
Esas No: 2019/5341
Karar No: 2022/411
Karar Tarihi: 07.02.2022
Danıştay 3. Daire 2019/5341 Esas 2022/411 Karar Sayılı İlamı
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2019/5341 E. , 2022/411 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/5341
Karar No : 2022/411
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, … İlaç Kozmetik ve Sağlık Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan 2013 ila 2016 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ila … takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davalı idare tarafından, asıl borçlu şirkete ait araca ilk sırada haciz uygulanmasına karşın ödeme emirleri içeriği kamu alacağının öncelikle söz konusu aracın satılarak paraya çevrilmesi suretiyle tahsil edilmeye çalışılmadığı dolayısıyla vergi borcunun ne kadarının şirket mal varlığından tahsilinin mümkün olmadığı ortaya konulmadığından asıl borçlu şirket nezdinde tüm takip yolları tüketilmeksizin kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ödeme emirleri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58. maddesinde belirtilen itirazlardan birisi ileri sürülmediğinden, aynı Kanun'un 55. maddesine istinaden düzenlenen ödeme emirlerinin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı adına, … İlaç Kozmetik ve Sağlık Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi'nin 2013 ila 2016 yıllarına ait ödenmeyen kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ila … takip numaralı ödeme emirleri bakılan davaya konu yapılmıştır.
Davalı idare tarafından asıl borçlu şirkete ait 2013 model … markalı araca birinci sırada haciz uygulandığı, haczin uygulandığı dönemde söz konusu aracın üzerinde, aynından doğan kamu alacaklarına ilişkin haciz veya rehin ile satış bedelinin paylaşımına katılacak başkaca vergi dairesi haczi bulunmadığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10'uncu maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıfların ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı hükmü yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
213 sayılı Kanununun 10'uncu maddesi uyarınca kanuni temsilcinin, temsilcisi olduğu tüzel kişinin vergi borcundan sorumlu tutulabilmesi için öncelikle, tüzel kişi hakkında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile belirlenen takip ve cebren tahsil yollarının tüketilmesi ve kamu alacağının tüzel kişinin mal varlığından tahsil olanağının bulunmadığının tespit edilmesi gerekmektedir.
Davacı şirket adına kayıtlı olup davalı idare tarafından kamu alacaklarının tahsili amacıyla 10/01/2014 tarihli yazı ile birinci sırada haciz uygulanan aracın yaklaşık değeri ile ödeme emri içeriği kamu alacağı tutarı karşılaştırıldığında aracın satılması halinde elde edilecek paranın alacağın önemli bir kısmını karşılayacağı görülmektedir.
Söz konusu aracın satılması durumunda borcun önemli bir kısmının karşılanacağı ve araç üzerinde satış bedelinden öncelikli olarak pay alacak başkaca kayıt bulunmadığının anlaşıldığı olayda, davalı idare tarafından, hacizli aracın satılıp paraya çevrilmesinden sonra kamu alacağının asıl borçlu şirketten ne kadarlık kısmının tahsil edilemediği ortaya konulmaksızın davacının kanuni temsilci sıfatıyla takip edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığından ödeme emrinin yazılı gerekçeyle iptaline ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddinde sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Vergi Dava Dairesi kararına yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilkderece mahkemesine gönderilmesine, 07/02/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar bozulması istenen Vergi Mahkemesi kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında istemin kabulünü gerektirecek durumda bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile isteme konu yapılan kararın onanması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.