22. Hukuk Dairesi 2019/6287 E. , 2019/17915 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işveren ... Belediyesinde 15.07.1998 tarihinde işe girdiğini, 01.11.2011 tarihinde kurumlar arası nakille ... Halk Sağlığı Hizmetlerine geçiş yaptığını, davalı kurumun müvekkilinin aylık maaşlarını tam olarak ödemediğini, 2007 yılından itibaren elden yapılan ödemelerde dahil olmak üzere, 2009 yılından itibaren de Halk Bankasına yatırılan maaşların da dahil olduğu her ay için yaklaşık 500,00 TL eksik maaş alacağı bulunduğunu, müvekkilinin davalı kurumda büro işçisi olarak çalıştığını, ekonomik sıkıntı olduğu bahane edilerek 2009-2010-2011 yılllarında her yıl için yaklaşık 45 gün ücretsiz izine ayrılmak zorunda bırakıldığını, sözleşme gereği yaklaşık 1.000,00 TL aylık ücret alması gerekirken mağdur edildiğini, hizmet sözleşmesi ile işçilere verilmesi gereken üçer aylık dönemlerde 300,00" er TL ikramiye ile toplamda yıllık 1.200,00 TL ikramiye verilmesi gerekirken 2009 yılının 7. ayından itibaren ikramiye ödenmediğini ya da kısmen ödendiğini, 2009 yılından 2 ikramiye, 2010 ve 2011 yıllarında da 8 ikramiye olmak üzere toplamda 10 ikramiye ödenmediğini, davalı kurumun fazla çalışma ücretlerini ödemediğini, maaş alacaklarına yönelik yaklaşık 5.000,00 TL davalı tarafından ara ara ödendiğini, maaş alacağına karşılık geriye yaklaşık 6.000,00 TL alacağı bulunduğunu, belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, 4.000,00 TL fazla çalışma ücreti, 1.000,00 TL genel tatil ücreti alacağı, 1.000,00 TL hafta tatili ücreti alacağı ve 6.000,00 TL maaş alacağı olmak üzere toplam 12.000,00 TL alacağın faizi ile birlikte davalı kurumdan alınarak taraflarına verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece verilen 2016/17 Esas 2018/39 Karar sayılı kararı davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizce ücret alacağının denetime elverişli olacak şekilde yeniden hesaplanması gerektiği yönünde bozulmuş, bozma ilamına uyma kararı verildikten sonra Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar yasal süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Mahkemece verilen 2016/17 Esas 2018/39 Karar sayılı kararın davacı tarafından temyiz edilmemiş olması sebebi ile hüküm altına alınan miktarların davalı lehine usuli kazanılmış hak teşkil ettiği dikkate alınarak, ücret alacağı bakımından hüküm kurulmalıdır.
3- Mahkeme kararında yazılacak hususlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 297. maddesinde belirtilmiştir. Maddeye göre, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Öte yandan, kanunun aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararın hüküm fıkralarının, açık, anlaşılır, çelişkisiz ve uygulanabilir olması gerekmekle birlikte, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi sebeplere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak, kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.
Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi sebeple haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtayın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 298/2. maddesinde de “Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.” şeklinde özellikle düzenlenmiştir.
Gerekçe - hüküm çelişkisi, 10.04.1992 gün ve 1991/7 esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına aykırı olup, salt bu aykırılık bozma sebebidir.
Somut olayda, her ne kadar hüküm fıkrasında fazla mesai alacağının kabul edilmiş olması isabetli ise de, hükmün gerekçesinde davacının fazla mesai alacağının olmadığına yer verilmesi hatalı olup, kararın açıklanan gerekçesi ile kurulan hüküm sonucu arasında çelişki bulunduğu belirgindir.
Hal böyle olunca, Mahkemece HMK."nun 297. ve 298. maddelerinin açık hükmü gözetilmeksizin yazılı biçimde karar verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.10.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.