1. Hukuk Dairesi 2016/9091 E. , 2019/6181 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-ŞERHİN TERKİNİ
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, şerhin terkini davası sonunda, yerel mahkemece davalı ... ve Maliye Hazinesi yönünden davanın husumet nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı ... (duruşma istekli olarak) ile davalılar ... ve ... tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 28.11.2019 Perşembe günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı ... vekili Avukat ..., davalı ... vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacılar ... v.d. vekili Avukat ... davalı Hazine vekili Avukat ...geldiler, davetiye tebliğine rağmen davacı ... vd. gelmedi, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, tapu iptali ve tescil ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi şerhinin terkini isteklerine ilişkindir.
Davacılar, mirasbırakan ...’ın dava konusu 1099 ada 41 parsel ile dava dışı 13 parsel sayılı taşınmazlarda eşi ve çocukları ile birlikte 1965 yılında yaptığı gecekonduda yaşadığını, dava konusu 1099 ada 41 parsel sayılı taşınmazda davacılardan ...’ın uzun süredir ahır ve hayvan barınağı olarak kullandığı tek katlı bir yapı bulunduğunu, mirasbırakanın ölümünden sonra zilyetliğin mirasçılara geçtiği halde bazı resmi işlemlerin, aboneliklerin en büyük kardeş olan davalı ... adına yapıldığını ve adı geçen davalının idareyi yanıltarak dava konusu taşınmazda tek başına hak sahibi olduğunu, Belediyeye ödenen satış bedelinin ise tüm mirasçılar arasında toplandığını, ilk tespitlerin ve beyanların verildiği 1971 yılında davalının henüz 16 yaşında olduğunu, davalı adına olan tapu tahsis belgesinin tapu kaydından terkin edildiğini, davalı ...’ın tek hak sahibiymiş gibi dava konusu taşınmazı 11.07.2013 tarihinde davalı belediyeden satın aldığını, 4706 Sayılı Yasaya göre dava konusu taşınmaz üzerinde 3. kişiler lehine herhangi bir sınırlı ayni hak tesis edilemeyeceğini, bu nedenle davalı şirket lehine tapuya işlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesi şerhinin de terkini gerektiğini, davalı ...’ın dava konusu taşınmazdaki 1/9 payını 06.11.2013 tarihinde davalı ...’na, 4/9 payını da 07.11.2013 tarihinde davalı eşi ...’a muvazaalı olarak satış yoluyla devrettiğini ileri sürerek dava konusu 1099 ada 41 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile miras payları oranında tüm mirasçılar adına tescilini, miras ve tenkis payları oranında tapuya tescilini, davalı ... adına yapılan haksız tespit işleminin iptali ile tüm mirasçılar adına zilyetliğin tespitini, davalı şirket lehine yapılmış olan kat karşılığı inşaat sözleşmesi şerhinin terkinini, 4706 Sayılı yasanın 5. maddesine aykırı şekilde tespit ve satış yapan davalı idarelerin usul ve yasaya aykırı şekilde yaptıkları tespitlerin iptalini istemişler; bilahare dava dışı mirasçılar asli müdahil olarak davaya katılmışlardır.
Davalı... İnşaat ve Yatırım San. ve Tic. Aş. vekili, dava konusu taşınmazla ilgili davalılardan...ile davalı şirket arasında 12.03.2012 tarihli düzenleme şeklinde gayrımenkul paylarının satış vaadi karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, sözleşme düzenlenirken taşınmazın tapuda Hazine adına kayıtlı olup davalı ...’ın hak sahipliği bulunduğunu, hak sahibi olan davalı ...’a bilahare taşınmazın satışının yapıldığını ve satış bedelinin davalı şirket tarafından ödenip taşınmazın davalı ... adına tescilinden sonra anılan sözleşmenin tapuya şerh edildiğini, davalı şirketin tapu kaydına güvenerek ve iyiniyetle işlem yaptığını; davalı ... ve ..., dava konusu yerin ilk ve tek zilyedinin davalı ... olup mirasbırakanla ilgisi bulunmadığını, mirasbırakanın ölene dek tapulu taşınmazında yaşadığını ve bu tapulu yerin kardeşler arasında paylaştırıldığını, 14.12.1984 tarihli tapu tahsis belgesinden de hak sahibi olduğu anlaşılan davalı ...’ın, dava konusu taşınmaz üzerine gecekondu yaptığını, belediyeye satış bedelinin davalı şirket tarafından ödendiğini; davalı Maliye Hazinesi, dava konusu taşınmazın 4706 sayılı Kanun ve bu kanunda değişiklik yapan 4916 Sayılı Kanunun 5. maddesi gereğince davalı Belediyeye devredildiğinden ve ilgili belediye tarafından davalı ...’a satışı yapıldığından idari yargının görevli olduğunu, kök 1099 ada 1 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak davalı ...’ın 338 m2’ lik kısım için tapu tahsis belgesi aldığını, idare tarafından muhtelif tarihlerde yapılan tespitlerde taşınmazın konut ve bahçe olarak davalı ... tarafından kullanıldığının tespit edildiğini, kök 1099 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 1981 tarihli imar palınında okul, yol, kamuya ayrılan depolama alanında kaldığından davalı ... adına olan tapu tahsis belgesinin re’sen iptal ve terkin edildiğini, bilahare taşınmazın davalı Belediyeye devredilmesi ve idare tarafından yapılan tespitte taşınmazın davalı ... tarafından tek katlı yapı olarak kullanıldığının tespiti üzerine taşınmazın ilgili belediye tarafından davalı ...’a satışının yapıldığını, davalı Hazineye husumet yöneltilemeyeceğini; davalı ... vekili, belediyenin yasa gereği aracı kurum olarak dava konusu taşınmazı devrettiğini, husumet yöneltilemeyeceğini ve idari işlem olması nedeniyle idari yargının görevli olduğunu; davalı ... aşamalarda, taşınmazın öncesi ile ilgili bilgi sahibi olmadığını, davalı ...’dan pay satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalı Maliye Hazinesi ve davalı ... yönünden davanın husumet nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden iddianın sübutu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; karar davalılar ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mirasbırakan ...’ın 01.09.1992 tarihinde ölümü üzerine davacı eşi ... ve bu eşten olma davacı çocukları...,... ve asli müdahil çocukları ...ve ... ile başka eşlerden olma asli müdahil çocukları ..., ... ile davalı ...’ın (1955 doğumlu) mirasçı kaldıkları, mirasbırakanın başkaca mirasçısı bulunmadığı, 14.12.1984 tarihli tapu tahsis belgesine göre dava konusu 1099 ada 41 parsel sayılı taşınmazın geldisi olan 1099 ada 1 parsel sayılı 22.363 m2 miktarlı taşınmazın tamamı Maliye Hazinesi adına kayıtlı iken 338 m2 lik kısımla ilgili olarak davalı ...’a tapu tahsis belgesi verildiği, ancak imar uygulaması nedeniyle bu yerin okul, yol alanında kaldığından bahisle tapu tahsis belgesinin 09.12.2005 tarihinde re’sen iptal ve tapudan terkin edildiği, Milli Emlak Müdürlüğünün davalı belediyeye yazdığı devir yazısında, dava konusu 1099 ada 41 parsel sayılı taşınmazın davalı ... tarafından 1975 yılından beri konut, kömürlük, giriş mahalli olarak kullanıldığının tespit edildiğinin, bunun idareye ve belediyeye ibraz ettiği faturalardan anlaşıldığının, kaldı ki davalı
... adına taşınmazın imar uygulamasından önce 338 m2 lik kısım için tapu tahsis belgesi almaya hak kazandığı ancak tapu tahsis belgesi şerhinin idarece re’sen terkin edildiğinin, taşınmaz üzerinde gecekondu sahibinin davalı ... olduğunun belirtildiği, tapu kayıtlarına göre, dava konusu 1099 ada 41 parsel sayılı 418,61 m2 miktarlı arsanın tamamı davalı Maliye Hazinesi adına kayıtlı iken kamu kurumlarının bedelsiz devri işlemiyle 23.10.2012 tarihinde davalı Belediyeye devredildiği, davalı Belediyenin de taşınmazı 4706 sayılı yasa kapsamında 11.07.2013 tarihinde davalı ...’a temlik ettiği, adı geçen davalının da taşınmazın 1/9 payını 06.11.2013 tarihinde davalı ...’na, 4/9 payını 07.11.2013 tarihinde davalı eşi ...’a satış yolu ile temlik ettiği, 4/9 payı üzerinde ipkaen bıraktığı, adına tescilden önce 12.03.2012 tarihinde davalı ...’ın, davalı şirketle kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığı ve taşınmaz davalı ... adına tescil edildikten sonra 25.07.2013 tarihinde davalı şirket lehine kat karşılığı inşaat sözleşmesi şerhinin tapu kaydına işlendiği, yine davalı şirket lehine 24.07.2013 tarihinde 441.850 TL üzerinden ipotek tesis edildiği, davalı şirket tarafından davalı ... adına 418.610 TL satış bedeli ödendiğine dair dekontun sunulduğu, hükümden sonra gönderilen tapu kaydına göre, dava konusu 1099 ada 41 parsel sayılı taşınmazın karar tarihinden önce 25.05.2015 tarihli tevhit işlemiyle 10196 ada 47 parsel numarasını aldığı, İstanbul 3. İdare Mahkemesinin 2014/1330 Esas 2015/505 Karar sayılı 19.03.2015 tarihli kararına göre, davacıların davalı Belediyeye karşı açtıkları iptal davasında, belediye taşınmazlarının satış işlemlerinin belediye meclisince yapılması gerektiğinden bahisle dava konusu 1099 ada 41 parsel sayılı taşınmazın davalı ...’a satışına ilişkin 15.11.2012 tarih 1284 sayılı ... Belediye Encümeni kararının iptaline karar verildiği, kesinleşme şerhinin bulunmadığı, getirtilen ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.09.2012 tarih 2010/416 Esas 2012/410 Karar sayılı dosyasına göre, eldeki davanın konusu olan 1099 ada 41 parsel sayılı taşınmaza komşu parsel maliki tarafından davalı ... ve eşi ...ile başkalarına karşı açılan el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istekli davada, eldeki davanın konusu olan 41 parsel sayılı taşınmaza komşu 10 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 20 m2 lik tek katlı konut ve 11 m2 lik bahçenin davalı ... tarafından kullanıldığının, ayrıca davalı ...’ın, davalı eşi ...ve kardeşi ...ile birlikte yaptığı tek katlı konut olarak kullanılan 130 m2 lik yapı ve 62 m2 lik bahçenin bulunduğunun bilirkişice tespit edildiği, davalı ...’ın, bu tecavüzün imar uygulaması sonucu oluştuğunu, aşamalarda 10 parsel sayılı taşınmazın babasından kaldığını ve iki yıl önce taşınmazı terk ettiğini beyan ettiği, mahkemece davalısı...ve ...hakkında davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davalısı ...hakkında el atmanın önlenmesi ve ecrimisile karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayanağı yasal ve hukuksal gerekçeye, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalıların bu yöne değinen yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddine.
Ne var ki; dava konusu 1099 ada 41 parsel sayılı taşınmazın tevhit işlemiyle 10196 ada 47 parsel numarasını aldığı anlaşılmakla, son güncel tapu kaydının ilgili tapu müdürlüğünden temini ile dava konusu 1099 ada 41 parsel sayılı taşınmazdan varsa yeni parsele yansıtılan ve davalılar adına kayıtlı olan pay durumları da gözetilerek doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince yeni parsel numarası üzerinden infaza elverişli şekilde hüküm kurulması gerekirken kapalı kayıt üzerinden karar verilmesi de doğru değildir.
Davalıların değinilen yönlerden yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 02.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edenler vekilleri için 2.037.00."şer TL. duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilenlerden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 02.12.2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
-KARŞI OY-
Davacılar, davalı ..."la birlikte 1992 yılında ölen ..."ın mirasçıları olduklarını, murisin 41 parseldeki gecekonduda yaşadığını ancak usulsüz işlemler nedeniyle taşınmazın davalı ... adına tescil edildiğini ileri sürüp 41 sayılı parselde 1965 yılından beri zilyet olduklarının tespiti ile tapunun iptali ile ..."ın tüm mirasçıları adına tescilini istemişlerdir.
Mahkemece belediye ve Hazine hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine diğer davalılar hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiştir.
Tapuda Hazine adına kayıtlı 22363 m2 miktarlı 1099 ada 1 sayılı parselin 338 m2 lik bölümü için 1984 yılında davalıya tapu tahsis belgesi verildiği, 1 nolu parselin imar uygulamasına tabii tutulması sonucu oluşan 41 nolu parselin Hazine adına tescil edildiği Hazine tarafından ... Belediyesine devredildiği, 11.07.2013 tarihinde de 4706 sayılı Yasa uyarınca davalı ..."a satış suretiyle temlik edildiği, ..."ın bir kısım paylarını diğer davalılar ...ve ..."a devrettiği kayden sabittir.
Herne kadar davacılar murislerinin zilyetliğine dayanmış iseler de bu iddiaları kanıtlanmış değildir. Taşınmaz tapu tahsis belgesine dayalı olarak 1984 yılından beri davalı ... kullanımındadır. Ve adı geçen davalı taşınmazı bedelini ödeyerek belediyeden satın almıştır.
Tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi için hükmün bozulması düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılamıyorum.