Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/9836
Karar No: 2017/1523

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/9836 Esas 2017/1523 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davalı bankanın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak tahsili için başlattığı icra takibine davacı tarafın yaptığı itirazın kısmen iptal edilmesine karar verildiği ancak hükümdeki temerrüt faizi hesaplaması ve belirlenmesinde eksiklikler olduğu için kararın bozulması gerektiği belirtilmiştir. TCMB tarafından belirlenen temerrüt faiz oranlarının, miktarının ve faizin türü hakkında açıklama yapılmadığı, uyuşmazlığın ticari nitelikte olduğu için sözleşme hükümlerinin uygulanması gerektiği ve takipten sonra faize faiz yürütülmesinin kanuna aykırılık teşkil ettiği vurgulanarak, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Madde detayları:
- 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesi gereği taraflara yüklenecek hak ve borçların infazda tereddüt yaratmayacak şekilde açıklıkla belirtilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
- İtirazın iptali davalarında takip tarihindeki borç durumunun tespit edilerek önce yapılan ödemelerin dikkate alınması gerektiği ve bu şekilde hüküm oluşturulması gerektiği belirtilmiştir.
- Sözleşmenin temerrüt hükümlerini düzenleyen 53. maddesindeki hükümlere bağlı olarak hesaplama yapılması, varsa takipten önceki ödemelerin bakımından hukuki yarar şartının dikkate alınması gerekt
19. Hukuk Dairesi         2016/9836 E.  ,  2017/1523 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi


    Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

    - K A R A R -

    Davacı vekili, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı, sözleşmedeki imzaya bir itirazının olmadığını ancak ana para ve faizi kabul etmediğini belirtmiştir.
    Mahkemece verilen davanın kısmen kabülüne ve kısmen reddine dair kararı, Dairemiz 10.02.2014 tarih; 2014/1055 E. - 2014/2591 K. sayılı ilamı ile “ ... İtirazın iptali davalarında takip tarihindeki borç durumu tespit edilerek takipten sonra ancak henüz dava açılmadan önce yapılmış ödemeler varsa bu kısım yönünden dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gözetilerek değerlendirme yapılıp hüküm oluşturulur. Somut olayda davalının takipten önce yaptığı ödemeler bilirkişi raporunda belirtildiği halde mahkemece bu ödemeler gözetilmeden hüküm kurulması doğru olmayıp davalı yararına bozmayı gerektirmiştir.
    Davacı banka vekilinin temyizine gelince; hükme esas alınan bilirkişi raporu yeterli incelemeyi içermediği gibi Yargıtay denetimine de elverişli değildir. İcra takip dosyasına bir örneği sunulan genel kredi sözleşmesinin 2. maddesindeki sütunlarda kullandırılan krediye uygulanacak akdi ve temerrüt faiz oranları yazılmamış ve bu bölümler boş bırakılmış olduğu halde dava dosyasına sunulan aynı genel kredi sözleşmesinin bir başka örneğinde ise bu kısımların doldurulmuş olduğu görülmüştür. Sözleşmenin temerrüt hükümlerini düzenleyen 53. maddesinde; "müşterinin açılmış kredi veya kredilere, takip veya dava tarihinde geçerli olan temerrüt faizi oranının uygulanmasını ve bankanın değiştirilmiş olan yeni temerrüt faiz oranını talep etme hakkı ve yetkisi bulunduğunu kabul ve taahhüt ettiği" hükme bağlanmıştır. Bu durumda mahkemece konusunda uzman bir bilirkişi veya bilirkişi kuruluna banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak anılan sözleşme hükmü davacı banka tarafından çekilen ihtarname ve ekleri de gözetilerek davacının genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağına hesabın kat tarihinden temerrüt tarihine kadar akdi faiz yürütülüp kapitalize edildikten sonra temerrüt tarihinden itibaren, taleple bağlılık kuralı da gözetilerek temerrüt faizi hesaplanıp davalının ödemeleri de düşüldükten sonra takip tarihi itibariyle talep edilebilecek alacağın tespiti ve varsa takipten sonra davadan önceki ödemeler bakımından hukuki yarar şartı da dikkate alınarak düzenlettirilecek ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor tüm delillerle birlikte değerlendirilmek suretiyle uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. ” gerekçesiyle bozulmuştur.
    Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile davalının Tefenni İcra Müdürlüğünün 2012/197 sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin toplam 17.785,15 TL üzerinden devamına, 27/05/2013 tarihine kadar %72 temerrüt faiz oranı, 27/05/2013 tarihinden itibaren de TCMB"ınca belirlenen temerrüt faiz oranlarının kademeli olarak uygulanmasına, davalının icra takibine yapmış olduğu itiraz haksız bir itiraz niteliğinde olduğundan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
    Mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri yerine getirilmemiş ve 6100 sayılı HMK"nın 297. Maddesine uygun şekilde hüküm kurulmamıştır. Anılan yasa hükmüne göre taraflara yüklenecek hak ve borçların infazda tereddüt yaratmayacak şekilde açık olması gerekir.
    Yerel mahkemece faize ilişkin olarak, hükmedilen miktara 27/03/2013 tarihine kadar %72 temerrüt faiz oranı, bu tarihten itibaren de TCMB tarafından belirlenen temerrüt faiz oranları kademeli olarak uygulanacak şekilde hüküm tesis edilmiştir.
    TCMB tarafından belirlenen temerrüt faiz miktarının, oranının ve bu faizin türü hakkında açıklama yapılmamış olması infazda tereddüt yaratacak nitelikte olduğu gibi uyuşmazlık ticari nitelikteki Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğundan temerrüd faizin tespitinde sözleşme hükümlerinin uygulanması gerektiği düşünülmeden ayrıca takipten sonra faize faiz yürütülecek şekilde hüküm kurulması da kanuna aykırılık teşkil edeceğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma gerekçesine göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 27/02/2017 ününde oybirliğiyle karar verildi.


    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi