
Esas No: 2020/7035
Karar No: 2022/13813
Karar Tarihi: 01.06.2022
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2020/7035 Esas 2022/13813 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Sanıktemyiz isteminin süresi geçmemiş olmakla birlikte, kararın sanığın yokluğunda verilmesi ve gerekçeli kararın tebliğ edilmesindeki usulsüzlükler nedeniyle hükümlerin bozulmasına karar verildi. Ayrıca, mala zarar verme suçunun takibinin şikayete bağlı olduğu kanun maddesi hakkında şikayetten vazgeçildiği belirtilen durumlarda, kamu davasının düşmesine karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek, bu konuda değerlendirme yapılmamasının yanlış olduğu ifade edildi. TCK'nın 106/2-c maddesinin uygulanmaması da kararda yer alan eksikliklerden biriydi. Kanun maddeleri olarak Anayasanın 40/2, CMK’nın 232/6 ve 34/2 ile 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddelerine atıfta bulunuldu. Yeniden hüküm kurulurken cezayı aleyhe değiştirme yasağı dikkate alınması önerildi.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre ve Anayasanın 40/2, CMK’nın 232/6 ve 34/2 ile 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddeleri gereğince, kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ile şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, sanık ...’ın yokluğunda verilen kararda, sanığın cezaevinde hükümlü olarak bulunması sebebiyle, temyiz dilekçesini cezaevi idaresi aracılığıyla da gönderilebileceğinin belirtilmemesi ve cezaevinde bulunan sanığa yapılan tebligat sırasında, CMK'nın 35/3. maddesine göre, kararın kendisine okunup anlatılması gerektiği halde, gerekçeli kararın tebliğine ilişkin bu işlemin, anılan Kanun maddesine uygun yapılmadığı anlaşılmakla, sanık ...’ın temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek, dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Temyiz kanun yoluna tabi olup kesinleşmesi halinde infaza verilecek olan ilamın, açıklanacak yeni hüküm olduğu, bu nedenle yargılama sonucunda ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, karar verilmek suretiyle Anayasanın 141, CMK'nın 34, 223 ve 230. maddelerine aykırı davranılması,
2-TCK’nın 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun takibinin şikayete bağlı olması ve karardan sonra müşteki ...’in 01/11/2019 tarihli dilekçesiyle sanıklar hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini belirtmesi karşısında, sanıklara şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmedikleri sorularak sonucuna göre kamu davasının düşmesine karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi zorunluluğu,
3-Tehdit suçunun birden fazla kişiyle işlendiği kabul edilmesine karşın, TCK’nın 106/2-c maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı ve sanıklar ..., ... ile ...’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye kısmen uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 01/06/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.