Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2019/4322
Karar No: 2020/2918
Karar Tarihi: 08.06.2020

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2019/4322 Esas 2020/2918 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2019/4322 E.  ,  2020/2918 K.

    "İçtihat Metni"

    Bölge Adliye
    Mahkemesi : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
    No : 2019/652-2019/898
    İlk Derece
    Mahkemesi : Babaeski Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
    No : 2013/300-2017/357

    Dava, Kurum işleminin iptali ve hizmet tespiti istemine ilişkindir.
    İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalılardan Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    I-İSTEM
    Davacı; 01.01.2011 - 01.01.2013 tarihleri arasında Kurumca iptal edilen çalışma sürelerinin tespitini istemiştir.
    II-CEVAP:
    Davalı Kurum vekili, Kurum tarafından düzenlenen 31.01.2013 tarihli raporda, işyerinin gayrifaal olduğunun tespit edildiğini, işyerinin 22.02.2011 tarihi itibariyle kanun kapsamından çıkarıldığı, sonraki bildirimlerin Kurum tarafından re"sen iptal edildiğini, davacının iddia ettiği dönemlerde çalışmasının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
    III-MAHKEME KARARI
    A-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
    “Davanın kabulü ile; ... Sicil numaralı sigortalı davacı ..."ın ... sicil numaralı davalı işveren .... adlı işyerinde; 01/01/2011 - 01/01/2013 tarihleri arasında 720 gün, asgari ücret karşılığı hizmet akdi ile fiilen çalıştığının tespitine” karar verilmiştir.
    B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI:
    Tanık beyanları ve iş yeri durum tespit tutanağına göre davacının iptal edilen sürelerde davalı iş yerinde çalışmasının doğrulandığı, Kurum işleminin aksinin ispat edildiği anlaşılmıştır. Ancak davacının 2011 Ocak ayına ait çalışmaları Kurumca iptal edilmediği halde bu dönemi kapsar şekilde hüküm kurulması hatalı ise de, ihtilaflı olmayan 2011/Ocak ayı çalışmasının hükmün infazı sırasında davalı Kurum tarafından dikkate alınması mümkün bulunmasına göre bu husus bir noksanlık olarak görülmeyerek İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle “Babaeski Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 19/07/2017 tarihli, 2013/300 Esas - 2017/357 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Yasanın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine” karar verilmiştir.
    IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
    Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalı Kurum vekili; tanıkların davacının arkadaşları olduğu, işyerinde yapılan denetimde işyerinin gayri faal olduğunun tespit edildiği, işyerinin vergi mükellefiyetinin de son bulduğu, ancak tüm bunlara rağmen kuruma bildirimde bulunulmaya devam edildiği, kurum kayıtlarının esas olduğu, yeterli araştırma yapılmadan karar verildiği gerekçeleriyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
    V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
    Taraf sıfatına; bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, (o davada davacı sıfatının kime ait olacağı) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için, taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır.
    Eş söyleyişle sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (Baki Kuru-Ramazan Arslan-Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 7. baskı, Ankara 1995, s. 231). Bu nedenle, davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani, bir davada taraf olabilmek için, ya, hakiki şahıs; ya da hükmi şahıs olmak gerekir. Zira taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder (Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, C. I-II, 7. Baskı, İstanbul 2000, s.288).Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.06.2007 tarih, 2007/10-358 Esas, 2007/337 Karar sayılı kararında da benimsendiği üzere; ticari şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer.
    Mahkemece, davalı gösterilen ...."ne usulüne uygun hiç tebligat yapılmaksızın şirketin yetkilisi sıfatıyla ... adlı kişinin mernis adresine tebligat yapıldığı ve davaya bu şekilde devam edildiği anlaşılmaktadır. Davalı şirketin, ticaret sicil kaydının araştırılarak, terkin edilmiş olması halinde şirketin ihya edilmesi için yasal prosedür işletilmek suretiyle dava dilekçesi ve usulü işlemlere ilişkin tebliğatların davalı şirkete yöntemince tebliği ve taraf teşkili sağlanmalıdır. Mahkemece, usulüne uygun olarak davalı şirkete tebligat yapmaksızın davalının cevap ve savunma hakkı kısıtlanarak davanın esasına girilip hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O halde, sair yönler incelenmeksizin davalılardan Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesince verilen karar bozulmalıdır.
    SONUÇ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08/06/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi