10. Hukuk Dairesi 2019/3987 E. , 2020/2708 K.
"İçtihat Metni"Bölge Adliye
Mahkemesi : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
No : 2018/1766-2019/381
İlk Derece
Mahkemesi : Bulancak Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
No : 2016/627-2017/511
Dava, yersiz ödenen aylıklardan dolayı istirdat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kurumlarından davalı tarafın babası ... dolayı yetim aylığı aldığını, ancak davalı tarafın 1993 yılından itibaren yurt dışında çalıştığının tespit edildiğini, bu nedenle almış olduğu yetim aylığının durdurulduğunu ve kendisine borç kaydedildiğini, ilgiliye bunun tebliğ edildiğini ve davalı tarafın buna itiraz etmediğini, bu nedenle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla davalı tarafa yersiz ödenen 70.396,44-TL"nin aylıklarının sarf ve ödeme tarihinden itibaren ay be ay işlemiş ve işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından müvekkili adına açılmış olan davanın usul ve esas yönünden yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın taleplerinin zamanaşımına uğradığını, dava konusu olayda müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, yasal hakkı olan yetim aylığının bağlanabilmesi için gerekli evrakları hazırlayarak kuruma başvurduğunu ve yetim aylığını aldığını, müvekkilinin davacı kuruma bir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin babasının 1993 yılında yurt dışında çalıştığının tespit edildiği gerekçesiyle 19/04/2007 tarihinde yetim aylığının durdurulduğunu, bunun borç olarak kayıt edildiğini, müvekkilinin yurt dışında çalışmasının olduğunu, bu hususların doğru olmadığını, bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
B-BAM KARARI
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesinin kararının Yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından 6100 sayılı HMK"nun madde 353/1-b.1 hükmü gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili; usul ve Yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, kurumdan babasından dolayı yetim aylığı almakta olan davalı ile ilgili olarak yurtdışı yazışmalar neticesinde 1993 yılından itibaren yurtdışında çalıştığının tespit edildiğini 19/04/2007 tarihi itibari ile davalının almış olduğu yetim aylığının durdurulduğunu, kendisine borç bildirim belgesinin tebliğ edildiğini, davalının buna itiraz ettiğini, 5510 sayılı yasanın 34. Maddesine göre yurtdışında çalışanların ya da emekli olanların babalarından aylık alamayacağının açık olduğunu, 19/04/2007-18/12/2010 tarihleri arasında yersiz ve haksız ödenen aylıkların sarf ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek Yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsilinin gerektiğini, kurumca yapılan işlemin resmi kayıt ve belgelere, ilgili amir hükümlere dayandığını, usul ve Yasaya uygun olduğunu, belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
16.04.2007 tarihinde yaşamını yitiren sigortalı babası üzerinden 506 sayılı Kanun hükümleri gereğince kendisine ölüm aylığı bağlanan hak sahibi kız çocuğu konumundaki davacının 20.04.1993 gününden itibaren Hollanda’da malullük aylığı aldığının davalı Kurumca belirlenmesi üzerine, aylıkları kesilip 19.07.2007-18.12.2015 döneminde yersiz ödendiği ileri sürülen aylıklar yönünden borç tahakkuk ettirildiği, davalının ödememesi üzerine işbu davanın açıldığı, mahkemece yapılan yargılamasında, davalıya yapılan aylık ve ödemelerin yersiz olduğuna karar verilse dahi bunun nedenin davalının sosyal ve ekonomik durumunda sonradan meydana gelen değişiklik ya da kuruma karşı yanıltıcı beyanda bulunma olmayıp, Yasal mevzuat değişikliği olduğu, ez cümle davacının aylığının kesilmesine sonradan Yasal mavzuatta yapılan degişikliğin neden olduğu, bu durumda davacının kusurunun bulunmadığı, davacının iyi niyetli zilyet konumunda bulunduğu, iyi niyetli zilyedin kazanımlarının her halükarda korunması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine dair hüküm kurulmuş olup, Bölge Adliye Mahkemesince davacı Kurumun istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Davanın Yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanunun 68. maddesinin (I) numaralı bendinde, yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan ve Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi bir işte çalışmayan, buralardan gelir veya aylık almayan kız çocuklarına aylık bağlanacağı belirtilmiş, (VI) numaralı bendinde, sigortalının kız çocuklarına bağlanan aylıkların Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi işlerde çalışmaya başladıkları veya evlendikleri takdirde kesileceği açıklanmış, 06.08.2003 günü yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanunun 35. maddesiyle anılan bende “buralardan gelir veya aylık almaya” ibareleri eklenerek Sosyal Sigortadan, Emekli Sandıklarından aylık veya gelir almaya başlama olgusu, hak sahibi kız çocuklarına bağlanan aylığın kesilme nedeni olarak benimsenmiştir. Belirtilmelidir ki bentlerde yazılı “Sosyal Sigorta” sözcüğü Bağ- Kur Genel Müdürlüğü’nü de içine alacak şekilde anlaşılmalıdır.
Diğer taraftan, hak sahibi kız çocuklarına bağlanan gelir ve aylıklar yönünden KUanun koyucu tarafından 06.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanunun 53. maddesiyle 506 sayılı Kanuna “Bu Kanuna göre gelir veya aylık almakta olan kız çocuklarının sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilmiş ülkelerdeki sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmaya başlamaları veya bu ülkelerin sosyal güvenlik kuruluşlarından gelir veya aylık almaya başlamaları halinde, bağlanan gelir ve aylıkları kesilir.” hükmünü içeren Ek 47. madde eklenerek böylelikle, sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilmiş ülkelerdeki sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmaya veya bu ülkelerin sosyal güvenlik kuruluşlarından gelir veya aylık almaya başlama olguları da gelir/aylık kesme sebebi olarak kabul edilmiştir.
Ayrıca 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 günü yürürlüğe giren 34/1. maddesinde, ölen sigortalının, bu Kanunun 5. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b) ve (e) bentleri hariç bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmayan çocuklarından maddede belirtilen diğer koşulları taşıyanlara aylık bağlanacağı, 35/1. maddesinde de hak sahiplerine bağlanan aylıkların, 34. maddede belirtilen şartların ortadan kalktığı tarihi izleyen ödeme dönemi başından itibaren kesileceği belirtilmiş olup, yurtdışında çalışanların ya da aylık alanların babalarından aylık alamayacağı belirgindir.
Yukarıdaki Yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında beliren maddi ve hukuki olgular karşısında, uyuşmazlık konusu 06.08.2003 tarihi sonrasına ilişkin dönemde sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilmiş Hollanda’da sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak malullük aylığı aldığı dikkate alındığında 506 sayılı Kanunun Ek 47. Maddesi ve 5510 sayılı Yasa’nın 34. maddesi kapsamında değerlendirme yapılması gerekirken, mahkemece eksik inceleme ve 5510 sayılı Yasa’nın yürülüğünden önce aylık almaya başladığı ve davalının kusurunun olmadığı yönündeki yanılgılı değerlendirme sonucu davanın reddine dair hüküm kurulması, usul ve Yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi kararının HMK"nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03/06/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.