
Esas No: 2022/2646
Karar No: 2022/13955
Karar Tarihi: 02.06.2022
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2022/2646 Esas 2022/13955 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Ticaret Bakanlığı'nın başvurusu üzerine açılan davada, sanıkların dolandırıcılık, suç eşyasını satın alma veya kabul etme, 5607 sayılı Kanun'a aykırılık gibi suçlardan mahkumiyetleri ve hükümlerin açıklanmasının geri bırakılması kararları verildi. Ancak hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara yalnızca itiraz yolu açık olduğundan diğer suçlarla ilgili başvurular değerlendirildi. Sanıkların suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme suçlarından mahkumiyetleri de incelendi ve hükümler onandı. Ancak, sanıkların 5607 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan cezalandırılırken yasal koşulların yanlış tespit edilmesi ve örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suç nedeniyle sanıkların cezalarında artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle hükümler bozuldu. 5237 sayılı TCK'nın 7 ve 7242 sayılı Yasa'nın 63. maddeleri ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi de incelendi.\\
Kanun maddeleri: 5607 sayılı Kanun, 5809 sayılı Kanun, 5237 sayılı TCK, 1412 sayılı CMUK, 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi, 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesi, 7242 sayılı Yasa
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KATILANLAR : Ticaret Bakanlığı ...
SUÇLAR : Dolandırıcılık, 5607 sayılı Kanun'a aykırılık, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi, 5809 sayılı Kanun'a aykırılık
SUÇ TARİHLERİ : 09/04/2008, 19/03/2010
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, hükümlerin açıklanmasının geri bırakılması
TEMYİZ EDENLER : Sanık ... müdafisi, sanık ... müdafiileri, sanıklar ... ve ... müdafisi, sanıklar ..., ... ve ..., katılan vekili
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihlerine göre, 5607 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören ve CMK'nın 260/1. maddesi uyarınca hükümleri temyize hakkı bulunduğu belirlenen, Ticaret Bakanlığı ... vekilinin yöntemince duruşmalara davet edilmediği anlaşılsa da, karar tebliği üzerine verilen temyiz dilekçesinin kapsamı karşısında, CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca anılan Kurum'un davaya katılmasına, vekilinin de katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek; yine, soruşturma aşamasında bulunamayan sanık ... açısından, temadi eden suçlardan olan suç işlemek amacıyla kurulan örgütü yönetme suçunun tarihinin, iddianamenin düzenlenmesiyle temadinin kesildiği "19/03/2010", diğer sanıklar ve diğer suçlar için yakalanma tarihi olan "09/04/2008" olarak karar başlığında gösterilmesi yerine, farklı tarihlerin yazılmasına dair eksikliğin mahallinde giderilebileceği ve katılan vekilinin temyiz isteminin, 5607 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan haklarında adli para cezaları uygulanan ve hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanıklara ilişkin olduğu belirlenerek dosya görüşüldü:
I-Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara karşı yalnızca itiraz yolu açık ve dolayısıyla sanıklar ..., ... ve ... hakkında 5607 sayılı Kanun'a aykırılık suçu yönünden yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu,
Anlaşıldığından, katılan Ticaret Bakanlığı ... vekilinin, tebliğnameye uygun olarak, temyiz davası istemi hakkında KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
II-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında 5809 sayılı Kanun'a aykırılık eylemlerinden kurulan kararda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükümlerin temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanun'un 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak, sanık ... müdafiileri ile sanıklar ... ve ... müdafisinin TEMYİZ İSTEMLERİNİN REDDİNE,
III-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, dolandırıcılık, 5607 sayılı Kanun'a aykırılık, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 5607 sayılı Kanun'a aykırılık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelemesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
A-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında dolandırıcılık, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 5607 sayılı Kanun'a aykırılık suçlarına ilişkin yasa maddelerinde öngörülen cezaların üst sınırları uyarınca, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerine göre, suçların tabi bulunduğu 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleştiği anlaşıldığından, sanık ... müdafisi, sanık ... müdafiileri, sanıklar ... ve ... müdafisi, sanıklar ..., ... ve ..., katılan Ticaret Bakanlığı ... vekilinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde görülmekle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının, gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞMESİNE,
B-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, 5607 sayılı Kanun'a aykırılık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre,
1-Sanıklara yükletilen suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalardan ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık ... müdafiileri ile sanıklar ... ve ... müdafisinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2-5607 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a-Sanıklar hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme suçundan mahkumiyet hükümleri kurulması ve TCK'nın 220/5. maddesi delaletiyle 5607 sayılı Kanun'un 3/5. maddesine göre cezalandırılmalarına karar verilmiş olması karşısında, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suç nedeniyle sanıkların cezalarında 5607 sayılı Kanun'un 4/1. maddesine göre artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b-Hükümlerden sonra 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 7 ve 7242 sayılı Yasa'nın 63. maddeleri ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gözetilerek, ilgili hükmün yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Yerel Mahkemece saptanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiileri ile sanıklar ... ve ... müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hükümler kurulurken 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayıp sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02/06/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.