Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/10924
Karar No: 2019/7369
Karar Tarihi: 02.10.2019

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2017/10924 Esas 2019/7369 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2017/10924 E.  ,  2019/7369 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

    Taraflar arasındaki alacak, manevi tazminat- ecri"misil davasının yapılan yargılaması sonucunda, mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı ve davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
    Y A R G I T A Y K A R A R I
    Davacı, borçlu olmadığı halde davalı tarafından aleyhine başlatılan Antalya 7. İcra Müdürlüğü"nün 2008/13751 Esas sayılı icra takip dosyasına toplam 11.726,17 TL ödediğini, takibe konu borcun tamamının Antalya 1. Sulh Hukuk Mahkemesi"nin 2007/29 sayılı Tereke dosyasına da ödenmiş olduğunu, tereke dosyasına ödeme yapıldığını bilen davalının kötüniyetli olarak başlattığı takipler sonucunda maddi ve manevi olarak zarara uğradığını belirterek icra tehdidi ile ödenmek zorunda kalınan 11.726,17 TL "nin 8.805,67TL "sinin 18.11.2008 tarihinden, 2.920,50TL "sinin 20.08.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte istirdatı ile 10.000TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, kötüniyetli davalı aleyhine %40"dan az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiş, 25.12.2015 havale tarihli dilekçe ile istirdat davasını alacak davasına ıslah ettiğini bildirmiştir.
    Davalı, istirdat davası yönünden hak düşürücü sürenin dolmuş olduğunu bildirerek davanın reddini dilemiş, davacı ile murisi dava dışı ... arasında kira sözleşmesi bulunduğunu, muris ... 25/02/2007 tarihinde vefat etmesinden sonra 03.06.2008 tarihli miras taksim sözleşmesi ile dava konusu taşınmazın kendisine kaldığını, 25.02.2007 tarihinden, taşınmazın satıldığı 11.11.2011 tarihleri arasında, davacının işgalci olduğunu belirterek geçen süre için 25.000TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
    Mahkemece, asıl dava yönünden davacının alacak talebinin kabulü ile 11.726,17 TL alacağın, 8.805,67 TL için 18/11/2008 tarihinden, 2.920,50 TL için 20/08/2009 tarihinden işleyecek yasal faizle birlikte davalıdan tahsiline, davacının kötü niyet tazminat istemi ile manevi tazminat taleplerinin reddine; Davalı ..." nın karşı davasının reddine karar verilmiş, hüküm davalı ve katılma yoluyla davacı tarafından temyiz edilmiştir.
    1-) Karşı davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
    Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA.
    2-) Asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
    a- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
    b- Davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
    6100 sayılı HMK"nun 33.maddesi uyarınca “Hakim,Türk Hukukunu re"sen uygular”.Aynı kanunun 31.maddesi hükmü gereğince; davanın hukuki niteliğini belirlemek ve davayı aydınlatmak görevi hakime aittir. Buna göre davadaki iddia, davacının talebine münhasır olup, belirtilen madde hükümleri gereğince hukuki nitelendirme hakime aittir. Bu nedenle bir davada hukuki sebebin gösterilmemiş olması ya da hatalı olarak gösterilmiş olmasının usul hükümleri bakımından bir müeyyidesi bulunmamaktadır.
    İstirdat davası, İcra ve İflas Kanununda düzenlenmiş olmasına rağmen, uyuşmazlığı maddi hukuk bakımından sona erdirme amacına yönelik bir davadır. İstirdat davası normal bir eda davası olup, bununla icra takibi sırasında sebepsiz olarak ödendiği iddia edilen paranın geri verilmesi istenir.
    İstirdat davasının biri takip hukukuna, diğeri maddi hukuka ilişkin olmak üzere iki şartı vardır. İlk şart, geri verilmesi istenen paranın icra takibi sırasında ödenmiş olmasıdır. İkinci şart ise, maddi hukuk bakımından aslında borçlu olmadığı bir parayı cebri icra tehditi altında ödemek zorunda kalmış olmasıdır (İİK.m.72/Vll).
    İstirdat davasında önemle vurgulanması gerekli bir husus daha vardır ki, o da; borç olmayan paranın tamamen ödendiği tarihten itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde istirdat davasının açılması gerekir (İİK.m.72/Vll). Dolayısıyla, borçlunun parayı doğrudan alacaklıya veya icra dairesine ödediği veya borçlunun haczedilen mallarının satılıp, bedelin icra dairesine ödendiği tarihte 1 yıllık istirdat davası açma süresi başlar. Paranın icra dairesince alacaklıya ödendiği an, 1 yıllık istirdat davası açma süresinin başlaması bakımından önemli değildir. Borcun ödenmesi takside bağlanmışsa, 1 yıllık dava açma süresi son taksidin ödendiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
    Kanunda öngörülen süre, hak düşürücü süre olduğundan; taraflarca ileri sürülmese bile mahkemece re"sen gözönüne alınır. Mahkemenin yargılamanın her aşamasında hak düşürücü süreyi kendiliğinden dikkate alması ve İİK"nun m.72/Vll"de öngörülen bir yıllık dava açma süresini geçiren borçlunun açtığı istirdat davasını reddetmesi gerekir (HGK 2007/3-164 E, 2007/204 K, 11.04.2007 gün).
    Somut olayda; davacı kiracı, aleyhine başlatılan Antalya 7. İcra Müdürlüğü"nün 2008/13751 Esas sayılı takip sonucunda, takip miktarının 8.805.67TL"sini 18.11.2008 tarihinde, 2.920,50TL"sini 20.08.2009 tarihinde ödediği, davanın ise 1 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra 20.12.2011 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı sunduğu 25.12.2015 havale tarihli dilekçe ile, istirdat davasını alacak davası olarak ıslah ettiğini bildirmiş ise de; hukuki nitelendirme hakime ait olduğundan iş bu davanın alacak davası olarak nitelendirilemeyeceği açıktır. Açıklanan nedenlerle, 1 yıllık hak düşürücü süre geçmiş olduğundan, 11.726,17 TL "nin geri alımına yönelik açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalı- karşı davacının temyiz itirazlarının reddi ile karşı davaya yönelik hükmün ONANMASINA, temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince davalı(karşı davacı) yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde asıl ve karşı dava yönünden karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi