20. Ceza Dairesi 2019/651 E. , 2019/6909 K.
"İçtihat Metni"
Yüksek Adalet Bakanlığının, 01/03/2019 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 20/09/2018 tarihli ve 2018/331 esas, 2018/1164 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"nca 15/03/2019 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı..
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanık ... hakkında 09/06/2014 tarihli “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı"nca yürütülen soruşturma sonucunda 11/11/2014 tarihli ve 2014/8937 soruşturma, 2014/137 sayılı karar ile; 5237 sayılı TCK’nın 191/2. maddesi gereğince beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun"un 191/3. maddesi uyarınca erteleme süresi içerisinde bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, aynı Kanun"un 191/4. maddesi gereğince erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın 11/11/2014 tarihinde tali karar fişi düzenlenerek infaz işlemleri için Elazığ Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğü"ne gönderildiği, 19/11/2014 tarihinde ise şüpheliye tebliğ edildiği, şüphelinin denetim süresi içersinde başka soruşturma esnasında Elazığ Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi tarafından düzenlenen 18/01/2015 tarihli raporla düzenlenen idrarında esrar tespit edilmesi sebebiyle yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinden bahisle üzerine Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı"nca 11/11/2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak 22/01/2015 tarihli 2014/8937 soruşturma, 2015/371 esas sayılı iddianamesi ile hakkında TCK’nın 191/1, 4, 5 ve 53/1, 54 ve 58. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, açılan kamu davasına istinaden yapılan yargılama sonucunda Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 07/07/2015 tarihli 2015/60 esas ve 2015/515 karar sayılı kararı ile sanık hakkında TCK’nın 191/1, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 6.000 TL adli para cezasına ve hükmedildiği ve kararın 10/09/2015 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği, 04/01/2018 tarihi itibarıyla cezanın infaz edildiği,
2- Sanığın başka bir soruşturma esnasında Elazığ Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi tarafından 07/10/2015 tarihli raporla düzenlenen idrarında esrar tespit edilmesi üzerine “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı"nca yürütülen soruşturma sonucunda 20/11/2015 tarihli ve 2015/17690 soruşturma, 2015/448 sayılı karar ile; 5237 sayılı TCK’nın 191/2. maddesi gereğince beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun"un 191/3. maddesi uyarınca erteleme süresi içerisinde bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, aynı Kanun"un 191/4. maddesi gereğince erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın 01/12/2015 tarihinde şüpheliye tebliğ edildiği, 11/06/2016 tarihinde tali karar fişi düzenlenerek infaz işlemleri için Elazığ Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğü"ne gönderildiği ve infaz işlemlerine başlandığı, sanığın uyarıya rağmen yükümlülüklerine uymaması üzerine 22/12/2016 tarihinde infaz evrakının Cumhuriyet Başsavcılığına iade edildiği,
3- Sanığın 19/05/2017 ve 04/06/2017 tarihli eylemleri nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından dolayı hakkında ayrı ayrı soruşturmalar başlatıldığının tespiti üzerine, 28/06/2017 tarihinde her iki soruşturmanın 07/10/2015 tarihli suça yönelik daha önceden açılmış bulunan 2015/17690 soruşturma numaralı evrak üzerinden birleştirildiği, Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı"nca düzenlenen 13/02/2018 tarihli ve 2015/17690 soruşturma, 2018/975 esas sayılı iddianame ile 11/11/2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karar gerekçe gösterilerek 07/10/2015 tarihli suça yönelik olarak verilen 20/11/2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın yok hükmünde olduğu belirtilmiş ve sanığın 07/10/2015, 19/05/2017 ve 04/06/2017 tarihli eylemlerden ayrı ayrı TCK’nın 191/1, 43/1, 53, 54, 58. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davasının açıldığı,
4- Yapılan yargılama sonucunda Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 20/09/2018 tarihli ve 2018/331 esas, 2018/1164 sayılı kararında "sanık hakkındaki kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 11/11/2014 tarihli kararın 11/11/2014 tarihinde Elazığ Denetimli Serbestlik Müdürlüğü"ne gönderildiği, dolayısıyla sanık hakkında 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı TCK"nın 191/1 maddesinden açılan kamu davasının, dava şartı gerçekleşmediğinden, 5271 sayılı Kanunun 223/8 maddesi gereğince düşürülmesine, Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 11/11/2014 tarih 2014/8937-137 Soruşturma-Karar sayılı Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi kararının sanığa yöntemince tebliği ve kesinleşmesi halinde yöntemince infaz edilmesi, sonucuna göre sanık hakkında dava açılıp açılmayacağının tayin ve tespit edilmesi için dosyanın Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.’’ gerekçesiyle CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca düşme kararı verdiği, kararın temyiz edilmeksizin anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma İstemi:
Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;
“Dosya kapsamına göre, adı geçen sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve 191/3. maddesi uyarınca bir yıl denetimli serbestlik süresi belirlendiği, denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında sanığın tedbire uymadığı ve bu nedenle sanık hakkında aynı Kanun’un 191/4-a maddesi uyarınca kamu davası açıldığı, ancak mahkemece yapılan yargılama sonucunda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, anılan hususun dava şartı olduğundan bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının düşmesine karar verildiği anlaşılmış ise de,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesinde, "bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında ... beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir.", 191/3. maddesinde "erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır." ve 191/4-a maddesinde "kişinin, erteleme süresi zarfında; a) kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,...hâlinde, hakkında kamu davası açılır." şeklinde düzenlemeler yer aldığı;
Somut olayda ise sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde kullanma fiilinin kanunda suç olarak tanımlanmış olduğu, hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş olan sanığa anılan kararın usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi gerektiğinde şüphe bulunmamakta ise de, söz konusu tebliğin usulünce yapılmadığı gerekçesi ile düşme kararı verilemeyeceği, aksi halde uyuşturucu madde kullanmak suçundan bir daha kovuşturma yapılmasının mümkün olmayacağı, bu halde kamu davasının açılması bir şarta (yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etme şartına) bağlanmış olduğundan, mahkemece ısrar şartının gerçekleşmediği kanaatine varılması durumunda, Yargıtay 10. Ceza Dairesi"nin 23/11/2017 tarihli ve 2017/3245 esas, 2017/6004 karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8-2. cümlesi uyarınca durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde düşme kararı verilmesinde isabet görülmemiştir..” denilerek Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 20/09/2018 tarihli ve 2018/331 esas ve 2018/1164 sayılı kararı sayılı kararının bozulması istenilmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilebilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik TCK"nın 191/2. maddesinin 2. cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmesinin gerektiği, somut olayda; Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı"nın 11/11/2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının, şüpheliye 19/11/2014 tarihinde tebliğ edildiği, tebliğ tarihinden önce 11/11/2014 tarihinde kararın yerine getirilmesi için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiş ise de, anılan kararının sanığa 19/11/2014 usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, bu esnada denetimli serbestlik tedbirine dair işlemlerine başlayan sanığın itiraz etmemesi sebebiyle kararın fiilen 05/12/2014 tarihinde kesinleştiği, kaldı ki sanığın 18/01/2015 tarihinde tekrar kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi üzerine 11/11/2014 tarihli "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararının kaldırıldığının anlaşılması karşısında; belirtilen kararın sanığa tebliğe çıkarılmadan önce infaz için Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğü"ne gönderilmesinin kararın kesinleşmesini engellemeyeceğinden, 07/10/2015, 19/05/2017 ve 04/06/2017 tarihli eylemlere yönelik yargılama yapan Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yargılamaya devam ederek esasa ilişkin bir karar vermesi gerekirken düşme kararı vermesi kanuna aykırıdır. Mahkemenin "kamu davasının açılmasının ertelenmesi"’ kararının usulsüz kesinleştirildiğine ilişkin kabulu halinde dahi; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesinde "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklindeki düzenlemelere göre, mahkemece kovuşturma şartının henüz gerçekleşmediği kanaatine varılması durumunda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesinin 2. cümlesi uyarınca durma kararı verilerek şüpheli hakkında kamu davası açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun olarak kesinleştirilmek üzere dosyanın Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı"na gönderilmesi gerektiği gözetilmeden kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi ek gerekçe ile yerinde görülmüştür.
D) Karar:
Açıklanan nedenlere göre; kamu davasında durma kararı verilerek şüpheli hakkında kamu davası açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun olarak kesinleştirilmek üzere dosyanın Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı"na gönderilmesi gerektiği gözetilmeden kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 20/09/2018 tarihli ve 2018/331 esas ve 2018/1164 sayılı kararının 5271 sayılı CMK"nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun"un 309. maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı"na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"na gönderilmesine, 05/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.