı mahkemelere iki ayrı dava açılması üzerine, ayrı ayrı mahkûmiyet hükmü kurulması kanuna aykırıdır.
Açıklanan nedenlere göre;
Sanığın, bir suç işleme kararının icrası kapsamında 22/03/2018 ve 25/04/2018 tarihlerinde iki kez "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu işlediği ve bunların "zincirleme suç oluşturduğu", birleştirme kararı verilerek, tek bir uyuşturucu madde kullanmak suçundan mahkumiyet kararı verilip zincirleme suç hükümleri uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesi kanuna aykırı olup, Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 25/10/2018 tarihli 2018/506 esas ve 2018/ 517 sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma talebinde bulunulması karşısında, Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/527 esas ve 2018/936 karar sayılı kanun yoluna gidilmeden kesinleşmiş kararına yönelik olarak da ayrıca kanun yararına bozma yoluna başvurulup başvurulmayacağının takdirinin sağlanması için, dosyanın Adalet Bakanlığı’na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"na GÖNDERİLMESİNE, 11/12/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.