12. Ceza Dairesi 2020/180 E. , 2020/2899 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından sanık ..."ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 179/2, 52, 89/1, 22/3, 62 ve 52/1. maddeleri gereğince 2.400,00 ve 600,00 Türk Lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/02/2014 tarihli ve 2008/4 esas, 2014/42 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, sanığın sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde iken trafik kazasının meydana geldiği, sanığın 0,61 promil alkollü olduğunun saptandığı, müştekilerden Keriman"ın basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir şekilde yaralandığı ve şikayetçi olmadığı, ..."ın basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir şekilde yaralandığı ve şikayetçi olduğu, Mehmet"in yaralanmadığı ve şikayetçi olmadığı, müştekiler Keriman ve ..."ın yaralanmış olmaları nedeniyle zarar suçunun oluştuğu dikkate alınarak, sanık hakkında taksirle yaralama suçundan TCK"nın 89/1. maddesi gereğince tayin edilecek temel cezadan, bilinçli taksir sebebiyle aynı Kanunun 22/3. maddesi uygulanarak artırım yapılarak hüküm kurulup, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan ise hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi, müşteki Mehmet yönünden ise yalnızca trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 15/10/2018 gün ve 94660652-105-34-8830-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine atfen,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.10.2018 gün ve 2018/85811 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık, kazadan 1 saat sonraki ölçüme göre 61 promil alkollü olarak idaresindeki otomobil ile seyrederken saat 17.00 sıralarında virajı alamayarak karşı şeride geçmesi ve burada seyreden katılan idarendeki kamyonete çarpması sonucu kamyonet sürücüsünün basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı ve sanıktan şikayetçi olduğu somut olayda; sanığın eyleminde trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle yaralama suçlarının oluştuğu, bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına neden olan sanığın, tehlike suçunun meydana gelen netice ile zarar suçuna dönüşmüş olması karşısında; yerleşik uygulamalar göz önünde bulundurulduğunda, sanık hakkında bilinçli taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından ayrı ayrı mahkumiyet kurulmasında isabet görülmemekle; sanığın 1,00 promil altında alkollü olması nedeniyle bilinçli taksirle işlediğine dair dosyaya yansıyan ve itibar edilir nitelikte bir delil bulunmadığı gözetilerek, eylemin basit taksir ile işlediğinin kabulü ve sanık hakkında TCK"nın 22/3. maddesi uygulanmaksızın taksirle yaralama suçundan cezalandırılması, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan ise hüküm verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden;
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen ihbarnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden, Bakırköy 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/02/2014 tarihli ve 2008/4 esas, 2014/42 sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanunun 309/4-d. maddesindeki “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklindeki düzenleme gereği bozma nedenine göre uygulama yapılarak, hükmün, sanığın taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasına ilişkin kısmında bilinçli taksirin uygulanmasına ilişkin 2. paragrafın hükümden çıkarılması, 3. paragrafta yer alan “120 gün” ibaresi yerine “90 gün” ve “2400 TL” ibaresi yerine “1800 TL” ibaresi yazılması, sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan dolayı TCK"nın 179/3-2, 52. maddeleri gereğince mahkumiyetine ilişkin bendin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine, “Yapılan yargılama sonunda, sanığa taksirle yaralama suçundan mahkumiyet kararı verilmesi karşısında, aynı eylemden dolayı sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hüküm verilmesine yer olmadığına” ibaresinin ilave edilmesine, hüküm fıkrasındaki diğer hususların aynen bırakılmasına, infazın ve müteakip işlemlerin mahallinde buna göre yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.