Abaküs Yazılım
11. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/2686
Karar No: 2019/4362

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2018/2686 Esas 2019/4362 Karar Sayılı İlamı

11. Hukuk Dairesi         2018/2686 E.  ,  2019/4362 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ


    TÜRK MİLLETİ ADINA
    Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28/12/2016 tarih ve 2014/258 E- 2016/520 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi"nce verilen 08/03/2018 tarih ve 2017/1399 E- 2018/266 K. sayılı kararın Yargıtay"ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
    Asıl davada davacı vekili, davacı şirketin tekstil sektöründe “CLİO” markası ile faaliyet gösterdiğini, 2014 00326/9 ve 2013 05648/1 sayı ile davacı adına tescilli tasarımlara konu ürünlerinin davalı tarafından taklit edilerek “www.tesetturısland.com.tr” internet adresinde “mahber” markası ve “zincir kemerli beyaz tunik” ve “fermuar detaylı tüllü tunik” adıyla online olarak satışa sunulduğunu, buna ilişkin İstanbul Anadolu 1. FSHHM 2014/29 D.İş sayılı dosyasından tespit yapıldığını ileri sürerek endüstriyel tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, 30.000 TL manevi tazminatın 27.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, birleşen davada ise aynı iddialara dayanarak 554 sayılı KHK 52/1-c maddesine göre fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL maddi tazminatın faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, 29.11.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile alacağını 19.537,50 TL"ye yükseltmiştir.
    Asıl ve birleşen davada davalılar vekili, davalı şirketin, üretici firmaların ürünlerini bu firmalarla aralarındaki sözleşme gereği online olarak satışa sunduğunu, bu şekilde 800-1000 arasında değişen farklı model ve desendeki ürünlerin satışının yapıldığını, bunun dışında üretim ve imalat yapmadığını, tasarımların harcıalem olduklarını, davacının davaya konu tasarımları kötü niyetle tescil ettirdiğini, talep edilen tazminatların fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirkete ait internet sitesinde, davacı adına tescilli tasarımlarla iltibas yaratacak derecede benzer ürünlerin satışa sunulduğu, aynı nitelikteki ürünlerin davalı tarafa ait mağazada da tespit edildiği, 554 sayılı KHK’nın 49. maddesi uyarınca tasarımdan doğan hakları tecavüze uğrayan tasarım hakkı sahibinin
    tecavüzün giderilmesi ile birlikte maddi ve manevi zararlarının tazminini talep edebileceği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, davacı adına tescilli tasarımlara tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulmasına ve önlenmesine, 20.000 TL manevi tazminatın 27.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, davalı ... hakkındaki davanın reddine, birleşen davanın ise kısmen kabulüne, 19.537,50 TL maddi tazminatın 27.05.2014 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
    Kararı, davacı ve davalı şirket vekili istinaf etmiştir.
    Ankara Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, sair hususlar baki kalmak üzere, TMK 50/3. maddesi uyarınca tüzel kişinin organlarının kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumlu olduğu, davalı ..."ın, diğer davalı şirketi tek başına temsile yetkili yönetim kurulu üyesi olduğu anlaşıldığından dava konusu tecavüz eylemlerinden kişisel olarak sorumlu olduğuna, davalı iş yerinde ele geçirilen 214 adet ürün miktarı esas alınarak maddi tazminat olarak 836,20 TL lisans bedeli ile bu miktar ürün itibariyle 5.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
    Kararı, davacı vekili sadece manevi tazminat istemi yönünden temyiz etmiştir.
    Olaya uygulanacak mülga 554 sayılı Tasarım KHK’nın 48.maddesi uyarınca, tescilli tasarıma konu ürünleri veya belirgin şekilde benzerlerinin üretimi, piyasaya sunulması, satılması, sözleşme yapmak için icapta bulunulması, kullanılması, ithal edilmesi veya bu amaçlarla depolanması ve elde bulundurulması tasarım hakkına tecavüz sayılmaktadır.
    Tasarım hakkına tecavüz halinde tescil hakkı sahibi KHK’nın 49.maddesi uyarınca tecavüzün giderilmesi ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabilecektir. Manevi tazminata karar verilirken, tecavüz eyleminin şekli, süresi, mütecavizin üretici veya satıcı olup olmadığı, yapılan üretim veya satış miktarı gibi hususların dikkate alınması gerekir.
    KHK’nın 48/1-e maddesinde “Kendisinde bulunan ve haksız olarak üretilen veya ticaret alanına çıkarılan eşyanın nereden alındığını veya nasıl sağlandığını bildirmekten kaçınmak” tasarıma tecavüzün diğer bir şekli olarak düzenlenmiştir. Tescilli bir tasarıma konu taklit ürünleri elinde bulunduran kişilerin bu ürünleri nereden, kimden ve nasıl sağlandığını ayrıntılı ve samimi bir şekilde bildirmemesi halinde, taklit ürünleri kendisinin üretmiş olduğu kabul edilmelidir. Bir taklit ürünün kaç adet üretilmiş olduğu ise varsa yazılı delil ve belgelere göre, aksi takdirde alanında uzman bilirkişiler yardımıyla böyle bir ürünün çeşidi ve özellikleri itibariyle ortalama kaç adet üretilmiş olduğu farazi olarak tespit edilmelidir. Somut olayda da, ilk derece mahkemesi yargılaması sırasında rapor alınan bilirkişi kurulu tarafından, usulüne uygun olarak davaya konu taklit ürünün minimum 2.500 adet üretilmiş olduğu tespitine varılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın bu miktar taklit ürünü izinsiz olarak ürettiği ve piyasaya sunduğu kabul edilerek manevi tazminat belirlemesi yapılması gerekirken, davalı işyerinde ele geçirilen toplam 214 adet ürün miktarı esas alınarak manevi tazminata hüküm olunması doğru olmamış ve hükmün temyiz edenin sıfatı ve temyiz sebepleriyle bağlı olarak sadece bu nedenle davacı taraf yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıdaki açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK"nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi"ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/06/2019
    tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi