11. Hukuk Dairesi 2018/3023 E. , 2019/4423 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 16/05/2017 tarih ve 2015/1253 E. - 2017/542 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nce verilen 21/03/2018 tarih ve 2017/909-2018/214 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 2009 yılında Üye İşyeri ve Eki Sanal Pos Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre POS cihazı ile müşterilerinden tahsil edilen tutarların 28 gün bloke, %0 komisyon şartı ile müvekkilini hesabına aktarılacağının kararlaştırıldığı, sözleşmede tahsil edilen tutarların peşin olarak aktarılması öngörülmüş olup, taksitli olarak aktarılması şeklindeki bir belirlenmenin bulunmadığını, ilerleyen süreçte bloke gününe ilişkin bir takım değişikler yapılsa da hesaba aktarılan tutarların yine peşin olarak aktarıldığı ve taksitli aktarıma ilişkin bir anlaşma bulunmadığını, 2014 Ağustos ayında davalı tarafça alışverişlerde müşteriler için post/mail order sisteminde 9 taksit uygulamasına geçildiğini, davacı şirketçe hesapların birbiri ile örtüşmediğinin tespit edilmesi üzerine yapılan incelemede Ağustos 2014 yılından itibaren, bloke gününün dolması sonrası davacı şirketin hesabına peşin olarak geçirilmesi gereken meblağların da bloke sonrası 9 taksitle intikal ettirildiğinin anlaşıldığını, bunun üzerine banka yetkilileriyle şifahi olarak yapılan görüşmelerde, müvekkiline, konunun incelendiğini, muhtemel sistemsel bir hata olduğu, uygulama değişikliğinin banka bünyesinde kaynaklanan bir hata olduğu şeklinde bilgi verildiği ancak akabinde gerekli bildirimlerin yapıldığından bahisle ödeme yapmaktan kaçınıldığını, söz konusu uygulamanın taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olduğunu zira taraflar arasındaki sözleşmenin 7. maddesine göre, davalı bankanın komisyon, taksit v.s fiyatlandırmaya ilişkin değişiklikleri davacı şirkete önceden yazılı ve resmi anlamda bildirmesi gerekirken bu yönde bir bildirim yapılmadığını, davalı bankanın sözleşmeye aykırı tutumu sebebiyle müvekkilinin hesaba geç geçen bakiyelere, hesaba geçmesi gereken tarih ile hesaba geçtiği tarih aralığında işleyecek işletme kredisi faizi tutarında zarara uğradığını ileri sürerek, şimdilik 50.000,00 TL"nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının 2007 yılından bu yana davalı bankanın müşterisi olduğu, taraflar arasında 2009 yılında Üye İş Yeri ve Eki Sanal Pos Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeye göre 28 gün bloke %0 komisyon şartlarıyla çalışılacağının kararlaştırıldığı, dosya içerisinde bulunan belgelere göre davacı üye iş yerinin kendisine gönderilen hesap ekstrelerine sözleşmenin 3. maddesine göre 10 günlük yasal süre içerisinde itiraz ettiğine dair bilgi belge olmadığı gibi davacınında böyle bir iddiasının olmadığı, davacının konu ile ilgili Bursa 19. Noterliğinin 15/04/2015 tarih 5366 yevmiye nolu ihtarnamesi ile itirazda bulunduğu, davacının bu tarihe kadar olan hesap özetlerine itirazı olmadığından hesap özetlerinin kesinlik kazandığı, sözleşmenin 10.maddesine göre, sözleşmeyi imzalamakla davacı üye iş yerinin komisyon oranlarının günün koşullarına göre davalı banka tarafından tek taraflı olarak arttırılmasına ve eksiltilmesini peşinen kabul ettiği, davalı banka tarafından davacı şirkete verilen POS cihazlarının gün sonu kapama işlemleri esnasında şirket kullanıcısı tarafından görülebilir şekilde yazılı bildirilmelerin olduğu, bu bildirimlerin 06/08/2014 tarihinde POS cihazlarına gönderilerek "" 08/08/2014 tarihinden itibaren 9 taksite kadar işlem yapabileceksiniz. Taksitli fiyatlamalarınız güncellenecektir. Şubenizden bilgi alınız"" şeklinde bildirimde bulunulduğu, bu tarihten sonra da üye iş yeri bildirimlerinin sonraki farklı tarihlerde bu şekilde yapıldığı, davalı banka tarafından davacının POS cihazlarına da aynı bildirim mesajlarının gönderildiğini, banka tarafından şirket yöneticisi adına ilki 12/01/2013 olmak üzere 03/05/2016 tarihine kadar 28 defa günlük hesap hareket ekstreleri gönderildiği, buna ilişkin belgelerin kayıtlarının olduğu, davacı şirketin hem bu şekilde hemde internet bankacılığı kullanımında dikkate alındığında hesabındaki valör ve bloke süresini gerek ise hesaba geçen tahsilatların gününü aynı anda öğrenebilme imkanının olduğu, davalı bankanın yaptığı bildirimlerin ve tek taraflı olarak komisyon oranlarını ve bloke süresini arttırma ve eksiltmeye ilişkin yetkisinin sözleşmeye uygun olarak kullanıldığı, davacı şirkete POS cihazlarının gün sonu kapama işlemleri esnasında şirket kullanıcısı tarafından görülebilir şekilde yapılan yazılı bildirimlerin sözleşmeye uygun olduğu, davalının uhdesinde davacının herhangi bir alacağının kalmadığı, davacının iddia ettiği şekilde haksız bir geç ödeme bulunmadığından geç ödemeden kaynaklanan zararında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı yanca, tahsil edilen tutarların peşin olarak aktarılması gerekirken 9 taksit halinde intikal ettirildiği iddia edilmişse de, davalı bankanın bu yönde bir uygulamasının bulunmadığı tahsil edilen tutarların bloke tarihinin sonunda peşin olarak aktarıldığı, bu nedenle yapıldığı iddia edilen değişikliğin sözleşmenin 7. maddesine uygun olarak bildirilmediği iddiasının sonuca etkili görülmediği, kaldı ki 12/01/2013 tarihinden itibaren 03/05/2016 tarihine kadar günlük hesap ekstrelerinin davacı şirket yetkilisi ..."ın e posta adresine gönderildiği, yine davalı banka tarafından davacı şirkete POS cihazının gün sonu kapama işlemleri esnasında " 06/08/2014 tarihinden itibaren 9 taksite kadar işlem yapabileceksiniz. Taksitli fiyatlarınız güncellenecektir. Şubenizden bilgi alınız " şeklinde yazılı bildirim yapıldığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK"nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK"nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK"nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 17/06/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.