1. Hukuk Dairesi 2016/11241 E. , 2019/6022 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-TENKİS
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, mirasbırakan dedeleri ...’nun maliki olduğu 30 ( 9.700 m2’lik tarla ) ve ... ( 14.800 m2’lik tarla ) sayılı parsellerini davalı oğlu ...’a, ... ( 10.200 m2’lik tarla ) sayılı parselini davalı torunu ...’e ( ...’ın oğlu ) ve 2015 ( 7.000 m2’lik tarla ) sayılı parselini de davalı gelini ...’ye ( ...’ın eşi ) 19.06.2009 tarihli ölünceye kadar bakma akdi ile devrettiğini, yapılan işlemin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini, mümkün olmazsa tenkisini istemişlerdir.
Davalılar, mirasbırakanın 1991 yılında geçirdiği kolon ameliyatı sonrası bakımının çok ağırlaştığını, yalnız kalamaması nedeniyle sürekli ilgilendiklerini, bu bakımın 22 yıl boyunca sürdüğünü, mirasbırakanın mal kaçırma amacı bulunmadığını, geriye dava konusu taşınmazlardan büyük beş parça taşınmaz bıraktığını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddiaların kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 21.11.2019 Perşembe günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalılar vekili Avukat ... geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, 4721 sayılı TMK’nın 6. ve 6100 sayılı HMK’nın 190. maddesi uyarınca iddiaların kanıtlanamadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacılar vekilinin işin esasına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.
Vekalet ücretine yönelik temyiz itirazına gelince;
Yargılama sırasında keşfen saptanan değer üzerinden noksan harç ikmal edilmediğinden, dava dilekçesinde gösterilen 30.000,00 TL değer üzerinden davalılar yararına vekalet ücreti tayin edilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.
Ne var ki, anılan husus yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından; hükmün 3. bendindeki ‘’ 22.683 ‘’ ibaresinin çıkarılmasına, yerine; ‘’ 3.600,00 ‘’ ibaresinin yazılmasına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu"nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edenler vekili için 2.037.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilenlerden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 21/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.