12. Ceza Dairesi 2019/13379 E. , 2020/2908 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ..."in 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 179/3-2 ve 62. maddeleri gereği 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına dair Kütahya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/10/2018 tarihli ve 2018/306 esas, 2018/458 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 223/7. maddesinde yer alan “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, somut olayda, sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan dolayı yapılan yargılama sonucunda, Kütahya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/10/2018 tarihli ve 2018/306 esas, 2018/458 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, sanığın aynı fiili sebebiyle evvelce Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığının 13/04/2018 tarihli ve 2018/3470 soruşturma, 2018/970 esas, 2018/686 sayılı iddianamesi ile açılan davanın yargılaması sonunda, Kütahya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/10/2018 tarihli ve 2018/240 esas, 2018/459 sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 179/3-2 ve 62. maddeleri gereği 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 231/5. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına karar verilmiş olması karşısında, 5271 sayılı Kanunu’nun 223/7. maddesi gereğince Kütahya 1. Asliye Ceza Mahkemesince mükerrer davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle , CMK"nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığının 29.11.2019 gün ve 94660652-105-43-5637-2019 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.12.2019 gün ve 2019/120747 sayılı tebliğnamesi ile Daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
İncelenen dosyaların içeriğine göre; sanık ...’in 10.03.2018 tarihinde, gece vakti saat 22:10 sıralarında, idaresindeki araçla 3,72 promil alkollü olduğu iddiasıyla Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığının 11.05.2018 tarih ve 2018/1201 esas sayılı iddianamesiyle trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan açılan dava sonucunda, Kütahya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.10.2018 tarihli ve 2018/306 esas, 2018/458 karar sayılı kararı ile sanık hakkında TCK"nın 179/3-2, 62 ve CMK"nın 231/5. maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği ve kararın 17.11.2018 tarihinde kesinleşerek tali karar fişi düzenlendiği, aynı eylem nedeniyle Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığının 13.04.2018 tarih ve 2018/970 esas sayılı iddianamesiyle açılan davada, Kütahya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.10.2018 tarihli ve 2018/240 esas, 2018/459 sayılı kararı ile sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan TCK"nın 179/3-2, 62 ve CMK"nın 231/5. maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği anlaşılmakla; CMK"nın 223/7. maddesinde yer alan, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine kararı verilir” şeklindeki düzenleme karşısında, aynı fiil nedeniyle aynı sanık hakkında ikinci kez karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş olup,
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden, Kütahya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/10/2018 tarihli ve 2018/306 esas, 2018/458 sayılı kararının CMK"nın 309. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA; CMK"nın 309/4-d maddesindeki “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder.” şeklindeki düzenleme gereği bozma nedenine göre uygulama yapılarak, sanık ... hakkındaki kararın, hüküm fıkrasının, “1-Sanık hakkında aynı fiili nedeniyle daha önceden açılmış bir dava ve verilmiş bir karar bulunduğu anlaşıldığından, ikinci defa açılan davanın, CMK"nın 223/7. maddesi gereğince REDDİNE, 2-Yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına” şeklinde DÜZELTİLMESİNE; müteakip işlemlerin mahallinde buna göre yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.