Abaküs Yazılım
14. Ceza Dairesi
Esas No: 2017/9980
Karar No: 2018/3689

Çocuğun basit cinsel istismarı - Yargıtay 14. Ceza Dairesi 2017/9980 Esas 2018/3689 Karar Sayılı İlamı

Özet:


İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi, çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanığı tamamlamış olduğu yaşından küçük bir mağdureye cinsel taciz yapmakla suçladı ve 8 yıl 4 ay hapis cezasına mahkum etti. Sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf talebi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verdi. Ancak, Yargıtay 14. Ceza Dairesi, sanığın eyleminin sarkıntılık düzeyinde kaldığını belirterek, hükmü bozdu. Sanığın eyleminin ani ve kesintili şekilde gerçekleştiği ve süreklilik arz etmediği için 5237 sayılı TCK'nın 103/1-c.2 ve 43. maddelerine göre cezalandırılması gerektiği vurgulanmaktadır.
Kanun Maddeleri:
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/1-c.2 ve 43. maddeleri (çocuğun cinsel istismarı suçunun tanımı ve cezası)
14. Ceza Dairesi         2017/9980 E.  ,  2018/3689 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
    SUÇ : Çocuğun basit cinsel istismarı
    HÜKÜM : Sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.05.2017 gün ve 2017/143 Esas, 2017/252 Karar sayılı hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi

    Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
    Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, ilk derece mahkemesinin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiri ile anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
    Ancak;
    İhbar tarihinden bir yıl önce mağdurun yanına gelen sanığın, zorla eline vermeye çalıştığı kağıdı almak istemeyen mağdurun kolundan tutup sıkarak zorla verdiği esnada göğsünü eliyle sıktığı ve olay tarihinde de sanığın yine mağdurun yanına gelerek elini omzuna atıp göğüslerine dokunduğu tüm dosya içeriğinden anlaşılmakla, mevcut haliyle sanığın eylemlerinin ani ve kesintili şekilde gerçekleşip, süreklilik arz etmemesi nedeniyle sarkıntılık düzeyinde kaldığı gözetilerek 5237 sayılı TCK"nın 103/1-c.2, 43. maddelerine göre cezalandırılması gerekirken, ilk derece mahkemesince suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek aynı Kanunun 103/1-c.1. maddesi ile uygulama yapılması karşısında anılan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine yazılı şekilde esastan reddine karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 31.10.2017 gün ve 2017/3108 Esas, 2017/2421 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik hükmünün 5271 sayılı CMK"nın 302/2-4. madde ve fıkrası gereğince BOZULMASINA, 15.05.2018 tarihinde üyeler ... ile ..."in karşı oyları ve oyçokluğuyla karar verildi.

    KARŞI OY

    Çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanık ..."ın 5237 sayılı TCK’nın 103/1, 43, 62, 53. maddeleri gereğince 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 23.05.2017 gün ve 2017/143 Esas, 2017/252 Karar sayılı hükmün, sanık müdafii ve katılan ... vekilinin istinaf talebi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 31.10.2017 gün ve 2017/3108 Esas, 2017/2421 sayılı kararı ile vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair hükmünün vaki temyizi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 14. Ceza Dairesince 15.05.2018 gün ve 9980/3689 sayı ile; İhbar tarihinden bir yıl önce mağdurun yanına gelen sanığın zorla eline vermeye çalıştığı kağıdı almak istemeyen mağdurun kolundan tutup sıkarak zorla verdiği esnada göğsünü eliyle sıktığı ve olay tarihinde de sanığın yine mağdurun yanına gelerek elini omzuna atıp göğüslerine dokunduğu tüm dosya içeriğinden anlaşılmakla, mevcut haliyle sanığın eylemlerinin ani ve kesintili şekilde gerçekleşip, süreklilik arz etmemesi nedeniyle sarkıntılık düzeyinde kaldığı gözetilerek 5237 sayılı TCK"nın 103/1-c.2, 43. maddelerine göre cezalandırılması gerekirken, ilk derece mahkemesince suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek aynı Kanunun 103/1-c.1. maddesi ile uygulama yapılması karşısında anılan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine yazılı şekilde esastan reddine karar verilmesi, kanuna aykırı, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 31.10.2017 gün ve 2017/3108 Esas, 2017/2421 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik hükmünün 5271 sayılı CMK"nın 302/2-4. madde ve fıkrası gereğince oyçoğunluğuyla bozulmasına karar verilmiştir.
    Yüksek daire sayın çoğunluğu ile hukuki ihtilafımız, eylemin nitelendirilmesi hususundadır.
    5237 sayılı TCK"nın 102 ve 103. maddeleri, 765 sayılı TCK"da yer verilen ırza geçme, ırza tasaddi ve sarkıntılık suçlarını içeren bir özellik göstermektedir. Suçun temel biçimde cinsel davranışlarla kişinin vücut dokunulmazlığının ihlal edilmesi, nitelikli halinde ise vücuda organ veya cisim sokulmasıdır.
    Cinsel davranış ise; cinsel gaye veya şehevi tatmin maksadıyla yapılan hareketlerdir.
    5237 sayılı TCK"nın 103. maddesinde çocuğun cinsel istismarı tanımlanmış olup, birinci fıkraya göre cinsel istismar deyiminden; onbeş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış ile diğer çocuklara karşı cebir, tehdit, hile ve iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışlar anlaşılmaktadır. Maddenin ilk fıkrasında çocuğun cinsel istismarı suçunun temel şekli, ikinci fıkrasında ise cinsel istismarın vücuda organ veya sair cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi, suçun temel şekline nazaran daha ağır cezayı gerektiren nitelikli bir hali yaptırıma bağlanmıştır.
    Bu suçun, maddenin birinci fıkrasında düzenlenen basit hali, çocuğa karşı gerçekleştirilen cinsel davranışın organ yada sair bir cisim sokulmadan vücut dokunulmazlığının ihlali şeklinde işlenmesi ve kastında cinsel arzularla tatmin amacına yönelmesi bakımından ikinci fıkradaki nitelikli halinden ayrılır.
    Basit cinsel istismar suçunun oluşabilmesi için eylemin cinsel ilişki boyutuna ulaşmaması gerekmektedir.
    Basit cinsel istismar suçunun çok geniş bir aralıkta işlenebilme ihtimali ve ceza miktarının fazlalığı eleştirileri karşısında 18.06.2014 gün 6545 sayılı kanunun 59. maddesiyle 103. maddede değişikliğe gidilmiş, suç basit cinsel istismar ve sarkıntılık suçları olarak iki kısma ayrılmış, eylemin sarkıntılık düzeyinde kalması halinde ceza miktarı farklılaştırılmıştır.
    Değişiklik gerekçesinde; "Türk Ceza Kanununun 102 ve 103üncü maddelerinde tanımlanan suçların temel şekli ile 105 inci maddesinde tanımlanan cinsel taciz suçu arasındaki ayırım ölçütü, fiziksel temastır. 105. maddedeki suçun oluşabilmesi için mağdurun vücuduna fiziksel bir temas söz konusu değildir. Buna karşılık, cinsel arzuların tatmini amacına yönelik olarak mağdurun vücuduna fiziksel temasta bulunulması halinde, mağdurun çocuk olup olmamasına göre 102 ve 103. maddelerde tanımlanan suçlardan biri oluşmaktadır. Somut olaya göre ani hareketlerle yapılan cinsel saldırılar bakımından ceza miktarının suçun temel şeklinden daha az bırakılması ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Bu nedenle ani hareketle yapılan dokunuşlar sarkıntılık olarak kabul edilmiştir." izahatı bulunmaktadır.
    O halde basit cinsel istismar tanımlanmasını "cinsel ilişki boyutuna varmayan, failin cinsel tatminine yönelik, mağdurun vücut bütünlüğüne karşı yapılan şehevi ve süreklilik arz eden davranışlar" olarak yapabiliriz. Sarkıntılık ise; mağduru tahkir edecek, süreklilik arz etmeyen ani dokunuşla gerçekleşen mağdurun erojen bölgelerine yönelik hareketlerdir.
    Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya gelince; Bir yıl süren bir zaman dilimi içerisinde mağdureyi takip eden sanığın, 2016 yılı yaz aylarından önceki bir tarihte 15 yaşından küçük olan mağdureyi okula giderken yanına gelerek, mağdereye önce yaşını sorup bir kağıda yazdığı telefon numarasını eline sıkıştırmaya çalışarak göğsünü sıktığı, bu olaydan sonra 23.03.2017 günü okula gitmek için otobüs durağına yürümekte olan mağdurenin yanına giderek omzuna elini atarak sarılma şeklindeki eylemlerinin, işleniş süresi, eylemin sürekliliği, amacı gözetildiğinde basit cinsel istismar suçunu oluşturduğu ve yerel mahkeme kararının onanması gerektiği düşüncesiyle sayın daire çoğunluğunun eylemi sarkıntılık suçu kabul ederek bozma kararına muhalifiz



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi